03 Ekim 2022, Pazartesi
Haber Giriş: 20.08.2021 04:30 | Son Güncelleme: 16.02.2022 15:16

Taliban 2.0 önceki kuşaktan farklı mı?

Bir kısmı örgütün ikinci kuşağından olan Taliban liderleri, değiştikleri imajını yaratmaya çalışıyor. Ancak sahadaki gerçekler ve tarih böyle söylemiyor. Afgan halkı, aynı şiddet ve baskı senaryosunu 20 yıl sonra bir kez daha yaşamaktan korkuyor
Taliban 2.0 önceki kuşaktan farklı mı?
Editör Editör
StephanIe Findlay
Taliban, mücahitlerinin Kabil’i ele geçirmesinin ardından açık ve kapsayıcı bir hükümet oluşturma sözü verdi; ama birçok uzman 20 yılda pek bir şeyin değişmediğinden endişeli. Afganistan’da baskıcı dini yönetimin hızla geri döneceği düşünülüyor. Pazartesi günü Taliban’ın Doha’daki sözcüsü Süheyl Şahin, “Kimsenin canı, malı ve onuru zarar görmeyecek fakat bunların mücahitler tarafından korunması gerekiyor” diye konuştu. Böylelikle radikal İslamcı örgüt bir kez daha Afganlara güvende olacakları mesajını verdi. Taliban’ın giderek daha incelikli hale gelen propaganda faaliyeti Kabil alınmadan önce de açıkça görülüyordu. Geçtiğimiz aylarda bölgesel güçlere yönelik diplomatik bir saldırı sırasında, yenilenmiş Taliban’ın temsilcileri Afgan topraklarında kadın haklarını koruma ve terör örgütlerini kontrol altına alma sözü verdi. Ancak uzmanlar reform vaatlerine rağmen Taliban yönetiminin 1990’lardaki kara günleri geri getirebileceğini söylüyor. O dönemde kadın hakları tamamen bertaraf edilmiş, halka açık infazlar gibi acımasız cezalar sıradan hale gelmişti. Hareketin şu anki yönetim kademesinin büyük bölümü, Taliban’ın Afganistan’ı yönettiği 1996-2001 döneminde iktidardaydı. O zamanki rejim, Taliban’la bağlantılı İslamcı El-Kaide örgütünün düzenlediği 11 Eylül saldırılarının ardından ABD kuvvetleri tarafından alaşağı edilmişti. Dini lider ve “müminlerin kumandanı” olarak anılan Mevlevi Hibetullah Ahundzade, Taliban’ın kurucusu Molla Muhammed Ömer’e dini danışmanlık yapmıştı. Hareketin bir diğer kurucusu olan Molla Abdulgani Birader, Taliban’ın siyasi lideri durumunda ve devlet başkanı olması bekleniyor. Hudson Institute’ten Husain Haqqani’ye göre, “Taliban küçük değişiklikler yapsa bile eskisi gibi yönetmeye devam edecek. Amaçları modern bir ülke kurmak değil, İslam’ı kendi anladıkları gibi uygulamak.” Taliban mücahitlerinin başkanlık sarayına girmesinden saatler sonra, örgütün sözcülerinden biri Afganistan’da “savaşın bittiğini” duyurdu. Ancak Kabil’in alınmasını takip eden kargaşada, militanların yeni hükümeti görüş birliği üzerinden mi yoksa zor kullanarak mı şekillendireceği belirsiz.  Afganistan Analistler Ağı ülke direktörü Ali Yaver Adili, “Kapsayıcı olmazlarsa, rejimin ilk gününden itibaren bir meşruiyet sorunu ortaya çıkacak” diyor. Kabil’de bulunan Adili şöyle devam ediyor: “Toplumun rızasını almak için görüşmeler yapacaklar mı göreceğiz. İkinci soru ise, nasıl bir yönetim sistemi kuracakları.” Taliban, Afganistan İslam Emirliği’ni yeniden kurma amacını açıkça beyan etti. Buna göre sert bir şeriat hukuku uygulanacak ve ülkede seçim yapılmayacak.

Sahadaki komutanlar söz dinleyecek mi?

Pittsburgh Üniversitesi uluslararası ilişkiler bölümünden Doç. Dr. Jennifer Brick Murtazashvili’ye göre, belirsiz noktalardan biri, reform sözü veren Taliban merkez komuta kademesinin, sahadaki kumandanları bu konuda ikna edip edemeyeceği.  Murtazashvili, “Taliban’ın merkezi dayanabilir mi bilmiyoruz, ama çoğumuzun düşündüğünden çok daha güçlü görünüyor” diyor.  Taliban Kabil’e ciddi mali kaynaklarla geldi. Ancak Londra’da bulunan Overseas Development Institute’ün yayınladığı rapora göre, örgüt son yıllarda parayı esasen haşhaş üretimi ve uyuşturucu ticaretinden değil, transit mallara ve yakıta uyguladığı vergilerden kazanıyor. Taliban’ın etkileyici vergi tahsilatı, örgütün idari gücünün bir yansıması. Afganistan uzmanı David Mansfield, örgütün insani yardıma eskisi kadar ihtiyaç duymadığını belirtiyor.  Mansfield’ın verdiği bilgiye göre geçen yıl, afyon ve yasa dışı uyuşturucu ticaretinin merkezlerinden olan güneydeki Nemruz vilayetinde, Taliban gelirlerinin sadece yüzde 9’unu (5.1 milyon dolar) uyuşturucudan, yüzde 80’ini (40.9 milyon dolar) ise yasal ürünlere konan vergilerden elde etmiş. 

İran senaryosu

London School of Economics’ten Güney Asya uzmanı Sajjan Gohel, Taliban kapsayıcı bir hükümet kursa bile bunun uzun sürmeyeceğini düşünüyor. Gohel neticede İran İslam Devrimi’ne benzer bir senaryonun ortaya çıkacağı görüşünde. [İran’da] “Zaman içinde teokrasi yönetime hakim oldu ve kendinden başka herkesi kovdu” diyor. ©  The Financial Times