Almanya’nın geçen yıl yürürlüğe koyduğu 584 milyar dolarlık dev altyapı ve ekonomik teşvik paketi, Avrupa’nın en büyük ekonomisini uzun süredir devam eden durgunluktan çıkarmayı hedefliyordu. Ancak planın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen programın etkisi sınırlı kaldı; ayrılan kaynakların önemli bir bölümü hâlâ kullanılmadı.
Wall Street Journal'ın haberine göre “Büyük Berlin Yasası” olarak da anılan paket, ülke tarihindeki en kapsamlı kamu yatırım girişimlerinden biri. Buna rağmen, federal hükümetin bütçe açığı 2025’te gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 2,7’sinde sabit kaldı; bu oran, benzer büyüklükteki ekonomilere kıyasla oldukça düşük.
Ekonominin genel performansı ise beklentilerin altında. Almanya, Covid-19 pandemisi öncesi seviyelerden bu yana neredeyse durgun bir büyüme patikasında ilerliyor. Artan enerji maliyetleri, ABD’nin ticaret politikalarındaki sertleşme ve Çin’den gelen rekabet baskısı, ülkenin sanayi ihracat modelini zayıflatmış durumda.
“Para var ama harcanamıyor”
Yerel yönetimler, merkezi bütçeden aktarılması planlanan kaynakların sahaya inmemesinden şikâyetçi. Berlin’e yaklaşık 70 kilometre mesafedeki Wiesenburg belediye başkanı Marco Beckendorf, 4.200 nüfuslu kasaba için planlanan yaklaşık 2 milyon dolarlık altyapı desteğinin hâlâ ulaşmadığını söylüyor.
Beckendorf, yol onarımları, okul yenilemeleri ve küçük bir sanayi bölgesinin modernizasyonu için bu kaynağa ihtiyaç duyduklarını belirterek, “Asıl sorun para değil. Sorun, bu paraya nasıl erişileceğini unutmuş olmamız,” diyor.
Bürokrasi ve parçalanmış ihale sistemi
Ekonomistler ve yerel yöneticilere göre gecikmenin temel nedenlerinden biri, kamu projelerine ilişkin karmaşık ihale ve onay süreçleri. Mevcut düzenleme, büyük altyapı projelerinin küçük parçalara bölünerek ayrı ayrı ihale edilmesini zorunlu kılıyor.
Bu sistemin amacı küçük ve orta ölçekli şirketlerin kamu ihalelerine erişimini artırmak. Ancak pratikte süreçleri yavaşlatıyor, koordinasyon maliyetini yükseltiyor ve büyük ölçekli projelerde ciddi zaman kaybına yol açıyor.
Alman Ekonomi Enstitüsü’nden Tobias Hentze, kamu sektöründe yatırım iştahını artıracak teşviklerin zayıf olduğunu belirterek, “Sistem hâlâ çok yavaş. Bir proje ortaya çıktığında onu hızla hayata geçirme motivasyonu idari yapıda yok” diyor.
“Hayalet şantiyeler” ve tamamlanmayan projeler
Ülke genelinde birçok altyapı projesi kâğıt üzerinde başlamış görünse de sahada ilerleme sınırlı. Berlin’de bazı ana arterlerde trafik bariyerleri aylar önce yerleştirilmesine rağmen fiili inşaat faaliyetinin ya hiç başlamadığı ya da çok sınırlı kaldığı görülüyor.
Amaçlanan modernizasyon projeleri, görünür bir başlangıç işareti olmasına rağmen ilerleme kaydedemiyor.
Ekonomist Jens Südekum, bu tabloyu “sistemdeki çok sayıda sürtünme noktası” olarak tanımlıyor. Südekum’a göre hükümet, bu yapısal engelleri azaltmaya çalışsa da reformlar henüz sahaya yansımış değil.
Hızlandırılmış örnekler ve çelişki
Almanya, bazı acil durum projelerinde bürokratik süreçleri hızlandırabildiğini daha önce göstermişti. 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrası enerji krizine karşı LNG terminalleri olağanüstü hızlı şekilde inşa edilmişti. Normalde yıllar sürecek projeler yaklaşık 10 ayda tamamlanmıştı.
Ancak benzer hızlandırmalar altyapı paketine sistematik olarak entegre edilemedi. Parlamentoda tartışılan yeni düzenlemeler, büyük projelere yönelik yargı süreçlerinin sınırlanmasını ve itirazlara rağmen inşaatın devam edebilmesini öngörüyor.
Harcama mı, yeniden sınıflandırma mı?
Ekonomik araştırma kuruluşları, tahsis edilen fonların önemli kısmının yeni yatırım yerine mevcut kamu harcamalarının yeniden sınıflandırılması yoluyla kullanıldığını iddia ediyor.
Ifo Enstitüsü ve Alman Ekonomi Enstitüsü’nün ayrı çalışmalarına göre fonların büyük bölümü altyapı yatırımı yerine işletme giderlerine kaydırılmış durumda. Örnek olarak hastane modernizasyonu projeleri gösteriliyor; ancak bu harcamaların önemli kısmı personel ve operasyon maliyetlerine gidiyor.
Federal Maliye Bakanlığı ise bu iddiaları reddediyor. Bakanlık sözcüsü, yatırım harcamalarının 2025’te yüzde 17 arttığını ve 2026’da yüzde 37 daha artmasının beklendiğini belirtiyor.
Demiryolları ve sınır ötesi gecikmeler
Gecikmeler özellikle büyük ulaşım projelerinde belirgin. Kuzey İtalya’dan Münih’e uzanacak yüksek hızlı Alp demiryolu hattının İtalya ve Avusturya kesimleri büyük ölçüde tamamlanırken, Almanya tarafı geride kalmış durumda.
Benzer şekilde Güney Almanya’daki Mühldorf–Münih hattı da yıllardır planlama aşamasında. Bölge yetkilileri, hattın elektrikli ve çift hatlı hale getirilmesinin yerel sanayi için kritik olduğunu vurguluyor, ancak finansman ve onay süreçleri ilerlemiyor.
Mühldorf Belediye Başkanı Michael Hetzl, sürecin yavaşlığını eleştirerek federal hükümete açık mektup yazdı. Hetzl, “Yeterli para var ama nasıl erişileceği net değil,” diyor.
Yapısal sorun: Büyüme modeli baskı altında
Almanya ekonomisi, düşük kamu borcu ve mali disiplin üzerine kurulu modelini sürdürmeye çalışırken, aynı model bugün büyümeyi sınırlayan bir faktör olarak tartışılıyor.
Enerji maliyetleri, küresel rekabet ve demografik baskılar, kamu yatırımlarının hızla devreye girmesini daha kritik hale getiriyor. Ancak mevcut idari yapı, bu yatırımların ekonomik etkisini geciktiriyor.
Ekonomistler, sorunun yalnızca bütçe büyüklüğü değil, uygulama kapasitesi olduğunu vurguluyor. Mevcut durumda Almanya, “yatırım yapabilen ama uygulayamayan” bir kamu maliyesi görünümü veriyor.
Kaynak: Gazete Oksijen


