Orta Doğu’da tırmanan çatışmalar ve Hürmüz Boğazı’ndaki abluka, küresel enerji arzını sarsarken, Türkiye rotası Irak için kritik bir çıkış yolu haline geldi.
Irak hükümeti, Kerkük petrol sahalarından Kuzey Irak Kürt Yönetimi (IKBY) üzerinden Türkiye’nin Ceyhan Limanı’na petrol sevkiyatını yeniden başlatma kararı aldı. Çarşamba günü yerel saatle 10:00 itibarıyla boru hattına petrol verilmeye başlandığı, Irak Petrol Bakanlığı ve yerel kaynaklarca teyit edildi.
Ceyhan Limanı’ndaki terminallere ulaşan petrolün piyasaya arz edilmesi, arz endişeleriyle yükselen fiyatlarda sınırlı rahatlama sağladı. Uzmanlar, boru hattının kullanımıyla Irak’ın gelir kaybının günlük 200–250 milyon dolar civarında sınırlanabileceğine dikkat çekiyor.
IKBY, Irak genelindeki mali sıkıntıların aşılması ve temel hizmetlerin aksamaması adına her türlü adımı atmaya kararlı olduklarını belirterek, Ankara ve Bağdat ile iş birliğini sürdüreceklerini yineledi.
Irak'ı Hürmüz gerilimi zorladı
Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim, sevkiyat kararının temel belirleyicisi oldu. İran tarafından fiilen kapatılan boğaz ve ABD-İsrail-İran eksenindeki artan gerilim, Irak’ın güney limanları üzerinden yaptığı sevkiyatları durma noktasına getirdi. Bu durum, ülkenin günlük 4,3 milyon varil olan üretim kapasitesini 1,4 milyon varil seviyelerine düşürdü ve Irak’ı acil önlem almaya zorladı.
Bu gelişme, Bağdat’ı kuzey hattını değerlendirmeye itti. 10 Mart’ta federal hükümet, IKBY’ye resmi talepte bulunarak günlük 250 bin varil petrolün sevk edilmesi için izin istedi. Anlaşma karşılığında kamu çalışanlarının maaş ödemelerinin kolaylaştırılması gibi teşvikler sunuldu. Yetkililer, boru hattının altyapısının hazır olduğunu, ancak siyasi onay beklediklerini belirtti. IKBY Başbakanı Barzani, onayı “ülkenin olağanüstü koşulları ve sorumluluk gereği” verdiklerini açıkladı.
Hattın teknik hazırlıkları hafta başında tamamlandı. Anadolu Ajansı’nın 16 Mart tarihli haberine göre, hattın yaklaşık 100 kilometrelik bir bölümünde hidrostatik testler ve bakım çalışmaları yapıldı. Bakan Abdul-Ghani, Kerkük sahalarından gelen petrolün doğrudan sisteme verileceğini ve sevkiyatın IKBY topraklarından geçmeksizin veya diğer sahalarla entegre edilerek yapılabileceğini açıkladı.
Toplam sevkiyat 450 bin varili aşabilir
Güncel planlamaya göre, kuzey hattı üzerinden Kerkük sahalarından günlük 150–250 bin varil, IKBY sahalarından ise 210 bin varil petrolün Ceyhan Limanı’na ulaşması bekleniyor. Toplamda günlük 450 bin varili aşması öngörülen bu miktar, Hürmüz üzerinden yapılamayan milyonlarca varillik sevkiyatın tamamını karşılamasa da, küresel arz güvenliği için stratejik bir tampon oluşturuyor.
Enerji koridorunun yeniden açılması, teknik bir başarının ötesinde, Erbil-Bağdat-Ankara hattındaki diplomatik sürecin kritik bir yansıması oldu. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla köşeye sıkışan Bağdat yönetimi, daha önce tahkim kararları ve yetki tartışmaları nedeniyle çıkmaza giren müzakerelerde IKBY ile “zorunlu bir uzlaşı” sağladı.
Erbil-Bağdat hattında gerilim dün sona erdi
Hattın yeniden açılması, teknik bir başarının ötesinde, Bağdat, Erbil ve Ankara arasındaki karmaşık diplomasi trafiğinde de yeni bir sayfa açtı. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla köşeye sıkışan Bağdat yönetimi, daha önce tahkim kararları ve yetki tartışmaları nedeniyle çıkmaza giren müzakerelerde Erbil ile "zorunlu bir uzlaşı" zeminine oturdu.
Diplomatik kaynaklar, Ankara’nın bu süreçte hem Irak’ın merkezi egemenliğini gözeten hem de bölgesel yönetimin ekonomik çöküşünü engelleyen bir denge politikası izlediğini belirtiyor.
Süreci daha önce çıkmaza sürükleyen en büyük engel, 2014 yılından bu yana devam eden hukuki ve mali anlaşmazlıklardı. Irak Federal Hükümeti’nin, Türkiye’nin Bağdat’ın onayı olmadan IKBY ile doğrudan petrol ticareti yapmasını 1973 tarihli anlaşmanın ihlali olarak görmesiyle başlayan kriz, Mart 2023’te Milletlerarası Ticaret Odası’nın (ICC) kararıyla yeni bir boyuta evrilmişti. Tahkimden çıkan yaklaşık 1,4 milyar dolarlık tazminat kararı, Türkiye üzerinden yapılan sevkiyatların tamamen durmasına yol açan hukuki bir bariyer oluşturmuştu. Bu hukuki düğüme paralel olarak, Irak Federal Yüksek Mahkemesi'nin IKBY’nin petrol ve gaz yasasını "anayasaya aykırı" ilan etmesi, Erbil ile Bağdat arasındaki yetki savaşını derinleştirdi. Tüm enerji kaynaklarının yönetiminin merkezi hükümete bağlı SOMO şirketine devredilmesi kararı, Erbil tarafından "federal haklara müdahale" olarak nitelendirilmiş ve siyasi gerilimi tırmandırmıştı. Tüm bu süreçte çözüm bekleyen bir diğer kritik başlık ise uluslararası petrol şirketlerine (IOC) yapılacak ödemelerdi. Üretim ve taşıma maliyetleri konusunda tarafların ortak bir rakamda buluşamaması, boru hattı teknik olarak hazır olsa dahi vanaların aylarca kapalı kalmasına neden oldu. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki abluka ve küresel enerji krizinin yarattığı yeni gerçeklik, tarafları bu kronik sorunları bir kenara bırakarak "acil durum" zemininde buluşmaya zorladı.
17 Mart’ta IKBY müzakere heyeti tarafından yapılan açıklama, bu uzlaşının çerçevesini netleştirdi. "Ulusal sorumluluk ve anayasal ortaklık" vurgusuyla duyurulan anlaşmaya göre, Kerkük ve IKBY petrolleri, ortak bir stratejiyle IKBY’ne ait boru hattı üzerinden Ceyhan Limanı’na aktarılacak.
Bugün itibarıyla dünya pazarlarına sevkiyatın başlamasını öngören bu tarihi adımın temel amacı, derinleşen mali krizi aşarak vatandaşların maaşlarını ve geçim kaynaklarını güvence altına almak olarak açıklandı.
Anlaşmanın operasyonel detayları, taraflar arasındaki güven tazeleme çabasını da açığa çıkardı. Bağdat ve Erbil arasında yapılan anlaşmanın ana hatları şöyle:
- Ortak Denetim: Irak Petrol Bakanlığı ile IKBY Doğal Kaynaklar Bakanlığı arasında kurulacak teknik ve idari ortak komite, tüm süreci yakından denetleyecek.
- Mali Şeffaflık: Mutabakat uyarınca, ihraç edilen petrolden elde edilen tüm gelirler doğrudan federal genel hazineye aktarılacak.
- Güvenlik Garantisi: Taraflar, hem petrol sahalarının korunması hem de sevkiyatın sürekliliği için sıkı güvenlik önlemleri alınması konusunda ortak taahhütte bulundu.
