08 Haziran 2026, Pazartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 08.06.2026 08:27 | Son Güncelleme: 08.06.2026 10:05

Karşılıklı saldırılar gece boyu devam etti: 5 soruda İran-İsrail krizi

İsrail ile İran arasında nisan ayı başında yürürlüğe giren kırılgan ateşkes, pazar gününden bu yana yaşanan karşılıklı saldırılarla şimdiye kadarki en ciddi sınavını veriyor
Karşılıklı saldırılar gece boyu devam etti: 5 soruda İran-İsrail krizi
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

ABD ve İsrail'in İran'a saldırmasıyla başlayan savaş dördüncü ayına girerken İran ve İsrail'in karşılıklı saldırıları bölgede gerilimi yeniden yükseltti. Dün gece yaşanan saldırılar 7 Nisan'da imzalanan ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana iki ülke arasında yaşanan ilk çatışma oldu. 5 soruda İran savaşına dair son durum şöyle:

1- Ateşkesin bozulmasının nedeni ne?

İran ve İsrail'in karşılıklı saldırıları, pazar günü Lübnan'da ateşkes kararının hemen ardından İsrail'in Beyrut'un güneyindeki Hizbullah hedeflerini vurmasının ardından başladı. İran, buna yanıt olarak İsrail'in kuzeyine balistik füzeler fırlattı. İsrail ise füzelerin büyük bölümünün engellendiğini açıkladı.

Tahran'ın en yakın ve en eski müttefiki Hizbullah'ı hedef alan saldırılar İran için kritik bir önem taşıyor. İran ateşkes görüşmelerinde de ateşkesin Lübnan'ı kapsamasını şart koşuyor, ancak İsrail ordusu, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.

İsrail'in son saldırısı Washington'da Lübnan, ABD ve İsrail yetkilileri arasında gerçekleşen 4. tur görüşmelerin ardından 3 Haziran'da İsrail ve Lübnan'ın, Hizbullah'ın saldırılarını tamamen durdurması ve tüm unsurlarını Litani Nehri'nin güneyinden çekmesi şartıyla "geniş kapsamlı ateşkes" konusunda mutabakata vardığını duyurmasının ardından geldi. Hizbullah geri çekilmeyi kabul etmezken İsrail'in Beyrut'un güneyine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti.

İran, daha önce Lübnan'a yönelik olası bir saldırı halinde misilleme yapacağını açıklamıştı. Lübnan Sağlık Bakanlığı, son açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 3 bin 613 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.

2- Dün geceden bu yana neler yaşandı?

İsrail'in Beyrut saldırısının ardından İran'dan İsrail'e füze atışları yapıldı. Tahran yönetimi, İsrail'in Lübnan'daki operasyonlarını sürdürmesi halinde daha sert karşılık verileceği uyarısında bulundu.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, "Siyonist düşman, havadan fırlatılan balistik füzeler kullanarak ülkemiz topraklarındaki bazı hedeflere saldırı düzenledi" ifadeleri kullanıldı. İsrail füzelerin büyük bölümünün engellendiğini duyurdu. İran Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in kuzeyinde askeri hedeflere düzenlenen füze saldırılarının “savunma saldırısı” olduğunu bildirdi.

İran füzeleri nedeniyle ülkenin birçok bölgesinde sirenlerin çaldığı belirtilen açıklamada, hava savunma sistemlerinin füzeleri önlemek için harekete geçtiği aktarıldı. İsrail'in Ben Gurion Havalimanı'nda uçuşlar durdurulurken okulların tatil edildiği duyuruldu.

İsrail'in saldırılarında ise, İran medyasının aktarımına göre Tahran, İsfahan, Tebriz, Manşehr, Kirmanşah ve Kerec'de patlama sesleri duyuldu. İsrail ile İran arasında daha önce yaşanan 40 günlük çatışmalar sırasında Tahran ve İsfahan sık sık saldırıların hedefi olmuştu. Zira İsfahan İran'ın en stratejik şehirlerinden biri olarak görülüyor. Kentte nükleer tesislerin yanı sıra çok sayıda savunma sanayisi tesisi bulunuyor. İran basınında daha önce yer alan haberlerde, ABD'nin nükleer materyalin saklandığını düşündüğü noktalardan birine ulaşmak için bölgede bir operasyon girişiminde bulunduğu iddia edilmişti.

İran'da radar tesislerinin vurulmasına misilleme olarak İsrail'de Nevatim ve Tel Nof Hava Üsler'ni hedef aldıklarını bildiren İran Devrim Muhafızları, "Tüm senaryolara ve tüm cephelerde geniş çaplı operasyona hazırlıklıyız" mesajını verdi.

Karşılıklı saldırılar sırasında fırlatılan balistik füzelerden bazılarının parçaları, Suriye’nin güneyindeki Dera iline bağlı Tafas ilçesine düştü.

3- İran-İsrail saldırılarına dair ABD'nin tavrı ne oldu?

İsrail'in İran saldırısı Trump'ın tansiyonu düşürme çabalarına rağmen gerçekleşti. ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ile İran arasında yeniden tırmanan gerilimin ardından yaptığı ilk açıklamada, taraflar arasında bir anlaşmaya varılmasının mümkün olduğunu ancak son gelişmelerin süreci zorlaştırdığını söyledi. Trump, "Pazartesi, salı ya da çarşamba bir anlaşma sağlanabilirdi ama şimdi bunlar yaşanıyor" dedi. ABD Başkanı ayrıca İsrail'in bugün Beyrut'a düzenlediği saldırıya ilişkin, "Bundan memnun değilim." değerlendirmesinde bulundu.

"İran'a önerim şu: Füzelerinizi fırlattınız, yeter. Masaya geri dönün ve bir anlaşma yapın" ifadelerini kullanan Trump, diplomatik çabaların başarısız olması halinde askeri seçeneklerin de gündemde olduğunu belirtti. ABD Başkanı, "Ya askeri olarak kalan işleri tamamlarız ya da İran'a yönelik ablukayı sürdürürüz. Bu abluka, muhtemelen ülkeye karşı şimdiye kadar uygulanan en etkili baskı yöntemlerinden biri oldu" ifadelerini kullandı.

"Netanyahu'yu şimdi arayacağım ve ona misilleme olarak İran'a saldırmamasını söyleyeceğim" diyen Trump, İran'ın son füze saldırısının ciddi bir zarara yol açmadığını belirterek, "İran'ın füze saldırısı kimseye isabet etmedi. Umarım İsrail karşılık vermez. Eğer Bibi (Netanyahu) onlara misilleme yaparsa, olaylar son 47 yıldır, hatta son 3 bin yıldır olduğu gibi uzayıp gidecek" ifadelerini kullandı. İsrail merkezli Kanal 12 televizyonu da Trump ile Netanyahu'nun telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini doğruladı. Ancak İsrail saldırılarını devam ettirdi.

Trump'ın açıklamaları, son günlerde İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile arasında görüş ayrılığı yaşandığı yönündeki iddiaların ardından geldi. Axios'un haberine göre Trump, birkaç gün önce Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinde sert ifadeler kullandı. Haberde bir ABD'li yetkiliye dayandırılan bilgiye göre Trump'ın Netanyahu'ya, "Ben olmasaydım hapiste olurdun" dediği öne sürüldü. Haberde, Trump'ın İran'la müzakere sürecini "baltaladığı" gerekçesiyle İsrail'in Lübnan'da son günlerde gerginliği tırmandırmasından duyduğu rahatsızlığı açıkça dile getirerek Netanyahu'ya, "Sen delisin" ifadesini kullandığı kaydedildi. Netanyahu ise iddialara ilişkin "Bazen, en iyi ailelerde olduğu gibi, bu tür taktiksel anlaşmazlıklar yaşıyoruz. Ancak her zaman bunları çözmenin bir yolunu buluyoruz ve bunu çok iyi dostlar olarak yapıyoruz" diye konuştu.

4- Ateşkes görüşmeleri nasıl etkilenecek?

ABD Başkanı Trump, ilk mesajının ardından Financial Times'a verdiği demeçte daha iyimser bir tablo çizerek, İran'ın İsrail'e yönelik füze saldırılarının Washington ile Tahran arasında devam eden müzakereleri rayından çıkarmayacağını savundu. Trump, "Bu, anlaşma üzerinde hiçbir etki yaratmayacak. Anlaşma kendi şartlarıyla olur ya da olmaz, ancak bu saldırılar sonucu değiştirmeyecek" ifadelerini kullandı.

Trump, Netanyahu'ya atıfta bulunarak, "Tüm kararları ben veriyorum... o değil" dedi. Netanyahu'nun bir anlaşmayı kabul etmekten başka seçeneği olmayacağını da sözlerine ekledi.

ABD Başkanı, İran'ın İsrail'e yönelik misilleme saldırılarının İran'la anlaşmaya varma isteğini değiştirmediğini söyledi.

5- Bölgesel ve küresel etkiler ne olacak?

Saldırıların ardından bölgedeki hava trafiği kısıtlı da olsa etkilenmiş durumda.

Irak Sivil Havacılık Kurumu'ndan açıklama yapıldı. Açıklamada, Irak hava sahasının 3 gün süreyle kapatılacağı belirtildi. Seferler askıya alındı. İran Sivil Havacılık Kurumu da, güvenlik değerlendirmeleri dikkate alınarak ikinci bir duyuruya kadar hava sahasının batı kısmının kapatıldığı belirtildi.​​​​​​​ Suriye de hava sahasını geçici olarak kapatma kararı aldı. İlk aşamada 12 saat süreyle uçuşlara izin verilmeyeceği duyuruldu. Şam Havalimanı'ndaki operasyonlar da durduruldu. Körfez ülkeleri ise şu anda havasahalarına dair bir kapatma kararı açıklamadı.

Orta Doğu'da yeniden yükselen tansiyon küresel piyasaları baskı altına aldı. İsrail-İran hattında artan çatışmalarla birlikte petrol fiyatları yükselirken, enflasyon ve faiz endişeleri yatırımcıların risk iştahını azalttı.

Gerilimin etkisiyle petrol fiyatları yükseldi. Brent petrolün varil fiyatı 97 dolara kadar çıkarak yüzde 3'ün üzerinde değer kazandı. Artan enerji fiyatlarının küresel enflasyonu yeniden yukarı çekebileceği endişesi, merkez bankalarının faiz indirimlerine ilişkin beklentileri de öteledi.

Yükselen petrol fiyatları ve Fed'in daha sıkı para politikası uygulayabileceği beklentisi, ABD tahvil faizlerini son haftaların en yüksek seviyelerine taşırken doları güçlendirdi. Güçlü dolar ve yükselen tahvil getirileri ise altın üzerinde baskı yarattı. Ons altın yaklaşık iki buçuk ayın en düşük seviyesine gerileyerek 4 bin 300 dolar seviyesinin altını test etti.

Asya piyasalarında da sert kayıplar görüldü. Güney Kore borsası yüzde 6'nın üzerinde gerilerken, Japonya, Hong Kong ve Çin borsalarında da düşüşler yaşandı. Borsa İstanbul da haftaya zayıf bir görünümle başladı.

Kaynak: Gazete Oksijen