20 Nisan 2024, Cumartesi
Haber Giriş: 24.01.2024 21:00 | Son Güncelleme: 26.01.2024 12:56

Nature dergisinden endişe verici rapor: Dünya genelinde yeraltı suları hızla kuruyor

Sürdürülebilir olmayan sulama uygulamaları ve iklim değişikliğinin etkisiyle dünya genelinde yeraltı suyu seviyeleri son 40 yılda sert bir şekilde düşüş gösterdi. Bu düşüşün devam etmesi halinde ciddi seviyede ekonomik ve çevresel tehditler ortaya çıkabilir
Nature dergisinden endişe verici rapor: Dünya genelinde yeraltı suları hızla kuruyor

Nature bilim dergisinde yayınlanan çalışmada, yeraltı sularının çiftlikler, evler ve endüstriler için önemli bir tatlı su kaynağı olduğu ve tükenmesinin, özellikle kıyı bölgelerinde mahsul veriminin düşmesi ve arazilerin zarar görmesi dahil ciddi ekonomik ve çevresel tehditlere yol açabileceği belirtildi.

Vahşi sulama yeraltı sularını kurutuyor

Makalenin ortak yazarlarından California Üniversitesi'nden Scott Jasechko, "Yeraltı sularının hızla azalmasının ardındaki en büyük itici güçlerden biri, kurak iklimlerde sulu tarım için yeraltı sularının aşırı çekilmesidir" dedi.

Ancak iklim değişikliğinin yol açtığı kuraklığın da bir etkisi olduğunu ve çiftçilerin mahsullerinin sulanmasını sağlamak için daha fazla yeraltı suyu pompalamasının muhtemel olduğunu söyledi.

Çin, İran ve ABD en çok etkilenen ülkeler

40'tan fazla ülkede 170 bin kuyunun analiz edildiği çalışmada, tükenmenin özellikle geniş ekim alanlarına sahip kurak iklimlerde belirgin olduğu belirtildi. Kuzey Çin, İran ve Amerika Birleşik Devletleri'nin batısı en kötü etkilenen bölgeler arasında yer aldı.

Çalışma kapsamında izlenen 1693 akifer sisteminin (yeraltı suyunu tutan gözenekli kaya veya tortu kütleleri) üçte birinden fazlası 2000'den 2022'ye kadar yılda en az 0,1 metre düşerken, yüzde 12'sinde yıllık düşüş 0,5 metreden fazla oldu. İspanya, İran, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en kötü etkilenen akiferlerden bazıları bu dönemde yılda 2 metreden fazla düşüş oldu.

Madalyonun diğer yüzü

Ancak aynı rapor, bazı bölgelerde yeraltı sularının korunduğunu da ortaya koydu. İncelenen akiferlerin yaklaşık yüzde 30'unda 2000 yılından bu yana yok olma süreci hızlansa da yerel yönetimlerin aldığı önlemler neticesinde bazı akiferler dönem boyunca iyileşme gösterdi.

Akiferler başka yerlerden yönlendirilen su ile de doldurulabiliyor. Ancak Jasechko, bu tür geri kazanımların "nispeten nadir" olduğunu ve hala yapılması gereken çok daha fazla iş olduğunu söyledi.