16 Nisan 2024, Salı
Haber Giriş: 02.07.2023 17:30 | Son Güncelleme: 02.07.2023 17:57

Platformlar mercek altında: Fransa'daki ayaklanma için neden sosyal medya suçlanıyor?

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, sosyal medyadaki paylaşımların ülkedeki şiddeti körüklediğini belirtti. Bu nedenle hükümet birçok içeriğin kaldırılması için platformlara talepte bulunuyor. Associated Press sosyal medya devlerinin bu konudaki politikalarını yazdı
Platformlar mercek altında: Fransa'daki ayaklanma için neden sosyal medya suçlanıyor?

Fransa'da Cumhurbaşkanı TikTok, Snapchat ve diğer platformları 17 yaşındaki bir sürücünün polis tarafından vurularak öldürülmesinin ardından çıkan ayaklanmaları körüklemekle suçlarken sosyal medya şirketleri bir kez daha mercek altına alındı.

Cuma günü Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülkede polis ve gençler arasında uzun süredir devam eden gerilimi ve su yüzüne çıkaran protestoları bastırmaya çalışırken, sosyal medyayı şiddet eylemlerini teşvik etmede önemli bir rol oynamakla suçladı. İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, polisin sadece perşembe günü 917 tutuklama yapıldığını söyledi. Kuzey Afrika kökenli olan Nahel adlı gencin ölümü üzerine çıkan isyanı bastırmaya çalışan 300'den fazla polis memuru da yaralandı. 

İsyandan video oyunlarını sorumlu tutan Macron, Fransız hükümetinin sosyal medya siteleriyle birlikte çalışarak en hassas içerikleri kaldıracağını ve kargaşa çağrısı yapan ya da şiddeti tırmandıran kullanıcıları tespit edeceğini söyledi. Cumhurbaşkanlığı teamüllerine uygun olarak isminin açıklanmasını istemeyen bir Fransız yetkili, Nahel'e ateş eden polis memurunun adının ve adresinin sosyal medyada yayınlanmasını örnek gösterdi. Bir cezaevi görevlisinin de meslek kartının internete düştüğünü belirten yetkili, bunun kişinin hayatını ve ailesini riske atabileceğini öne sürdü.

Platformlarla görüşmeler başladı

Macron Cuma günü yaptığı konuşmada ne tür içerikleri hassas olarak görüldüğünü belirtmedi ancak sosyal medya platformlarından sorumluluk ruhu beklediğini aktardı. Yetkili, şiddete teşvik eden içeriklerin kaldırılması sürecini hızlandırmak amacıyla hükümet ile Snapchat ve Twitter gibi sosyal medya platformları arasında görüşmelerin başladığını söyledi. Fransız hükümeti ayrıca şiddet çağrısı yapan kişilerin tespit edilmesi için de bastırıyor ancak bu henüz tartışma aşamasında.

"Gerekli tüm önlemleri alacağız"

Darmanin, sosyal ağlarla yaptığı bir toplantıda, kendilerinin şiddet çağrıları için kanal olarak kullanılmalarına izin veremeyecekleri konusunda uyarıda bulunduğunu söyledi. Platformları işbirlikçi davrandığını belirten Darmanin, "Gerçekten öyle olup olmadıklarını bu gece göreceğiz" diye ekledi. Darmanin cuma günü yaptığı açıklamada, Fransız yetkililerin sosyal medya şirketlerine mümkün olduğunca fazla bilgi sağlayacağını, böylece karşılığında şiddeti teşvik eden kişilerin kimliklerini elde edeceklerini dile getirdi ve yetkililerin şiddet eylemlerinde bulunmak için bu sosyal ağları kullanan her kişinin peşine düşeceğini vurguladı. Ayrıca, "Her kim olursa olsun, sosyal ağların yasalara saygı göstermediğinin farkına varırsak gerekli tüm önlemleri alacağız" dedi.

Fransa'da siber tacize karşı bir yasa bulunuyor. Tecavüz ve cinayet gibi suçlara ilişkin çevrimiçi tehditler ve çevrimiçi hakaretler kovuşturulabilir. Ancak gerçekte bu çok nadir görülen bir durum. 2020 yılında ülke parlamentosu, platformları ve arama motorlarını yasaklanmış içeriği 24 saat içinde kaldırmaya zorlayacak bir yasa tasarısını onayladı. Bir yıl sonra, bir Fransız mahkemesi, çevrimiçi bir gönderide İslam'ı sert bir şekilde eleştiren bir genci taciz ve tehdit etmekle suçlanan 13 kişiden 11'ini mahkum etti. Ancak suçlanan kişiler sadece izi sürülebilen kişilerdi.

"Moderasyonu artırdı"

Macron'un kargaşaya katkıda bulunmakla suçladığı sosyal medya platformlarından biri olan Snapchat'in sözcüsü Rachel Racusen, Salı gününden bu yana Fransa'daki ayaklanmalarla ilgili içeriği tespit etmek ve harekete geçmek için moderasyonunu arttırdığını söyledi.  Racusen, "Şiddetin yıkıcı sonuçları var ve Snapchat'in herhangi bir bölümünde nefreti veya şiddet içeren davranışları teşvik eden veya kışkırtan içeriğe karşı sıfır toleransımız var. Bu tür içerikleri proaktif olarak denetliyoruz ve bulduğumuzda kaldırıyor ve uygun önlemleri alıyoruz" ifadelerini kullandı.

Ancak diğerlerinin çoğu sessizliğini koruyor. TikTok'un yanı sıra Facebook ve Instagram'ın sahibi olan Meta, Cuma günü yorum için hemen yanıt vermedi. Twitter, Elon Musk'ın görev süresi boyunca aylardır yaptığı gibi, yalnızca otomatik bir kaka emojisi ile cevap verdi. TikTok, Snapchat ve Twitter gibi sosyal medya platformları, politikalarına aykırı olabileceği için şiddet çağrısı yapan kişileri sıklıkla denetliyor.

Ancak aynı zamanda yerel yasalara ve hükümet taleplerine uymak için platformlarında yayınlanan ve bazıları tartışmalı olabilen materyalleri de kaldırıyorlar. Bunun son örneği, Twitter'ın Mayıs ayında Türkiye'deki cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde hükümetin talebiyle sansürleme kararı almasıydı.

Snapchat'in web sitesinde, soruşturmalar sırasında yardımcı olabilecek bilgiler için geçerli talepleri yerine getirmek için kolluk kuvvetleri ve devlet kurumları ile işbirliği yaptığını söylüyor. Şirket yıl boyunca çok sayıda talep alıyor. Şirketin 2022'nin ikinci yarısına ilişkin son şeffaflık raporu, en çok talebin ABD hükümetinden geldiğini, onu Birleşik Krallık, Kanada ve Almanya'nın izlediğini gösteriyor. Fransa'daki yetkililer, e-posta adresi ve telefon numarası gibi hesaplar için bazı tanımlayıcıları içeren kullanıcı bilgileri için 100 acil durum talebinde bulundu. 

"Gerekçelerine bağlı"

Aynı dönemde TikTok'un şeffaflık raporu, Fransız hükümetinden çok daha az talep aldığını gösterdi. Berkeley'deki California Üniversitesi'nde dijital adli tıp uzmanı olan ve Ocak ayında TikTok'un ABD içerik danışma konseyinden istifa eden Hany Farid, bir hükümet yerel yasaları ihlal ettiği için belirli bir içeriğin kaldırılmasını isterse, çoğu platformun buna uyacağını söyledi. Ancak taleplerin uygulanabilirliğinin platforma, talebin kapsamına ve gerekçesine de bağlı olduğunu söyledi. 

"Yürünmesi çok ince bir tepki"

Center for Democracy & Technology'nin İfade Özgürlüğü Projesi Direktörü Emma Llansó, çevrimiçi hizmetlerin şiddeti meşru bir şekilde teşvik eden söylemleri kaldırmasının uygun olduğunu ancak özellikle kapsamlı ve aşırı geniş olabilen talepler konusunda dikkatli davranmaları gerektiğini belirtti. Llansó, "Fransa'daki gençlerin şu anda yaptığı şey, çok önemli bir siyasi faaliyet türü olan devlet şiddetini protesto etmektir. Dolayısıyla, sosyal medya şirketlerinin bu anda nasıl tepki verdikleri, insanların siyasi seslerini bulabilmeleri üzerinde gerçekten etkili. Bu yürünmesi son derece zor bir çizgi" dedi.