İran’ın yeni dini lideriyle yakın bağları bulunan güçlü bir ailenin oğullarının, ülkenin en büyük kripto para borsasını kontrol ettiği ortaya çıktı. Reuters’ın araştırmasına göre Nobitex adlı platform, kısa sürede bir teknoloji girişiminden İran’ın küresel ekonomiye açılan önemli kanallarından birine dönüştü. Borsa, hem sıradan İranlılar hem de yaptırım altındaki devlet kurumları tarafından kullanılıyor.
Reuters’ın incelediği kayıtlara göre Nobitex, iki kardeş tarafından aile içinde nadiren kullanılan farklı bir soyadıyla kuruldu. Platform üzerinden İran Merkez Bankası ve İslam Devrim Muhafızları gibi yaptırım altındaki kurumlarla bağlantılı yüz milyonlarca dolarlık işlem yapıldığı tespit edildi.
Kardeşlerin, İran İslam Cumhuriyeti’nin en etkili ailelerinden biri olan Harrazi ailesine mensup olduğu belirlendi. Şirket kayıtları, borsanın kuruluşunda kardeşlerin Harrazi yerine “Aghamir” soyadını kullandığını gösteriyor.
Nobitex kısa sürede İran ekonomisinin önemli parçalarından biri haline geldi. Şirket, İran nüfusunun yüzde 10’undan fazlasına karşılık gelen yaklaşık 11 milyon kullanıcısı olduğunu öne sürüyor. Uluslararası bankacılık sisteminden dışlanan, yüksek enflasyon ve değer kaybeden riyal nedeniyle tasarruflarını korumaya çalışan birçok İranlı, kripto para almak ve birikim yapmak için Nobitex’i kullanıyor.
İran, Batı’nın kapsamlı ekonomik yaptırımları altında olmasına rağmen Nobitex’in ABD ve müttefikleri tarafından yaptırım listesine alınmadığı görülüyor. Reuters, Harrazi ailesinden herhangi bir ismin Batılı hükümetlerce yaptırıma uğradığına dair bir bulguya da ulaşamadı. Borsanın neden diğer büyük İranlı ekonomik aktörler gibi yaptırım kapsamına alınmadığı ise belirsizliğini koruyor.
Bu bulgular, İran’da siyasi ve ekonomik dengelerin kritik bir dönemden geçtiği sırada ortaya çıktı. Şubat ayında düzenlenen hava saldırısında dini lider Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesinin ardından İslam Devrim Muhafızları’nın ülke ekonomisi ve güvenlik yapısı üzerindeki kontrolünü daha da artırdığı belirtiliyor.
Harrazi ailesi ise uzun süredir İran’daki siyasi elitin merkezinde yer alıyor. Aile üyeleri geçmişte dini liderlere danışmanlık yaptı; diplomatik, siyasi ve dini görevlerde bulundu. Ailenin, İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu Ruhullah Humeyni, merhum Ali Hamaney ve onun oğlu Mücteba Hamaney ile akrabalık bağları bulunuyor.
Ali ve Muhammed Harrazi kardeşler, “Aghamir” soyadını kullanarak Nobitex’i İran’ın en büyük kripto para platformuna dönüştürdü. Tahminlere göre borsa, ülkedeki kripto işlemlerinin yaklaşık yüzde 70’ini gerçekleştiriyor. İran’da alternatif soyadı kullanımı olağan dışı olmasa da Reuters’ın görüştüğü kaynaklar, kardeşlerin tanınmış aile bağlarını özellikle geri planda tutmaya çalıştığını aktardı.
Reuters’ın ulaştığı bulgulara göre Nobitex, Batı yaptırımlarını aşmak için kullanılan paralel finansal sistemin önemli bir halkası haline geldi. Kripto analiz şirketi Crystal Intelligence’ın blokzincir verileri ve özel finansal araştırmacıların değerlendirmeleri, platformun İran devletinin geleneksel bankacılık sistemi dışında müttefiklerine para aktarmasında da kullanıldığını gösteriyor.
Reuters, Nobitex’te çalışmış ya da şirketle iş yapmış dokuz kişiyle görüştü. Bu kişilerden altısı, yaptırım kapsamındaki devlet fonlarının platform üzerinden geçtiğinden haberdar olduklarını söyledi.
Nobitex ise Reuters’a gönderdiği açıklamada devletle doğrudan bağlantısı olduğunu reddetti. Şirket, yasa dışı fonların platform üzerinden geçmiş olabileceğini ancak bunun yönetimin bilgisi veya onayı dışında gerçekleştiğini savundu. Ayrıca kardeşlerin kimliklerini değiştirmediğini ya da farklı bir kimlik kullanmadığını belirtti.
Şirket açıklamasında, “Nobitex özel ve bağımsız bir işletmedir. Hiçbir zaman devletin bir uzantısı olmadı; İran Merkez Bankası, Devrim Muhafızları ya da herhangi bir kamu kurumu ile ilişkisi, anlaşması veya sözleşmesi bulunmamaktadır” ifadelerine yer verildi.
Nobitex’in kurucu kardeşleri
İran’ın en büyük kripto para borsalarından Nobitex’in ilk yönetim kurulu, Ali ve Muhammed kardeşler ile Amir Hüseyin Rad’dan oluşuyordu. Üç isim de Tahran’ın seçkin üniversitelerinden Sharif University of Technology’de eğitim aldı.
Kardeşlerle akrabalığı bulunmayan Rad, şirketin CEO’su olarak kamuoyunda öne çıktı. Ali de şirketin görünen yüzlerinden biri oldu. Muhammed ise blokzincir alanındaki teknik uzman olarak görev yaptı.
Şirketin tanıtım materyallerinde kardeşler “Aghamir” soyadını kullandı. Muhammed, ağabeyi Ali’yi “hayattaki danışmanım” diye tanımlarken, kararlarında her zaman onun yardımına başvurduğunu söyledi. Reuters’ın incelediği resmi kayıtlara göre Ali 1986, Muhammed ise 1992 doğumlu.
Ali ise aynı tanıtım metninde Nobitex’i “kendi çocukları gibi gördüklerini” belirtti ve şirketin büyümesini “her durumda hissedilen doğaüstü bir yardım” ile ilişkilendirdi.
Reuters’ın görüştüğü yedi eski çalışan ve iş çevresi mensubu, kardeşlerin şirket içinde bile Harrazi soyadını kullanmadığını aktardı. Bazı kaynaklar, kardeşleri üniversite yıllarından beri tanıdıklarını ve o dönemde de Harrazi adını kullanmadıklarını söyledi. Kardeşlerin aile kökenlerini neden sistematik biçimde geri planda tuttukları ise netlik kazanmadı.
Nobitex, Reuters’a yaptığı açıklamada Harrazi ailesiyle bağlara değinmedi. Ancak Ali tarafından gönderilen kısa bir mesajın, Harrazi soyadını içeren bir e-posta adresinden geldiği görüldü. Şirket, kardeşlerin günlük yaşamlarında “Aghamir” soyadını kullandığını savundu.
Reuters’ın görüştüğü dokuz eski çalışan ve iş çevresi mensubundan yalnızca biri, kardeşlerin aile bağını doğrudan onlardan öğrendiğini söyledi. Bir başka kaynak ise bu bağlantıyı kendi araştırmasıyla fark ettiğini belirtti. Muhammed’i uzun yıllardır yakın arkadaşı olarak tanımlayan eski bir çalışan, Harrazi bağlantısını öğrendiğinde şaşkınlık yaşadığını ifade etti.
Ailenin geçmişi, İran’daki dini ve siyasi elitlerle güçlü bağlara işaret ediyor. Kardeşlerin büyükbabası, İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney’e ders vermiş bir din adamıydı. Aynı zamanda İran’ın dini liderini seçen Uzmanlar Meclisi’nde görev yapmıştı. Mücteba Hamaney, babası Ali Hamaney’in suikast sonucu hayatını kaybetmesinin ardından dini liderlik görevini devraldı.
Ailenin başka üyeleri de İran devletinde etkili görevlerde bulundu. Kardeşlerin büyük amcası dışişleri bakanlığı yaptı ve farklı dönemlerde dini liderlere danışmanlık verdi. Babaları Ayetullah Bagher Harrazi ise İran’daki Hizbullah adlı siyasi-dini yapının kurucusu olarak biliniyor. Bagher Harrazi, 2013’te cumhurbaşkanlığına da aday oldu.
İran’daki yolsuzlukları yazdığı için 2021’de hapis ve kırbaç cezasına çarptırılan, daha sonra ülke dışına çıkan gazeteci Fariborz Kalantari, Harrazi ailesini İran’daki dini yapının “iç çemberi” içinde tanımladı. Kalantari’ye göre özellikle 1979 devrimi öncesinde bazı kişiler, siyasi baskılardan korunmak için alternatif soyadları kullanmaya başladı.
Nobitex ise açıklamasında kardeşlerin ya da babalarının herhangi bir resmi devlet veya askeri görevde bulunmadığını savundu.
Buna karşın kardeşleri tanıyan dört kişi, öğrencilik ve girişimcilik dönemlerinde mütevazı bir yaşam sürdüklerini anlattı. Bir kaynak, Muhammed’in ilk arabasının İran’daki en ucuz modellerden biri olan SAIPA Pride olduğunu söyledi.
Kardeşlerin uzun ve alışılmadık isimleri de çevrelerinde dikkat çekiyordu. Ali, “Seyyid Muhammed Ali Aghamir Muhammed Ali”; Muhammed ise “Seyyid Muhammed Aghamir Muhammed Ali” adını kullanıyordu. Onları iş dışından tanıyan bir kişiye göre arkadaşları bu uzun isimlerle alay ediyor, ancak kardeşler bu konuda açıklama yapmıyordu.
Kardeşlerin kimliğine ilişkin söylentiler 2024’te bir Çin blogunda yayımlanan haberle gündeme geldi. Haberde, babalarının Muhammed üzerinden kripto borsasında dolaylı pay sahibi olduğu öne sürüldü.
Alan adı kayıtları da aile bağlantısına işaret ediyor. Nobitex’in 2017’deki domain kaydında kullanılan e-posta adresinde Harrazi soyadı yer alıyordu. Aynı adresin, kardeşlerin babasının yönettiği dini bir vakfın internet sitesinin kaydında da kullanıldığı tespit edildi. Şirket belgelerinde Ali’nin bu vakıfta başkan yardımcısı olarak yer aldığı görüldü.
Reuters, Nobitex ile Harrazi ailesi arasındaki bağları İran’daki şirket, devlet ve banka kayıtları üzerinden izledi. Yapay zekâ araçlarıyla yönetim kurulu üyelerinin isimleri ve kimlik numaraları çıkarıldı; sızdırılmış veritabanlarıyla yapılan eşleştirmeler sonucunda baba-oğul ilişkileri doğrulandı.
Ailenin diğer üyelerinin kamuya açık kayıtlarda genellikle “Harrazi” soyadını kullandığı, “Aghamir” soyadının ise daha sınırlı durumlarda tercih edildiği belirtildi.
Gizlenen adresler ve yaptırımları aşma yöntemleri
Nobitex, kamuoyuna yaptığı açıklamalarda “yaptırımların gölgesine rağmen” İranlıların kripto para yatırımı yapabilmesini sağlamayı hedeflediğini belirtiyor. Şirket ayrıca kullanıcılarına, işlemlerinin Batılı hükümetler tarafından izlenmesini veya engellenmesini zorlaştıracak yöntemler öneriyor.
Reuters’ın 2022 tarihli haberine göre Nobitex, küresel kripto piyasasının en büyük aktörlerinden Binance ile de çalıştı. Haberde, dünyanın en büyük kripto borsası Binance’in Nobitex için 7,8 milyar dolarlık işlem gerçekleştirdiği ve bu süreçte ABD’nin İran yaptırımlarının etrafından dolanıldığı belirtildi. Binance’in kurucusu Changpeng Zhao, 2024’te ABD’de kara para aklama yasalarını ihlal ettiği gerekçesiyle hapis cezasına çarptırıldı; 2025’te ise Donald Trump tarafından affedildi. Binance, yaptırım altındaki İranlı aktörlerin platforma erişimini engellemek için ne yaptığına dair sorulara yanıt vermedi.
Reuters’a göre Nobitex, fon transferlerinde kullandığı cüzdan adreslerini sık sık değiştirerek izini gizlemeye çalışıyor. Şirketin 2021 faaliyet raporunda, artan uluslararası yaptırımlar nedeniyle bağlantılı cüzdanlar arasındaki ilişkiyi gizlemek için kriptografik araçlar geliştirildiği belirtildi. Nobitex ayrıca kullanıcılarına, işlemleri birden fazla cüzdan adresi üzerinden katmanlandırarak Batılı araştırmacıların takibini zorlaştırmalarını tavsiye ediyor.
Eski çalışanlara göre şirket, kuruluşundan itibaren İran devletinin farklı güç odaklarının talepleri arasında denge kurmak zorunda kaldı. İran Merkez Bankası zaman zaman Nobitex dahil bazı kripto borsalarının yerel bankacılık sistemine erişimini kesti.
Nobitex’in 2018’de faaliyete başlamasından kısa süre sonra İslam Devrim Muhafızları yetkililerinin şirketin Tahran’daki ofisine giderek dönemin CEO’su Amir Hüseyin Rad’ı sorguladığı aktarıldı. Eski çalışanlara göre birkaç yıl sonra Devrim Muhafızları yeniden ofise geldi, Rad’ı gözaltına aldı, çalışanların bilgisayarlarına el koydu ve ofisi mühürledi. Rad hakkında resmi bir suçlama yöneltilip yöneltilmediği bilinmiyor.
Bu baskınların nedeni konusunda şirket içinde farklı iddialar dolaştı. Bir kaynak, baskınların Nobitex’in yaptırım altındaki petrol satışlarıyla bağlantılı Devrim Muhafızları fonlarını işleme koymayı reddetmesinden kaynaklandığını öne sürdü. İki kaynak ise kıskanç bir rakibin Nobitex’i müşterileri dolandırmakla suçladığını söyledi.
Rad, 2025’te İranlı bir podcast yayıncısına verdiği röportajda, 2021’deki gözaltının başka bir şirketle ilgili “yanlış anlaşılmadan” kaynaklandığını söyledi. Bu olayı “İran’da çalışmanın yan etkilerinden biri” diye nitelendiren Rad, ülkede çok az girişimcinin benzer bir deneyim yaşamadığını düşündüğünü ifade etti.
Reuters’ın görüştüğü altı eski çalışan, Nobitex’in İran devleti ve güvenlik kurumları tarafından Batı yaptırımlarını aşmak için kullanıldığını bildiklerini söyledi. Nobitex ise herhangi bir devlet kurumu ile anlaşması olmadığını savundu.
Şirket açıklamasında, “İran hükümetinden ofis baskınları, alan adı engellemeleri ve bankacılık erişiminin kapatılması dahil ciddi operasyonel kısıtlamalarla karşılaştık. Bu eylemler, herhangi bir devlet desteği aldığımız iddiasıyla tamamen çelişmektedir” ifadelerini kullandı.
Tüm baskılara rağmen Nobitex büyümeye devam etti. Şirket 2021’de daha gösterişli bir ofise taşındı. Eski çalışanlara göre ofiste çalışanların video oyunu oynayabildiği, film izleyebildiği ve Alborz Dağları manzarasını izleyebildiği dinlenme alanları vardı. Kadın çalışanların başörtüsü takması zorunlu değildi ve ofis dini bayramlarda da açık kalıyordu.
Ancak 2022’de Mahsa Amini’nin gözaltında hayatını kaybetmesinin ardından başlayan ülke çapındaki protestolar sonrası şirket içindeki atmosfer değişti. Eski çalışanlardan biri, bina güvenliği ve ahlak polisinin kadın çalışanların başörtüsünü kontrol etmeye başladığını ve ofisin mühürlenmesiyle tehdit edildiğini söyledi. İki eski çalışana göre bu dönemden sonra kıyafet kuralları daha sıkı uygulanmaya başladı.
Şirketi düzenli ziyaret eden ve kurucuları yakından tanıyan bir kişi, “Yönetim başörtüsü ve güvenlik protokolleri konusunda daha katı hale geldi. O zamana kadar şirket bir teknoloji girişimi gibi görünüyordu” dedi.
Çalışanların devletle bağlantılara dair endişeleri, Nobitex’in önemli yatırımcılarından Muhammed Bakır Nahvi ile ilişkili bir şirketin ABD tarafından yaptırıma alınmasıyla arttı. ABD Hazine Bakanlığı, Safiran Airport Services adlı şirketin İran’dan Rusya’ya insansız hava araçları, personel ve ilgili ekipman taşınmasıyla bağlantılı uçuşları koordine ettiğini açıkladı. Safiran’ın başkan yardımcısı olarak görünen Nahvi, Nobitex’in eski başkanı ve ilk büyük yatırımcılarından biriydi.
Ali Harrazi, 2022 tarihli tanıtım broşüründe Nahvi’nin daha “ilk toplantıdan” itibaren projeye istekli şekilde katıldığını söyledi. Nahvi ise Nobitex’teki rolüne ilişkin yorum talebine yanıt vermedi.
2025’te Predatory Sparrow adlı grubun Nobitex’e düzenlediği siber saldırıda yaklaşık 90 milyon dolarlık kripto varlık, erişilemeyen ve Devrim Muhafızları karşıtı ifadeler taşıyan cüzdanlara gönderildi. Şirketin ve hissedarlarının, aralarında kardeşlerin de bulunduğu şekilde, parası alınan müşterilere doğrudan ödeme yaptığı belirtildi.
ABD Hazine Bakanlığı’nda 2017-2025 yılları arasında görev yapan ve İran yaptırımları politikasının hazırlanmasına katkıda bulunan Miad Maleki’ye göre Devrim Muhafızları, İran ekonomisinin neredeyse tüm önemli alanlarında etkili. Maleki, “Bir iş ciddi biçimde kârlı hale geldiğinde, hükümetin devreye girip payını aldığını görürsünüz. İran’da rejimin kontrolü olmadan başarılı bir iş yürütmek mümkün değildir” değerlendirmesinde bulundu.
Yolsuzluk davasından çıkan ipuçları
Nobitex’in İran’ın yaptırımları aşma mekanizmasındaki rolüne dair önemli bulgular, beklenmedik bir kaynaktan ortaya çıktı: Dolandırıcılıktan hüküm giymiş İranlı milyarder Babak Zencani.
Zencani, uzun süredir İran’ın yaptırımları aşma ağlarında kilit isimlerden biri olarak biliniyor. İran makamları tarafından 2016’da zimmete para geçirme suçundan idama mahkûm edildi. Cezası 2024’te hafifletildi. Ancak Zencani, çalındığı iddia edilen milyarlarca doları geri ödemediği gerekçesiyle kendisini suçlayan İran Merkez Bankası ile kamuoyuna açık bir tartışma yaşamaya devam ediyor.
Zencani, Aralık ayında Merkez Bankası’na yönelik sert eleştirilerinde bazı kripto cüzdan adreslerini sosyal medyada paylaştı. Bu adresler, dışarıdan analiz yapan uzmanların Nobitex’in merkezde olduğu karmaşık bir yaptırım aşma ağını ortaya çıkarmasına imkân verdi.
Crystal Intelligence’ın istihbarat şefi Nick Smart ve bir başka kripto analistine göre bu ağın bir bölümünde, yaptırım altındaki İran Merkez Bankası’na ait en az 20 milyon dolar Nobitex’in kontrolündeki cüzdanlara aktarıldı. Zencani, konuyla ilgili yorum taleplerine yanıt vermedi.
Blokzincir analiz şirketi Elliptic’e göre bu işlemler, İran Merkez Bankası’nın kontrolündeki daha büyük bir cüzdan ağının yalnızca küçük bir parçasıydı. Şirketin analizine göre Merkez Bankası, Kasım 2024 ile Haziran 2025 arasında 500 milyon dolardan fazla kripto varlık satın aldı. Bunun yaklaşık 347 milyon doları, 2025’in ilk altı ayında Nobitex’e gönderildi.
Uzmanlara göre paranın bir dizi işlemden sonra Nobitex üzerinden geçirilmesi, fonların kaynağının bulanıklaşmasına yol açabiliyor.
Nobitex ise yasa dışı olduğu iddia edilen fonların, toplam işlem hacminin “çok küçük bir kısmını” oluşturduğunu ve şirketin bilgisi dışında platformdan geçmiş olabileceğini savundu. Şirket, şüpheli veya kurallara aykırı davranış tespit edildiğinde hesapların kalıcı olarak kapatıldığını belirtti. Ancak “kurallara aykırı davranış” ifadesinin ne anlama geldiğini açıklamadı.
Nobitex üzerinden geçtiği tahmin edilen yasa dışı işlem hacmine ilişkin rakamlar farklılık gösteriyor. Bu tahminler çoğunlukla ABD ve İsrail gibi ülkeler tarafından tespit edilip yaptırım listesine alınan cüzdan adreslerine dayanıyor. Elliptic, borsa üzerinden yaklaşık 366 milyon dolar geçtiğini belirledi. Chainalysis bu rakamı 68 milyon dolara yakın hesaplarken, Crystal Intelligence yaptırım altındaki cüzdanlardan doğrudan transferlerin 22 milyon dolar civarında olduğunu tahmin ediyor. En yüksek tahmin bile Nobitex’in işlediği toplam 11 milyar dolarlık kripto hacminin yalnızca yaklaşık yüzde 3’üne denk geliyor. Ancak tüm şirketler, gerçek rakamın muhtemelen çok daha yüksek olduğu uyarısında bulunuyor.
Araştırmalarda, Nobitex üzerinden İran’ın müttefikleriyle bağlantılı işlemler de tespit edildi. En az iki analiz şirketi, İran destekli ve Batı yaptırımları altında bulunan Yemen’deki Husilerle bağlantılı hesapların Nobitex işlemleri yaptığını belirledi. Husi medya kurumu konuyla ilgili yorum talebine yanıt vermedi.
ABD ve İsrail yaptırımları, İran Merkez Bankası ve Devrim Muhafızları ile bağlantılı çok sayıda kripto cüzdanı listeledi. Crystal Intelligence ve diğer özel araştırmacılar, bu cüzdanlardan çıkan paranın Nobitex üzerinden nasıl hareket ettiğini izledi ve bulgularını Reuters ile paylaştı.
İran’ın yaptırım altındaki kurumları para transferi için yalnızca kriptoyu kullanmıyor. Geleneksel havala sistemi ve karmaşık offshore bankacılık ağları da bu amaçla kullanılıyor. ABD, 28 Nisan’da İran’ın “gölge bankacılık mimarisi” olarak tanımladığı ağı hedef alan yeni yaptırımlar açıkladı. Nobitex ise bu yaptırım listesine alınmadı.
Buna karşın Nobitex’in İran finans sistemi içindeki kritik konumu, ABD ve İsrail ile yaşanan savaş sırasında daha görünür hale geldi. 28 Şubat’tan bu yana İranlıların büyük bölümü, muhalefeti bastırmayı amaçlayan hükümet kaynaklı internet kesintisi nedeniyle internete erişemedi. Buna rağmen Nobitex faaliyetlerini sürdürdü. Şirket, kesinti sırasında internete nasıl erişim sağladığına ilişkin sorulara yanıt vermedi.
İnternet izleme kuruluşu NetBlocks’a göre bu dönemde yalnızca devlet onaylı “beyaz liste”de yer alan, nüfusun yüzde 1 ila 2’sine karşılık gelen küçük bir kesim internete erişebildi. Crystal Intelligence’a göre bu sınırlı gruptaki bazı kişiler, savaş sırasında Nobitex’ten en az 54 milyon dolar çekti. Bu fonların önemli bölümü, kriptoyu nakde çeviren ve az soru soran yurt dışındaki aracılara aktarıldı.
Nobitex, 1 Nisan’da yaptığı açıklamada “altyapı ve hizmet sistemlerindeki istikrarsızlığa rağmen” kullanıcı varlıklarının güvende ve erişilebilir olduğunu duyurdu.
Aynı gün savaş, Harrazi ailesini doğrudan etkiledi. Ailenin büyüklerinden, eski dışişleri bakanı ve mevcut dini lider ile öldürülen babasına danışmanlık yapan Kamal Harrazi’nin evi hava saldırısında hedef alındı. Devlet medyasına göre Harrazi’nin eşi olay yerinde hayatını kaybetti; Kamal Harrazi ise birkaç gün sonra yaralarına yenik düştü.
Savaşın ilk gününde kendi eşini ve babasını da hava saldırısında kaybeden İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney, devlet medyasında yayımlanan mesajında “seçkin Harrazi ailesi” için taziye dileklerini iletti.
Kaynak: Reuters
