17 Ekim 2026, Cumartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 17.10.2026 10:54 | Son Güncelleme: 17.10.2026 11:00

AB ülkeleri buluştu: "Tüm kritik kararlar ertelendi"

AB liderleri, Ukrayna’nın 2027 finansman ihtiyacı ve yaklaşık 2 trilyon euroluk uzun vadeli bütçe konusunda uzlaşamadı. Göç politikası ve iklim kuralları da Brüksel’deki zirvede liderleri karşı karşıya getirdi
AB ülkeleri buluştu: "Tüm kritik kararlar ertelendi"

Avrupa Birliği (AB) liderlerinin 15-16 Ekim’de Brüksel’de düzenlediği zirve, Ukrayna’ya finansman, birliğin uzun vadeli bütçesi, göç politikası ve iklim kuralları konusundaki görüş ayrılıklarıyla sona erdi. İki gün süren görüşmelerde acil karar alınması çağrılarına rağmen, temel başlıkların çoğu ileri bir tarihe bırakıldı. İspanya ve Fransa’da yaklaşan seçimler öncesinde liderlerin pozisyonları arasındaki mesafe de belirginleşti. Politico, zirveyi "Tüm kritik kararlar ertelendi" başlığıyla gördü.

Zirveye katılan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, ülkesinin gelecek yılki savaş maliyetlerini karşılayabilmesi için Avrupa’dan ek finansman istedi. Zelenski, savaşın 2027’de 155 milyar euroya mal olacağını belirterek savunma, silah ve ülkenin direncini korumak için en az 70 milyar euro ek desteğe ihtiyaç duyduklarını söyledi. Avrupa’nın bu desteği sağlamaması halinde 20 milyon Ukraynalının Avrupa’ya göç etmek zorunda kalabileceği uyarısında bulundu.

Ancak liderler, Ukrayna’nın finansman açığını nasıl kapatacakları konusunda somut bir karar almadı. Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, liderlerin Ukrayna’nın 2027’deki ek finansman ihtiyacının karşılanması gerektiği konusunda hızla uzlaştığını, Avrupa Komisyonu’ndan somut bir öneri hazırlamasını istediklerini söyledi. İki AB diplomatı, Komisyon ve üye ülkelerin Ukrayna’nın AB üyesi olmayan müttefiklerinden kaynak sağlanması, henüz kullanılmamış AB fonlarının harekete geçirilmesi ve yeni bir ortak AB kredisi çıkarılması gibi seçenekleri değerlendirdiğini aktardı.

Ukrayna’ya destek için dondurulmuş Rus varlıklarının kullanılması da sonuçsuz kalan başlıklardan biri oldu. AB’de dondurulmuş yaklaşık 300 milyar euroluk Rus varlığının Ukrayna’ya kaynak sağlamak için değerlendirilmesi daha önce de gündeme gelmiş, Belçika, Fransa ve İtalya’nın itirazları üzerine ilerleme sağlanamamıştı. Bu seçeneğin yeniden değerlendirilmesi yönündeki çağrılara rağmen zirvede yeni bir uzlaşma çıkmadı.

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, görüşmelerin ardından Rus varlıkları konusunda önceki tartışmalardan bu yana bir ilerleme kaydedilmediğini söyledi. Kristersson, kısa vadede Ukrayna’ya sağlanacak desteğin dondurulmuş varlıklar dışındaki kaynaklardan gelmesi gerektiğini belirtti. Liderler, geçen yıl üzerinde anlaşılan 90 milyar euroluk krediyi tamamlayacak yeni bir kredi ihtimali dahil olmak üzere diğer seçenekleri değerlendirmeyi sürdürecek.

AB bütçesinde Almanya-Fransa ayrılığı

Zirvede, 2028-2034 dönemini kapsayan ve yaklaşık 2 trilyon euro büyüklüğünde olması beklenen AB uzun vadeli bütçesi konusunda da ilerleme sağlanamadı. Almanya’nın öncülük ettiği, daha küçük bir bütçe isteyen ülkeler ile daha yüksek kaynak ayrılmasını savunan Uyum Dostları grubu arasındaki görüş ayrılıkları devam etti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, gelecek yıl görevinden ayrılacak olması ve Fransa’da nisanda ve haziranda yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri nedeniyle, anlaşmanın yıl sonuna kadar sağlanması gerektiğini söyledi. Macron, yıl sonunda uzlaşmaya varılamamasının demokratik açıdan doğru bir yöntem olmayacağını belirtti. Ancak iki gün süren zirvede taraflar arasında kayda değer bir yakınlaşma yaşanmadı. Bütçe müzakerelerinin kasım ve aralık aylarında da sürmesi bekleniyor.

İklim politikası ve göç tartışması

Liderler, bütçe ve Ukrayna konularında uzlaşma ararken iklim politikası ve göç konusunda da karşı karşıya geldi. Polonya Başbakanı Donald Tusk, binalar ve karayolu taşımacılığından kaynaklanan emisyonları kapsayan ETS2 adlı emisyon ticaret sisteminin gevşetilmesi için girişimde bulundu. Tusk’ın önerisi önceki zirvelere kıyasla daha geniş destek görse de mevcut sistemi korumak isteyen ülkelerin itirazları karşısında kabul edilmedi.

Göç konusunda ise Danimarka, İtalya ve Polonya, AB’nin düzensiz göç karşısındaki tutumunu sertleştirmeyi amaçlayan bir öneri sundu. İki AB diplomatına göre yaklaşık 10 ülkenin desteklediği öneride düzensiz göçün suç oranlarıyla ilişkilendirilmesi ve Avrupa toplumlarının bütünlüğüne yönelik bir tehdit olarak tanımlanması istendi. Öneri, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’in yaklaşık 1 milyon düzensiz göçmene yasal statü kazandırma kararına yönelik eleştirileri de yansıtıyordu. Bu karar, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ile Sánchez arasında görüş ayrılığına yol açmıştı.

Ancak göç politikasının sertleştirilmesini isteyen girişim sonuç metnine giremedi. Önerilen paragraflar nihai metinden çıkarılırken, göç konusunda daha sınırlı ifadeler üzerinde uzlaşıldı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, yaz sonlarında İspanya’nın Ceuta özerk kentinde yaşananlar gibi ani ve kitlesel göç hareketlerinde AB ülkelerinin birlikte yanıt vermesini sağlayacak bir acil durum çerçevesinin yıl sonuna kadar sunulacağını açıkladı.

Macron ise göç tartışmasının aşırı biçimde siyasallaştığını ve liderler arasındaki bölünmenin başlıca kaynaklarından biri haline geldiğini söyledi. Böylece zirve, Ukrayna’nın finansman ihtiyacı ve uzun vadeli bütçe gibi kritik kararların ertelendiği, göç ve iklim politikalarında ise üye ülkeler arasındaki ayrılıkların sürdüğü bir toplantı olarak sona erdi.

Kaynak: Gazete Oksijen