Myanmar’ın orta kesimlerinde 28 Mart 2025 tarihinde meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki deprem, ülke tarihinin en yıkıcı felaketlerinden biri haline geldi. Depremin merkez üssü, ülkenin ikinci büyük kenti Mandalay yakınlarında bulunuyordu. Yerel yetkililer ve uluslararası yardım kuruluşları, felaketin ardından en az 1.700 kişinin hayatını kaybettiğini, 3.400’den fazla kişinin yaralandığını ve 139 kişinin kaybolduğunu açıkladı. Arama kurtarma ekipleri, enkaz altındaki insanları bulmak için yoğun çaba sarf ederken, hasar gören altyapı ve iletişim sorunları çalışmaları zorlaştırıyor.
Depremden en çok etkilenen yerleşim yerlerinin başında Mandalay geliyor. Şehirde binaların yarısı ya tamamen yıkıldı ya da ağır hasar gördü. Mandalay Üniversitesi kampüsünde bazı binalar çöktü, çıkan yangınlar nedeniyle kurtarma çalışmaları aksadı. Mandalay Uluslararası Havalimanı’nda da ciddi hasar meydana gelirken, terminal binasının bazı bölümlerinin kullanılamaz hale geldiği bildirildi. Bölgede elektrik ve su kesintileri yaşanıyor.
Başkent Naypyidaw’da da deprem büyük yıkıma neden oldu. Naypyidaw Uluslararası Havalimanı’ndaki hava trafik kontrol kulesi çöktü ve en az altı kişi yaşamını yitirdi. Şehir genelinde yollar çökerken, bazı kamu binalarının da ağır hasar gördüğü bildirildi.
Deprem komşu ülkeleri de vurdu
Depremin etkileri Myanmar sınırlarını aşarak komşu ülkelerde de hissedildi. Tayland’ın başkenti Bangkok’ta 33 katlı bir gökdelenin çökmesi sonucu en az 10 kişi hayatını kaybetti. Sarsıntılar Hindistan, Çin ve Bangladeş gibi ülkelerde de hissedildi. Yetkililer, bu ülkelerde herhangi bir büyük yıkım yaşanmadığını, ancak bazı binalarda hasar meydana geldiğini açıkladı.
BM, Çin, Rusya sürece müdahil oldu
Myanmar’daki askeri yönetim, deprem sonrası uluslararası yardım çağrısında bulundu. Çin, Rusya, Hindistan, Malezya ve Singapur, arama-kurtarma ekipleri ve insani yardım malzemeleri gönderdi. Birleşmiş Milletler (BM), acil yardım çalışmaları için 5 milyon dolarlık bir fon ayırdı. Ancak Myanmar’da yıllardır süren iç savaş ve siyasi istikrarsızlık nedeniyle yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaşmasının zor olabileceği belirtiliyor
Ülkede altyapının büyük ölçüde zarar görmüş olması, yardım çalışmalarını sekteye uğratıyor. Elektrik kesintileri, yıkılan yollar ve köprüler nedeniyle bazı bölgelere ulaşım neredeyse imkânsız hale gelmiş durumda. Sağlık merkezleri ve hastaneler, artan yaralı sayısıyla başa çıkmaya çalışırken, ilaç ve tıbbi malzeme sıkıntısı yaşanıyor.
İç savaşta yeni perde
Myanmar’da yıllardır süregelen iç savaş, deprem felaketiyle yeni bir boyut kazandı. Ülkede faaliyet gösteren silahlı bir grup, deprem nedeniyle kısmi ateşkes ilan ettiğini duyurdu. Grup, özellikle ağır yıkımın yaşandığı bölgelerde insani yardımların ulaştırılmasına izin verileceğini açıkladı. Bu kararın, depremzedelere yönelik yardım faaliyetlerini kolaylaştırabileceği belirtiliyor.
Ancak bazı uzmanlar, ateşkesin ne kadar süreceğinin belirsiz olduğunu ve askeri yönetimin bu durumu nasıl karşılayacağının bilinmediğini söylüyor. Myanmar ordusunun, kontrolü elinde tutmak için bölgedeki operasyonlarına devam edebileceği yönünde endişeler var.
Deprem siyasi krizi derinleştirdi
Deprem, Myanmar’ın mevcut siyasi ve ekonomik krizlerini daha da derinleştirdi. 2021’deki askeri darbenin ardından yönetimi ele geçiren ordu, afet yönetimi konusunda yetersiz kalmakla eleştiriliyor. Birçok vatandaş, hükümetin felakete hazırlıksız olduğunu ve yardım çalışmalarını yeterince organize edemediğini savunuyor.
2021 yılında General Min Aung Hlaing’in liderliğindeki ordu, demokratik seçimleri iptal ederek, askeri darbe ile yönetimi yeniden ele geçirdi. Bu darbe, ülkeyi iç savaşa sürüklerken, halk ve sivil toplum kesimleri orduya karşı direnişe geçti. Cunta, güvenlik güçleriyle birlikte sert baskılar uygulayarak, muhalefeti ve göstericileri hedef aldı. Uluslararası toplum, Myanmar’daki askeri yönetimi insan hakları ihlalleri nedeniyle kınamış ve sivil hükümetin yeniden kurulması için baskı yapmıştır. Ancak ordu, gücünü koruyarak ülkenin yönetiminde hâlâ belirleyici bir rol oynamaktadır.
Uluslararası örgütler seferber
Bazı sivil toplum kuruluşları ve yerel yardım grupları, hükümetin uluslararası yardımları geciktirdiğini iddia ediyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve diğer uluslararası kuruluşlar, Myanmar hükümetini, insani yardımların engelsiz bir şekilde ulaştırılması için uluslararası kuruluşlarla daha fazla işbirliği yapmaya çağırıyor.
Öte yandan, ülkedeki siyasi kriz nedeniyle birçok vatandaş güvenli bölgelere göç etmeye başladı. Depremzedelerin çoğu geçici barınaklarda kalırken, yiyecek ve temiz su sıkıntısı yaşanıyor. Uzmanlar, bölgede salgın hastalıkların yayılma riskine dikkat çekerek, uluslararası toplumun uzun vadeli destek sağlaması gerektiğini vurguluyor.