18 Ekim 2026, Pazar
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 18.10.2026 11:00 | Son Güncelleme: 18.10.2026 11:53

Trump'ın dış yardım politikasında yeni dönem: Ülkelerin sağlık verilerini paylaşması isteniyor

Trump yönetimi, dış yardımlarda uygulamaya koyduğu yeni strateji kapsamında bazı ülkelerden mali destek karşılığında vatandaşlarının sağlık verilerine erişim izni talep ediyor
Trump'ın dış yardım politikasında yeni dönem: Ülkelerin sağlık verilerini paylaşması isteniyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın dış yardımlarda uygulamaya koyduğu yeni strateji tartışma yarattı. Washington yönetimi, sağlık yardımlarını azaltırken bazı ülkelerden vatandaşlarının tıbbi verilerine erişim izni talep ediyor. Şimdiye kadar 36 ülkeyle anlaşma imzalanırken uzmanlar, sağlık verilerinin ticari değeri ve kişisel bilgilerin korunması konusunda uyarıyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın 2025'te yeniden göreve gelmesinin ardından dış yardımlarda başlattığı dönüşüm, özellikle Afrika ülkelerinde tartışmalara yol açtı. Washington yönetimi, "Önce Amerika Küresel Sağlık Stratejisi" kapsamında sağladığı mali desteği azaltırken yardım alan ülkelerden ABD'ye somut fayda sağlayacak karşılıklar talep etmeye başladı. Bu talepler arasında ülkelerin sağlık harcamalarını artırmasının yanı sıra bazı anlaşmalarda vatandaşlarının tıbbi verilerine erişim izni verilmesi de bulunuyor.

GZERO Media'nın haberine göre ABD, yeni strateji kapsamında şimdiye kadar 36 ülkeyle sağlık anlaşması imzaladı. Ancak anlaşmaların tamamı veri paylaşımı içermiyor.

Uganda'ya 1,7 milyar dolar karşılığında sağlık verilerine erişim

Yeni yaklaşımın en dikkat çekici örneklerinden biri Uganda ile imzalanan anlaşma oldu. Aralık 2025'te varılan anlaşmaya göre ABD, HIV, sıtma ve tüberküloz gibi hastalıklarla mücadele için Uganda'ya beş yılda 1,7 milyar dolara kadar finansman sağlayacak. Uganda hükümeti ise aynı dönemde kendi sağlık harcamalarını 500 milyon doların üzerinde artıracak.

Bunun yanında Uganda, ABD'ye vatandaşlarının sağlık bilgilerini içeren dokuz veri sistemine yedi yıl boyunca erişim izni vermeyi kabul etti. ProPublica'nın incelediği anlaşmaya göre bu sistemler arasında kişilerin elektronik tıbbi kayıtlarını yöneten altyapı da bulunuyor.

Anlaşmada verilerin kişisel kimlik bilgilerinden arındırılmış biçimde paylaşılması ve sağlık hizmetlerinin yürütülmesi ile denetlenmesi amacıyla kullanılması öngörülüyor. Ancak uzmanlar, bu bilgilerin gelecekte farklı amaçlarla kullanılabileceği ve gelişmiş teknolojilerle yeniden kimlik tespiti yapılabileceği konusunda endişeli.

ABD dış yardımları yüzde 30'dan fazla azalttı

ABD, onlarca yıldır dünyanın en büyük dış yardım sağlayıcılarından biri olarak sağlık, eğitim ve kalkınma programlarına finansman ayırıyordu. Washington'ın bu yardımları yürütmesinde ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) önemli rol oynuyordu.

Ancak Trump yönetimi, 2025'te kapsamlı bütçe kesintileri kapsamında USAID'i tasfiye etti. Pew Research Center'ın federal verilere dayanan analizine göre ABD'nin toplam dış yardım harcamaları 2024'te 73,5 milyar dolardan 2025'te 47,3 milyar dolara geriledi.

Dışişleri Bakanı Marco Rubio, önceki yardım sisteminin ABD'nin dış politika hedefleriyle yeterince örtüşmediğini belirterek yeni anlaşmaların Amerikan halkına daha açık faydalar sağlaması gerektiğini savundu.

Warwick Üniversitesi'nde küresel sağlık alanında çalışan Tatenda Chatikobo, GZERO Media'ya yaptığı değerlendirmede, Washington'ın artık yardımı karşılıksız bir destek olarak görmediğini, ABD'nin de somut kazanımlar elde etmesini istediğini söyledi.

Sağlık politikaları kuruluşu KFF'den Adam Wexler ise değişimi ABD'nin küresel sağlık ilişkilerinin temelden yeniden yapılandırılması olarak değerlendirdi.

Sağlık verilerinin ticari değeri tartışılıyor

ABD yönetimi, sağlık verilerine erişimin yardımların nasıl kullanıldığını denetlemek ve programların hedeflerine ulaşıp ulaşmadığını belirlemek için gerekli olduğunu savunuyor.

Ancak uzmanlara göre geniş sağlık veri tabanları, tıbbi araştırmaların yanı sıra salgın hastalıklara hazırlık ve yapay zeka modellerinin geliştirilmesi açısından da önemli bir ekonomik değer taşıyor.

Eleştirmenler, anlaşmaların veri sağlayan ülkelere bu bilgilerin kullanımından doğabilecek gelirlerden pay verilmesini güvence altına almadığına dikkat çekiyor. Bazı anlaşmalarda veri paylaşımı yükümlülüğü, mali yardımın sona ermesinden sonra da devam ediyor. Örneğin Ruanda'nın beş yıllık sağlık desteği karşılığında 25 yıl boyunca veri paylaşması öngörülüyor.

Chatikobo, anlaşmaların yalnızca yardım karşılığında veri sağlanması olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, verilerin gelecekte yaratabileceği ekonomik değerin de hesaba katılmasının önemli olduğunu vurguladı.

Kenya'da anlaşma mahkemeye taşındı

Yeni politikanın tartışma yarattığı ülkelerden biri de Kenya oldu. Ülkede mahkeme, vatandaşların sağlık bilgilerinin korunmasına ilişkin itirazlar üzerine ABD ile yapılan 1,6 milyar dolarlık sağlık anlaşmasının uygulanmasını Aralık 2025'te askıya aldı.

Ancak Kenya Temyiz Mahkemesi, 13 Ekim 2026'da bu kararı kaldırarak anlaşmanın uygulanmasına izin verdi. Kişisel verilerin korunması ve anlaşmanın hukuka uygunluğuna ilişkin itirazlar ise henüz sonuçlanmadı.

Uzmanlar, kişilerin kendi hükümetleriyle sağlık bilgilerini paylaşmaya rıza göstermesinin, aynı verilerin yabancı devletlere aktarılmasına da onay verdikleri anlamına gelmediğine dikkat çekiyor.

New York Üniversitesi'nde daha önce tıp etiği bölümünün başkanlığını yapan Arthur Caplan, GZERO Media'ya yaptığı açıklamada yeni anlaşmaların özellikle sağlık yardımlarına bağımlı ülkeler üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. Caplan'a göre yardımların kesilmesi halinde sağlık hizmetlerine erişimin tehlikeye girmesi, ülkelerin Washington'ın koşullarını reddetmesini zorlaştırıyor.

Özellikle HIV gibi hastalıklarla yaşayan kişilerin kimliklerinin açığa çıkması, ayrımcılık ve damgalanma riskini artırabilir.

Washington: Amaç ülkelerin dış yardıma bağımlılığını azaltmak

Trump yönetimi ise yeni anlaşmaların yardım alan ülkelerin sağlık sistemlerini güçlendirmeyi ve uzun vadede dış finansmana bağımlılıklarını azaltmayı amaçladığını belirtiyor. Bazı Afrikalı sağlık yetkilileri de ülkelerin kendi sağlık harcamalarını artırması gerektiği görüşünü paylaşıyor.

Bununla birlikte yeni modelin uzun vadede kime daha fazla fayda sağlayacağı tartışılmaya devam ediyor. Eleştirenler, sağlık yardımlarının karşılığında talep edilen verilerin ekonomik değerinin ve kişisel bilgilerin korunmasına ilişkin güvencelerin daha açık biçimde değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.