Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump ile görüşmek için Beyaz Saray'daydı. Macron'un amacı Suudi Arabistan'da Rusya heyeti ile Avrupa Birliği (AB) ve Ukrayna'nın olmadığı masada görüşen ABD'yi, yeniden Kiev saflarına çekmekti.
Washington ve Moskova arasındaki dikkat çeken yakınlaşma sürerken Trump'la Oval Ofis'te bir araya gelen Macron, transatlantik bağları kurtarmak için çabaladı.
Macron'un Oval Ofis'te transatlantik bağları düzene koyma çabası verdiği esnada, Birleşmiş Milletler'de (BM) gerçekleştirilen bir oylama iki taraf arasında kopmaya başlayan bağları gözler önüne serdi. ABD, BM'de Ukrayna'nın Rusya tarafından işgalinin üçüncü yıldönümünde yapılan oylamalarda iki kez Rusya ile aynı oyu kullandı.
Rusya'yı kucaklamasının işareti
ABD'nin önde gelen gazetelerinden Washington Post, bunu 2003 yılında yaşanan kopukluğa benzetti. Gazete, "Bu, 2003'teki Irak Savaşı'ndan bu yana uluslararası arenada Batılı müttefikler arasındaki en derin bölünmeydi" diye yazdı. Aynı zamanda bu hamle, Trump'ın müttefikleri yerine tarihi düşmanı olan Rusya'yı kucaklamasının da bir başka işareti olarak yorumlandı.
Gazetede yer alan bir makalede iki liderin görüşmesinin hırçın bir atmosferde geçmesi yönünde bir beklenti olduğuna da değinildi. Ancak kameraların karşısında iki lider genelde pozitif bir tablo çizdi. Washington'da böyle bir beklenti olmasının nedeni ise Trump ve Macron'un karışık geçmişi. Macron'un Trump'la uzun ve karmaşık bir ilişkisi oldu; Trump'ın ilk dönemindeki karşılaşmaları zaman zaman el sıkışma ve karşılıklı saygı gösterileriyle, zaman zaman da Trump'ın yoğun öfkesiyle manşetlere taşındı.
Macron bu seferki Washington ziyaretinde ABD'den Ukrayna'ya verilecek güvenlik garantileri için destek olmasını istedi. Ne Trump ne de Macron sonrasında yaptıkları açıklamalarda birbirleriyle çelişmedi ancak bir fikir birliğine varılmış gibi de görünmediler.
Washington Post'a göre Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna'daki savaşa kalıcı bir son vermeyi kabul edeceği yönündeki taahhütlerine inanmış görünüyor. Ancak Avrupalı liderler, Trump ile bu konuda aynı görüşü paylaşmıyorlar. Avrupalı liderlere göre Ukrayna'ya sağlam güvenlik garantileri vermeyen bir anlaşma, Rusya'nın yeniden silahlanmasına ve daha sonra Ukrayna'yı yeniden işgal etmesinin önünü açabilir. ABD lideri ise bu korkulara şüpheyle yaklaşıyor. Çünkü Trump'a göre anlaşma imzalandığında "herkes kendi işine bakacak."
Macron Trump'ı ikna etmeye niyetlenmişti
Ziyaret öncesinde Macron, Trump'ı Putin'le yakınlaşmanın ABD Başkanı'nın çıkarlarına uygun olmadığına ikna edebileceğine dair söz vermişti. Avrupalılar, Trump'ın ABD'nin Moskova'ya karşı on yıllardır sürdürdüğü ihtiyatlı tutumunu değiştirmesinden ve ABD'nin Rusya ile Avrupalıları ve Ukraynalıları dışlayan ilk görüşmelerinden endişe duymaya başladılar. Trump'ın son günlerde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'e yönelik saldırıları, ABD'nin Kiev'e vereceği desteğe ilişkin belirsizliği daha da derinleştirdi. Aynı zamanda Avrupa'nın, ittifak denklemini yeniden kuran Trump'a ilişkin endişelerini artırdı ve Macron'un uzun zamandır savunduğu, AB'nin kendi güvenliği için harekete geçmesi gerektiği yönündeki duyguyu da pekiştirdi.
Macron: Ateşkes haftalar içinde gelebilir
Trump ile görüşmesinden sonra Fox News'e röportaj veren Fransa Cumhurbaşkanı Macron, ateşkes anlaşmasının "haftalar içinde" gerçekleşebileceğini söyledi. Macron, Ukrayna ve AB'nin dışta tutulduğu Riyad görüşmeleri sonrasında gerçekleşen Washington ziyaretiyle ilgili: "Biz barış istiyoruz. Başkan Trump'ın girişiminin çok olumlu olduğunu düşünüyorum" dedi.
Macron sonrasında da Ukrayna için verilmesi gereken güvenlik garantilerinin önemini yineledi.
AB'nin baş diplomatı Kaja Kallas Pazartesi günü Brüksel'de gazetecilere verdiği demeçte “ABD'den gelen mesajlara baktığımızda, Rus söyleminin çok güçlü bir şekilde temsil edildiğini görüyoruz” demişti.
Macron Washington seyahati öncesinde aralarında bu hafta Trump'la görüşecek olan İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın da bulunduğu Avrupalı liderlerle telefonda görüştü. Fransa ve İngiltere aylardır Ukrayna'ya olası bir savaş sonrası konuşlanma konusunda sessiz tartışmaların ön saflarında yer alıyordu ancak Ukrayna'ya asker konuşlandırılması konusunda diğer AB ülkeleriyle net bir plan oluşturamamışlardı.