03 Mart 2026, Salı
Haber Giriş: 02.03.2026 18:27 | Son Güncelleme: 02.03.2026 21:01

Yunanistan'ın en etkili gazetesi Kathimerini yazdı: Macron Atina'yı da 'nükleer şemsiyesi' altına alıyor

Yunan Kathimerini gazetesinin haberine göre Fransa Cumhurbaşkanı Macron, ülkesinin nükleer caydırıcılık kapasitesini Avrupa geneline yayma stratejisi kapsamında Atina'yı da 'nükleer şemsiye' altına alıyor
Yunanistan'ın en etkili gazetesi Kathimerini yazdı: Macron Atina'yı da 'nükleer şemsiyesi' altına alıyor
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Yunanistan'ın, son dönemde silah programlarına yaptığı harcamalarla zaten büyük ölçüde güçlendirilmiş olan savunma kalkanı, Kathimerini'nin edindiği bilgilere göre, Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Yunanistan'ı ülkesinin "nükleer şemsiyesi" altına aldığı sekiz Avrupa ülkesi arasına dahil etmesiyle önemli bir ivme kazanacak.

İngiltere de destekliyor

Macron, Fransa'nın dört nükleer balistik füze denizaltısının üssü olan Brest Körfezi’ndeki Île Longue'da yapacağı konuşmada planını açıklayacak. Fransa'nın planı, Avrupa'nın diğer nükleer gücü olan İngiltere tarafından da destekleniyor ve Avrupa'nın stratejik özerkliğini artırmayı ve ABD'ye olan bağımlılığını azaltmayı amaçlıyor. Esasen, plan daha küçük, Avrupa merkezli bir NATO'nun yolunu açıyor.

Plana dahil edilen tek Güney Avrupa ülkesi

Kathimerini'nin edindiği bilgiye göre, plan ikili anlaşmalar yoluyla uygulanacak. Bu anlaşmaları sonuçlandırmak için Fransa, işbirliğinin kapsamını ve her ülkenin buna katkısını özelleştirmenin alternatif yollarından oluşan bir menü sunacak; zira bu tek taraflı bir Fransız jesti değil. Şu anda plana dahil edilen tek Güney Avrupa ülkesi Yunanistan; diğer yedi ülke ise Rusya'nın doğrudan tehdidi altında olan Orta ve Kuzey Avrupa ülkeleri.

Plan, barış zamanı tatbikatlarını, muhtemelen ortak bir karargahın kurulmasını ve elbette savaş durumunda karşılıklı nükleer desteğe olan bağlılığı içerecek. Kathimerini'nin edindiği bilgilere göre, ikili görüşmelerin ve anlaşmaların yazdan önce şekillenmeye başlaması bekleniyor. Yunanistan'ın nükleer şemsiyeye katılması, halihazırda yakın olan ikili savunma işbirliğinin bir uzantısı olarak görülüyor. Macron'un Nisan ayında Atina'yı ziyaret etmesiyle bu işbirliğinin yenilenmesi bekleniyor.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in Münih Güvenlik Konferansı sırasında dile getirdiği, planın bir parçası olma isteği önemli bir ivme olarak görülüyor. ABD'den henüz bir tepki gelmedi, ancak plan, Başkan Donald Trump'ın Avrupa'nın kendi savunmasının sorumluluğunu üstlenmesi ve ABD'nin yükünü azaltması yönündeki ısrarlı çabalarıyla örtüşüyor. Bu konu, Yunanistan Dışişleri Bakanı George Gerapetritis'in geçen hafta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı görüşmede ele alınmadı.

Hükümet sözcüsü doğruladı

Yunanistan Hükümet Sözcüsü Pavlos Marinakis, Kathimerini gazetesinin haberine yönelik şöyle konuştu:

"Söz konusu haberin gerçeklik payı vardır. Şu anda daha fazla bir şey söylemek istemiyorum ancak bu çok önemli konuda ortak Avrupa politikası için çizilen yön tam anlamıyla budur."

Marinakis, konuya ilişkin daha fazla ayrıntının ise gelecek haftalarda açıklanacağını ifade etti.

Almanya ve Fransa'dan nükleer işbirliği kararı

Almanya ve Fransa'nın, savunma politikalarında bilgi alışverişi ve stratejik adımların eşgüdümü amacıyla ikili bir çerçeve işlevi görecek üst düzey nükleer kontrol grubu kurduğu açıklandı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Almanya Başbakanı Friedrich Merz, yaptıkları ortak açıklamada, iki ülke arasında savunma ve caydırıcılık alanında işbirliğinin derinleştirilmesi yönünde önemli kararlar aldıklarını duyurdu.

Açıklamada, değişen tehdit ortamı karşısında Fransa ve Almanya'nın caydırıcılık politikalarında daha sıkı koordinasyona gideceği belirtilirken, nükleer caydırıcılığın Avrupa güvenliğinin temel unsurlarından biri olmaya devam ettiği vurgulandı. Bu çerçevenin ABD'nin genişletilmiş caydırıcılığına, Avrupa'daki ABD'nin nükleer konuşlandırmalarına ve Fransa ile İngiltere'nin bağımsız stratejik nükleer kuvvetlerine dayandığı ifade edildi. Alman-Fransız işbirliğinin, NATO'nun nükleer caydırıcılığını tamamlayıcı nitelikte olacağı, Almanya'nın katkı sunduğu nükleer paylaşım mekanizmasının yerine geçmeyeceğinin özellikle altı çizildi. Taraflar ayrıca, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlemesi Antlaşması dahil olmak üzere uluslararası hukuk yükümlülüklerine bağlı kalmayı sürdüreceklerini vurguladı.

Üst düzey nükleer grubunun görevleri arasında konvansiyonel askeri yetenekler, füze savunma sistemleri, Fransa'nın nükleer kapasitesinin uygun biçimde entegrasyonu konularında istişarelerde bulunmak yer alıyor. Almanya'nın Fransız nükleer tatbikatlarına konvansiyonel unsurlarla katılımı, stratejik tesislere ortak ziyaretler ve Avrupalı ortaklarla konvansiyonel kapasitenin güçlendirilmesi planlanıyor. Ayrıca erken uyarı, hava savunması ve "derin hassas vuruş" kabiliyetleri gibi alanlarda, nükleer eşiğin altındaki kriz ve tırmanma yönetimi kapasitesinin geliştirilmesi hedefleniyor.

Macron: Nükleer cephaneliğimizi büyüteceğiz

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, küresel gelişmelere dikkati çekerek Fransa'nın nükleer cephaneliğini büyüteceğini ve caydırıcılığını güçlendireceğini söyledi. Rusya'dan artan tehditler ve ABD ile müttefiklik ilişkilerinin sorgulandığı bir dönemde konuşan Macron, "Özgür olmamız için bizden korkmalılar" dedi.

Fransa'nın nükleer silahlarının olası kullanımına ilişkin doktrinde değişikliğe gittiklerini açıklayan Macron, "Jeopolitik bir kırılma döneminden geçiyoruz. (Nükleer) Modelimizi güçlendirmeliyiz" dedi. Macron yeni doktrini, "stratejik ve teknik anlamda NATO'nun çabalarını tamamlayıcı" ve "ileri caydırıcılık" olarak tanımladı. Fransa'nın 10 yıllar sonra ilk kez nükleer savaş başlığı sayısını artıracağını duyuran Macron, bu başlıkların sayısına ilişkin bilgi vermedi.

Macron, "ileri caydırıcılık" aşamasının, Avrupalı müttefiklere Fransız caydırıcılık tatbikatlarına katılma olanağı sunacağını, Almanya ve İngiltere ile konvansiyonel caydırıcılık seçeneklerini genişletmeye yönelik çok uzun menzilli füzeler üzerinde ortaklaşa çalışacaklarını kaydetti. Rusya'nın saldırganlığının arttığı ve ABD'de Başkan Donald Trump döneminde Avrupa ile müttefik ilişkilerinin giderek sorgulanır hale geldiği uluslararası ortamda, Avrupa'nın tek nükleer gücü konumunda bulunan Fransa'nın nükleer şemsiyesinin Avrupa'nın tamamına genişletmesi tartışmaları artmıştı.