Cambridge Üniversitesi'nin araştırmasına göre Boko Haram savaşçıları, daha güçlü bombalar geliştirmek, saldırılar planlamak ve çatışmalar sırasında karşılaştıkları sorunları çözmek amacıyla büyük teknoloji şirketlerinin yapay zekayı kullanıyor.
Al Jazeera'nin haberine göre araştırmacılar, Boko Haram'ın iki fraksiyonunun 27 eski üyesiyle görüştü. Bu gruplar, DEAŞ'ın Batı Afrika kolu olan Batı Afrika Vilayeti (ISWAP) ile Cemaatu Ehlis-Sünnet Liddaaveti vel Cihad (JAS) olarak biliniyor.
Görüşülen kişilerin bir bölümü, Sam Altman'ın yönettiği OpenAI'ın ChatGPT'si, Anthropic'in Claude'u, Google'ın Gemini'si, Elon Musk'ın Grok'u, Mark Zuckerberg'in Meta AI'ı ve Çin merkezli DeepSeek'i saldırılardan önce, saldırılar sırasında ve sonrasında teknik ve askeri danışmanlık için düzenli olarak kullandıklarını anlattı.
Bu bulgular, DEAŞ'ın yeni teknolojileri kullanmaya başlamasına ilişkin endişelerin arttığı bir dönemde ortaya çıktı.
Birleşmiş Milletler yetkilileri şubat ayında Güvenlik Konseyi'ni DEAŞ ve bağlantılı grupların gelişmiş yapay zekayı kullanımının arttığı konusunda uyarmıştı.
Aynı dönemde araştırmacılar ve teknoloji sektörünün önde gelen isimlerinden bazıları, giderek güçlenen yapay zeka sistemlerinin güvenlik önlemlerinden daha hızlı geliştiği uyarısında bulundu.
Bu durum, yapay zekadaki denetimsiz ilerlemenin silahlı grupların bu teknolojiden yararlanmasını kolaylaştırabileceğine ilişkin endişeleri artırıyor.
Eski bir ISWAP komutanı araştırmacılara, "Cevabını alamadığımız hiçbir şey olmadı" değerlendirmesini yaptı.
Projektörden savaş alanına
Nijerya'nın kuzeydoğusundaki isyancıların kontrolündeki bir bölgede eski savaşçılar, teknolojinin kullanılması için son derece organize ve gelişmiş bir sistem kurulduğunu anlattı.
Cambridge araştırmasına göre örgüt üyeleri, üst düzey isimlere yapay zekanın nasıl kullanılacağını öğretmek amacıyla ISWAP'ın kontrolündeki bölgelere gitti.
Savaşçılar seçilerek odalarda dizüstü bilgisayarların ve projektörlerin etrafında toplandı. Burada sohbet botlarına nasıl soru sorulacağı ve tehlikeli taleplere yanıt vermelerini engellemek amacıyla tasarlanan güvenlik önlemlerinin nasıl aşılacağı gösterildi.
Eski bir komutan, "Beyaz adamlar geldi ve bize öğretti. Önemli kişileri bir odada topladılar ve büyük bir ekranda projektör kullanarak nasıl çalıştığını gösterdiler" diye anlattı.
Araştırmada görüşlerine yer verilen eski savaşçılara göre eğitmenler, gizlilik ve şifreleme araçlarıyla donatılmış dizüstü bilgisayarlar sağladı. Ayrıca üyeler için birden fazla yapay zeka platformunda hesaplar açıldı ve ücretli abonelikler satın alındı.
Görüşülen kişiler, yapay zeka eğitimlerinin kaynağı olarak defalarca daha geniş DEAŞ yapılanmasını gösterdi.
Araştırmaya göre bundan sonra yaşananlar, tek tek savaşçıların zaman zaman ChatGPT kullanmasının çok ötesine geçti.
ISWAP ve JAS, mühendisler, silah uzmanları ve bomba yapımında uzman kişiler de dahil olmak üzere özel operasyonel bilgiye sahip kişilerden oluşan özel yapay zeka birimleri kurdu.
Eski bir JAS komutanı, güneş enerjisiyle çalışan bir odada görev yapan 23 kişilik özel bir birimi anlattı. Komutana göre bu birimin üyeleri soruları yanıtlıyor, bilgileri analiz ediyor ve bir dizüstü bilgisayarın etrafında toplanan üst düzey komutanları eğitiyordu.
Eski bir Boko Haram komutanı, "Bomba nasıl yapılır diye soruyorsun, sonra sana nasıl yapılacağını söylüyor. İnsan bir robot gibi. Onu çok kullandık" dedi.
Bir başka eski üye ise yapay zekaya yönelik yaklaşımını, "Tanrı bize yardım etti, yapay zeka da edecek" sözleriyle anlattı.
Araştırmaya göre bomba yapımında görev alan kişiler, patlayıcı düzenekleri hazırlarken karşılaştıkları her sorunda sohbet botuna danışmak üzere dizüstü bilgisayarları yanlarında tutuyordu.
Yapay zekayla daha güçlü bomba arayışı
Cambridge araştırmasının yazarı Antonia Juelich, Al Jazeera'ya yaptığı açıklamada, görüşülen 27 kişiden yaklaşık 10'unun yapay zekanın patlayıcılarla bağlantılı kullanımından söz ettiğini belirtti.
Bu kişiler arasında bombaları daha güçlü hale getirme ve askeri mühimmatlardan patlayıcı madde çıkarma girişimleri de bulunuyordu.
Juelich'e göre en endişe verici nokta, savaşçıların silahlarla ilgili bilgiye ulaşabilmesi değildi. Çünkü bu bilgilerin önemli bir bölümü uzun süredir kılavuzlarda ve internette bulunuyordu.
Asıl fark, yapay zekanın savaşçıların karşısındaki spesifik soruna yanıt verebilmesiydi.
Juelich, savaşçıların ellerindeki sınırlı malzemeleri kullanarak patlayıcıları nasıl geliştirebileceklerini yapay zekaya sorduklarına ilişkin anlatımlara dikkat çekti.
Buna göre savaşçılar artık genel talimatları aramak yerine ellerindeki malzemeleri sohbet botuna anlatabiliyor, sorular sorabiliyor ve bir sorunla karşılaştıklarında ek sorular yöneltebiliyordu.
Bu durum, ellerindeki malzemelere ve yapmaya çalıştıkları bombaya göre yanıtlarını uyarlayabilen, günün 24 saati ulaşılabilen bir teknik uzmana daha yakın bir sistem ortaya çıkarıyordu.
Araştırmadaki diğer dikkat çekici anlatımlar, patlamamış askeri mühimmatla ilgiliydi.
Cambridge araştırmasına göre ISWAP, infilak etmeyen bomba ve diğer mühimmatlardan patlayıcı maddeleri çıkarmaya çalıştı.
Raporda anlatılan daha önceki bir olayda savaşçılar, patlamamış bir bombayla nasıl başa çıkılacağı konusunda anlaşmazlığa düştü. Bombaya yaklaşıp müdahale etmelerinin ardından düzenek patladı ve olayda yaklaşık 40 kişinin öldüğü bildirildi.
Eski üyeler, artık karşı güçler tarafından atılan veya ateşlenen ve infilak etmeyen mühimmatlardan askeri sınıf patlayıcıların çıkarılması konusunda rehberlik almak için yapay zekaya danışıldığını söyledi.
Bu patlayıcıların daha sonra örgütün kendi düzeneklerinde yeniden kullanılabileceği belirtildi.
Yapay zekanın, ticari olarak satılan dronların hedeflere patlayıcı taşıyıp bırakabilecek şekilde uyarlanması amacıyla da kullanıldığı bildirildi.
'Grok'a sor'
Bomba yapımına ilişkin anlatımlar, eski savaşçıların yapay zekanın çatışmaların neredeyse her aşamasında kullanıldığını aktardığı daha geniş tablonun yalnızca bir bölümünü oluşturdu.
Anlatımlardan birine göre bir savaşçı, göğsüne bağladığı kamerayla çatışmaya giriyor ve görüntüleri üsse aktarıyordu.
Bir komutan görüntüleri ChatGPT'ye yüklüyor, yapay zekayı durumu analiz etmek için kullanıyor ve ardından yeni talimatları cephedeki savaşçılara iletiyordu.
Savaşçıların tanımadıkları silahlarla karşılaştıklarında da yapay zekaya danıştıkları bildirildi.
Bir olayda komutanlar, örgütün sözde yapay zeka uzmanlarından birinden yeni edinilen ateşli silahların nasıl kullanılacağını sordu.
Uzmanın verdiği yanıt, teknolojinin ne kadar sıradan hale geldiğini gösteriyordu:
'Grok'a sor'
Başka bir olayda savaşçılar, hükümet güçlerinin motosikletli saldırıları önlemek amacıyla üslerin çevresine hendekler kazmasının ardından yapay zekaya başvurdu.
Eski bir komutan, savaşçıların filmlerde motosikletlerin engellerin üzerinden atladığını gördüğünü ve aynı yöntemi uygulamaya çalışırken yapay zekaya danıştıklarını söyledi.
Komutan, tekniği öğrenmeye yönelik tekrarlanan girişimler sırasında 18 savaşçının öldüğünü, daha sonra sekiz kişinin başarılı olduğunu ve bu kişilerin yapay zekaya danışmalarının ardından düzenlenen bir saldırıda hendekleri geçtiğini öne sürdü.
Yapay zeka, savaşa kaç savaşçının gönderileceğinin yeniden değerlendirilmesi için de kullanıldı.
Eski bir ISWAP savaşçısı, örgütün bir operasyonda yaklaşık 200 kişiyi görevlendirmesinin ardından 60 savaşçıyı kaybettiğini söyledi.
Bunun üzerine komutanların, daha küçük ve daha koordineli grupların savaşta daha etkili olup olamayacağını yapay zekaya sorduğunu belirtti.
Eski üyeler, başarısız operasyonların ardından geri dönerek yapay zekaya hangi taktikleri kullandıklarını anlattıklarını ve neden başarısız olduklarını sorduklarını belirtti.
Savaşçıların ayrıca görüntüleri analiz edilmek üzere yapay zekaya yüklediği ve bir sonraki saldırıda yöntemlerini nasıl değiştirebileceklerini araştırdığı bildirildi.
Kaynak: Gazete Oksijen





