Almanya Başbakanı Friedrich Merz, pazar günü Saksonya-Anhalt’ta yapılacak eyalet seçimlerine siyasi açıdan neredeyse bütün sonuçları kaybetme riskiyle giriyor. Anketler, aşırı sağcı Almanya için Alternatif’in (AfD) seçimleri açık ara önde tamamlayacağını gösterirken, Merz’in partisi Hristiyan Demokrat Birlik’in (CDU) ikinci sırada kalması bekleniyor.
AfD’nin tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğa ulaşması, Merz açısından özellikle ağır bir siyasi darbe anlamına gelecek. Böyle bir sonuç, Almanya’da İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde aşırı sağın ilk kez gerçek anlamda iktidar gücüne ulaşmasının önünü açabilir. Bu durum, Merz’i aşırı sağın ülke yönetiminde ilk kez ciddi bir yer edinmesine başkanlık eden şansölye konumuna getirebilir.
Ancak AfD’nin çoğunluğa ulaşamaması da Merz için rahatlama anlamına gelmiyor. Bu durumda ikinci sıradaki CDU, AfD’yi dışarıda bırakabilmek için siyasi yelpazenin solundaki partilerle hükümet kurmak zorunda kalabilir. CDU hem AfD hem de aşırı sol Die Linke ile resmi işbirliğini reddediyor. Seçim aritmetiği ise CDU’yu merkez sol Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller ile azınlık hükümeti kurmaya, yasaları geçirmek için de Die Linke’nin desteğine bağımlı hale getirebilir.
CDU içinde büyüyen rahatsızlık derinleşebilir
Bu tablo CDU içinde zaten büyüyen rahatsızlığı daha da derinleştirebilir. Partinin bazı doğu Almanya örgütleri, Die Linke’nin desteğine dayanan bir hükümeti şimdiden reddederken, böyle bir modelin CDU’yu seçmen gözünde sola yaklaştırarak AfD’nin güçlenmesine hizmet edeceği savunuluyor. CDU içindeki bazı siyasetçiler, AfD’nin hükümet sorumluluğu üstlenmesinin tersine bir sonuç yaratabileceğini ve partinin yönetimde başarısız olması halinde CDU’nun yeniden güç kazanabileceğini düşünüyor.
Merz’in sorunu yalnızca Saksonya-Anhalt seçimiyle de sınırlı değil. Başbakan, 16 aylık görev süresinin ardından Almanya tarihindeki en düşük popülariteye sahip şansölye konumunda. CDU içinde Merz’in görevden ayrılması ve yerine başka bir ismin getirilmesi ihtimali, Almanya siyasetinde “Kanzlertausch” olarak adlandırılan şansölye değişimi senaryosuyla birlikte tartışılıyor. Doğu Almanya’daki bazı CDU siyasetçileri Merz’in seçim kampanyalarında görünmesini dahi istemezken, başbakan bölgedeki ziyaretlerinde protestolarla karşılaştı.
Seçimin sonucu, CDU’nun AfD ile arasına koyduğu “güvenlik duvarı” politikasını da yeniden tartışmaya açabilir. Merz, aşırı sağla hükümet kurmayacağı sözünü verirken, doğudaki bazı muhafazakâr siyasetçiler bu politikanın CDU’yu sol partilerle işbirliğine zorlayarak AfD’yi güçlendirdiğini savunuyor. Saksonya eyaletinin CDU’lu Başbakanı Michael Kretschmer de temmuz ayında “güvenlik duvarlarından söz edenler zamanın işaretlerini anlamıyor” diyerek bu yaklaşımı eleştirmişti.
2027'de dört eyalette seçim var
Saksonya-Anhalt seçimi aynı zamanda Almanya’da aşırı sağın yükselişinin daha geniş bir göstergesi olabilir. AfD’nin Mecklenburg-Batı Pomeranya’da da bir eyalet seçimini kazanması beklenirken, parti Berlin’de de güçlü sonuçlar için yarışıyor. Önümüzdeki yıl dört eyalette daha seçim yapılacak. CDU içindeki bazı siyasetçiler, Saksonya-Anhalt’ta yaşanacak büyük bir yenilginin sonraki seçimlerde de zincirleme kayıplara dönüşmesinden ve sonunda Merz’in liderliğini doğrudan tehdit etmesinden endişe ediyor.
Dolayısıyla pazar günkü seçim Merz açısından yalnızca bir eyalet seçimi değil. AfD’nin tek başına iktidara gelmesi aşırı sağın Almanya’da tarihi bir eşiği aşması anlamına gelirken, CDU’nun AfD’yi engellemek için sola yaslanan bir hükümet kurması da Merz’in kendi partisindeki muhalefeti büyütebilir. Her iki senaryo da, zaten zayıflayan şansölyenin siyasi geleceğini daha fazla belirsizliğe sürükleyebilir.
Kaynak: Gazete Oksijen