24 Şubat 2024, Cumartesi
Haber Giriş: 06.12.2023 09:10 | Son Güncelleme: 06.12.2023 09:19

Ormanları korumanın en iyi yolu bulundu

İsveçli bilim insanlarının yaptığı kapsamlı çalışmadan, ormanları korumak için en etkili yöntemin, kontrolü bölgede yaşayan halklara bırakmak olduğu sonucu çıktı
Ormanları korumanın en iyi yolu bulundu

İsveç Tarım Bilimleri Üniversitesi'nden bir ekibin yürüttüğü araştırmada, Uluslararası Ormancılık Kaynakları ve Kurumları tarafından 30 yıl boyunca Asya, Afrika ve Güney Amerika'da bulunan 15 ülkedeki 314 ormandan toplanan veriler analiz edildi. Başarılı bir orman restorasyonunun üç kriteri "Sağlıklı biyoçeşitlilik, iklim değişikliğini azaltıcı önlemler ile gıda ve barınma için ormanlara erişim" olarak belirlenirken, bu üç kriterde de en yüksek skoru, orman yönetimi kurallarını yerel toplulukların belirlediği bölgeler aldı.

"Formül basit"

Yerel topluluklara kendi kaynaklarını yönetme fırsatı verildiğinde iyi sonuçlar alınmasının şaşırtıcı olmadığını söyleyen araştırmanın baş yazarı Harry Fishcer "Formül basit. İnsanlar yakacak odun, kereste, gıda gibi geçim kaynakları için ormanlara bağımlı olduklarında, ormanlarla ilgilenmek için de gerçek bir motivasyonları oluyor" dedi.

 Ormanların restorasyonu, uzun bir süredir iklim değişikliğinin panzehirlerinden biri olarak kabul ediliyor. Ancak iklim değişikliği odaklı projeler genelde karbon emisyonlarına "göz boyama" maksatlı ağaç dikimlerine odaklanıyor. Bilim insanları ise bu tek taraflı politikaların, dünya genelinde ormanlarda yaşayan ve geçimini buralardan sağlayan 1.8 milyar insana haksızlık olduğunu savunuyor.

"Yerel halka güç vermek uzun vadede daha etkili olacaktır"

Bu gerçeği hatırlatan Fischer "Elbette ağaç dikmek kötü bir şey değil. Ama yerel halka güç vermek uzun vadede daha etkili olacaktır. Eğer güç onlarda olursa, müdahaleler daha meşru olacaktır. Daha fazla katılım sağlayacaklarından emin olabiliriz" yorumunu yaptı.

 Ama tabii ki gerçek dünyada işler böyle yürümüyor ve bunu, kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan Forest Declaration Assessment'ın yakın tarihli araştırması da doğruluyor. 27 ülkenin Ulusal Biyoçeşitlilik Strateji planlarının incelendiği araştırma, bu ülkelerden üçte birinden azının ulusal koruma planlarını geliştirirken yerel halkları sürece dahil ettiği gerçeğini ortaya koyuyor.

"Ormanları koruyan bizler hesaba katılmıyoruz"

Araştırmayı çevre haberleri platformu Grist'e yorumlayan Mezoamerikan Halklar ve Ormanlar İttifakı Koordinatörü Levi Sucre Romero da "Ormanlar gibi hayati bir konudaki kararlar hala masalardan, şehirlerden alınıyor ve bu, ormanları koruyan bizlerin hesaba katılmadığı anlamına geliyor. Dünyayı yönetenler, iklim değişikliğiyle ilgili yerine getiremeyecekleri sözler vermeye devam edemeyeceklerini artık bilmeliler" diyor.