14 Nisan 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 14.04.2026 10:14 | Son Güncelleme: 14.04.2026 12:17

'Nakit karşılığı caydırıcılık' anlaşması: Suudi Arabistan-Pakistan paktının detayları ortaya çıktı

İslamabad’da ABD-İran ateşkes görüşmelerine arabuluculuk eden Pakistan'ın Suudi Arabistan'la imzaladığı savunma paktının bazı detayları ortaya çıktı. Pakistan anlaşmaya 'nakit karşılığı caydırıcılık' olarak baksa da, pakt tarafsız kalma çabasındaki ülkeyi çatışmaya sürükleme potansiyeli taşıyor
'Nakit karşılığı caydırıcılık' anlaşması: Suudi Arabistan-Pakistan paktının detayları ortaya çıktı
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Geride kalan günlerde Pakistan'ın başkenti İslamabad’da yürütülen ABD-İran arasındaki zorlu ateşkes görüşmelerinin ortasında, Suudi Arabistan’dan gelen beklenmedik bir duyuru, Pakistan’ın tarafsız ev sahibi statüsünü sarstı.

Suudi Savunma Bakanlığı, X üzerinden yaptığı açıklamada, Pakistan İslam Cumhuriyeti'ne ait askeri uçak ve personelden oluşan bir gücün Kral Abdülaziz Hava Üssü'ne ulaştığını duyurdu.

Bu sevkiyat, Riyad ile İslamabad arasında geçen yıl imzalanan ve o günden bu yana kamuoyundan sır gibi saklanan bir savunma paktının sonucuydu.

Dropsitenews'in haberine göre bölgesel savaşın şiddetlendiği ve İran’ın Suudi enerji tesislerini hedef aldığı bir dönemde bu anlaşmanın devreye sokulması, Pakistan'ı istemeden de olsa savaşın bir parçası haline getirme riski taşıyor.

Gizli anlaşmanın adı: SMDA

Pakistan meclisi tarafından hiçbir zaman incelenmeyen ve içeriği halka açıklanmayan bu anlaşma "Stratejik Karşılıklı Savunma Anlaşması" (SMDA) olarak biliniyor ve 17 Eylül 2025 tarihinde Veliaht Prens Muhammed bin Salman ile Başbakan Şahbaz Şerif arasında imzalandı.

Söz konusu belgeler Pakistan ordusunun onlarca yıldır sivil hükümetlerin ve demokratik kurumların denetimi dışında yürüttüğü gizli diplomasinin son halkasını teşkil ediyor.

Bu bağlamda 1982 ve 2005 yıllarında yapılan önceki askeri iş birliği anlaşmaları sadece eğitim ve ekipman paylaşımıyla sınırlıyken, yeni güncellemeler Pakistan'ı doğrudan "Suudi Arabistan'ı savunmakla" yükümlü kılıyor.

İmran Han’ın imzalamadığı madde

Gizli yazışmalar önceki yıllarda Pakistan eski Başbakanı İmran Han’ın bu anlaşmanın bir ekine karşı uzun süre direndiğini gösteriyor.

Söz konusu ek maddede şu ifade yer alıyordu:

"İkinci taraf (Pakistan) birinci tarafın (Suudi Arabistan) talebi üzerine, egemenliğini ve çıkarlarını etkileyen her türlü tehditle başa çıkmak için güç göndermekle yükümlüdür."

Han’ın o dönem Pakistan ordusunu yabancı bir savaşa dahil edecek bu tek taraflı maddeye sıcak bakmadığı belirtiliyor.

İmran Han’ın Nisan 2022’de görevden alınmasının ardından, askeri destekli geçici hükümet bu protokolü hızla onayladı. Belgeler, ordunun nükleer kapasiteyi bu yükümlülüğün dışında tutmaya çalıştığını da ortaya koydu.

Ateşkes masasında askeri baskı

İslamabad’da ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve İranlı diplomatlar arasında kritik görüşmeler sürerken Suudi Arabistan’ın Pakistan askerlerinin ulaştığını duyurması, İran üzerinde bir baskı unsuru olarak yorumlandı.

Aslında Pakistan’ın Aralık ayından bu yana Suudi Arabistan’a sessizce askeri sevkiyat yaptığı biliniyordu fakat bunun tam müzakere gününde ilan edilmesi zamanlama açısından manidar bulundu.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in daha önce duyurduğu "iki haftalık ateşkes" müjdesinin, aslında bizzat Amerikalılar tarafından taslak haline getirildiği ve Şerif’in X paylaşımındaki "Draft" (Taslak) ibaresini silmeyi unuttuğu da New York Times tarafından belgelenmişti.

5 milyar dolar nakit destek

Pakistan’ın bu savaşı durdurma çabasının ardında sadece barış arzusu değil, stratejik bir korku da yatıyor. Suudi Arabistan, ekonomik krizdeki Pakistan’a 5 milyar dolarlık nakit desteği sağlayarak İslamabad’ın döviz rezervlerini ayakta tuttu ve tutmaya devam ediyor.

Sahada ise işler karışmış durumda, Pakistan ordusunun bir yetkilisi son durumu şöyle anlatıyor:

"Suudi paktı bizim için sorun olmaya başladı. Bu anlaşma 'nakit karşılığı caydırıcılık' olacaktı; ancak ne yeni bir yatırım aldık ne de caydırıcılık başarılı oldu."

2025 yılında SMDA'yı (Stratejik Karşılıklı Savunma Anlaşması) duyuran ortak Suudi-Pakistan basın açıklamasına göre "Anlaşma, her iki ülkeden birine yapılacak herhangi bir saldırının, her ikisine birden yapılmış sayılacağını" belirtiyor.

Fakat bu karşılıklılık ilkesinin hangi koşullarda tetikleneceği belirsizliğini koruyor. Suudi Arabistan, olası bir çatışmada Pakistan'a askeri yardım sağlama konusunda sınırlı bir kapasiteye sahip. İslamabad'ın birincil stratejik rakibi olan Hindistan, Riyad ile yakın siyasi ve ekonomik bağlara sahip.

'Eğer İran'ı çok seviyorsanız oraya gidin'

Pakistan içindeki toplumsal dengeler de bozulmuş durumda. Ülkedeki geniş Şii nüfusu, İran ile olan dini ve kültürel bağları nedeniyle Pakistan’ın bu savaşta Suudi-İsrail ekseninde yer almasına şiddetle karşı çıkıyor.

Ordu Komutanı Asım Munir’in, endişelerini dile getiren Şii din adamlarına "Eğer İran’ı çok seviyorsanız, İran’a gidin" dediği iddia ediliyor.

Buna karşılık Müslüman Birliği Hareketi’nden Syed Ahmad Iqbal Rizvi’nin verdiği yanıt ise halkın bir kesimindeki hissiyatı özetliyor:

"Ülkemizi seviyoruz ama bu savaş hak ile batıl arasındadır. Biz haklının, yani İran’ın yanındayız."

Kaynak: Gazete Oksijen