12 Ekim 2026, Pazartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 12.10.2026 09:21 | Son Güncelleme: 12.10.2026 12:24

1000 tonu aşan rekor: Çin neden bu kadar çok altın alıyor? Fiyatları etkisi olacak mı?

Çin Merkez Bankası, 23 aydır sürdürdüğü altın alımlarını eylülde de devam ettirirken, ülkenin altın ithalatı 2026'nın ilk sekiz ayında 1.000 tonu aşarak rekor kırdı
1000 tonu aşan rekor: Çin neden bu kadar çok altın alıyor? Fiyatları etkisi olacak mı?

Çin Merkez Bankası, 23 aydır üst üste altın alırken ülkenin bu değerli metale yönelik ithalatı da tarihin en yüksek seviyesine çıktı.

CNBC'nin haberine göre bu alımlar, Pekin yönetiminin dolara bağımlılığını azaltma çabasını ve Çin vatandaşlarının güvenli yatırım alternatiflerinin sınırlı olmasını yansıtıyor.

Çin Devlet Döviz İdaresi verilerine göre Çin Merkez Bankası (PBOC), eylül ayında yaklaşık 23 ton altın aldı. Böylece banka, yaklaşık üç yılın en yüksek aylık alımını gerçekleştirdi. Bu alım, bankanın en az 2015'ten bu yana devam eden en uzun kesintisiz altın alım serisini de uzattı.

Çin’de vatandaşlar ve şirketler, güvenli liman olarak gördükleri altına hücum ediyor. Gümrük verilerine göre ülke, 2026'nın ilk sekiz ayında 1.000 tonu aşkın altın ithalatı için rekor kırarak 158,8 milyar dolar harcadı. Bu rakam, 2025 yılının tamamında 886 ton altın için ödenen 96,5 milyar doları geride bıraktı.

Bu birikim, altın fiyatlarının gerilediği bir dönemde gerçekleşiyor. Altının ons fiyatı, eylül ayında yüzde 8'den fazla düşerek yaklaşık 4.176 dolara indi. Fiyatlar, ocak ayında ise 5.500 doların üzerine çıkarak rekor kırmıştı.

Çin neden altın alıyor?

Julius Baer Group analisti Carsten Menke'ye göre Çin Merkez Bankası'nın altın alımlarının temelinde siyasi nedenler bulunuyor. Menke, “ABD dolarının bir silah olarak kullanılması ve buna bağlı olarak rezerv varlığı olarak ABD Hazine tahvillerine daha az bağımlı olma isteği”ne dikkat çekti.

Batılı hükümetler, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı işgal etmesinin ardından Rusya Merkez Bankası'nın varlıklarını dondurdu. Bu gelişme, jeopolitik gerilim dönemlerinde yurt dışında tutulan rezervlerin kısıtlanabileceğini gösterdi. Buna karşılık, bir ülkenin kendi kasalarında sakladığı altın bu tür kısıtlamalardan daha az etkileniyor.

ABD Hazine Bakanlığı verilerine göre Çin, ABD Hazine tahvillerindeki varlıklarını azaltmayı sürdürdü. Çin'in elindeki bu tahvillerin toplam değeri temmuz ayında 618 milyar dolara gerileyerek son 18 yılın en düşük seviyesine indi. Pekin yönetimi böylece döviz rezervlerini çeşitlendirme politikasını sürdürdü.

Çin'de altına yönelik talebi artıran bir diğer unsur da metalin güvenli liman olarak görülmesi. Ekonominin kırılgan seyrinden endişe duyan tüketiciler, altın takılara, külçelere ve madeni paralara yöneliyor.

Gayrimenkul piyasasının yıllardır süren durgunluğu, yerli yatırımcıların alternatiflerini sınırlıyor. Bir zamanlar hanehalkı servetinin başlıca dayanağı olan konut piyasası, uzun süredir devam eden düşüşten çıkamadı. Çin'in gösterge CSI 300 endeksi bu yıl yaklaşık yüzde 8 gerilerken, S&P 500 endeksi yüzde 13 yükseldi.

Kredi ve tahvil getirileri de borçlanma talebinin zayıf seyretmesi nedeniyle düşüş gösterdi. Çin'de bir yıllık devlet tahvilinin getirisi yaklaşık yüzde 1,2'ye indi. ABD'de ise aynı vadeli tahvilin getirisi yaklaşık yüzde 4,46 düzeyinde bulunuyor.

Saxo Bank'ın emtia stratejisi başkanı Ole Hansen, “Çin'de altın tutmanın fırsat maliyeti, birçok Batı piyasasına kıyasla çok daha düşük” dedi.

Menke'ye göre benzeri görülmemiş alımları hızlandıran bir diğer unsur da Pekin'in daha derin ve gelişmiş bir iç altın piyasası oluşturma planı. Bu hedef doğrultusunda Çin'in altın stoklarını yenilemesi de alımları destekliyor.

Menke, merkez bankasının ağustos sonu itibarıyla bu yıl yaklaşık 190 ton altın satın aldığını tahmin ediyor. Bu miktarın 110 tonunun ise resmî olarak açıklanmayan alımlardan oluştuğunu belirtiyor.

Altın fiyatlarına destek

Çin'in altın talebi, ABD'deki yüksek tahvil getirilerinin faiz getirisi sağlamayan değerli metale yönelik talebi sınırladığı bir dönemde fiyatların daha derin bir düşüş yaşamasını önlemeye yardımcı oldu. Altın fiyatları genellikle faiz oranları yükseldiğinde geriliyor.

ING Bank'ın emtia stratejisti Ewa Manthey, “Çin'in alımları, altın fiyatları için önemli bir yapısal destek kaynağı haline geldi” dedi. Manthey, merkez bankalarının uzun vadeli yatırım amacıyla alım yaptığını ve bireysel yatırımcılara kıyasla fiyat hareketlerine çok daha az duyarlı olduklarını da ekledi.

Carsten Menke de benzer bir değerlendirmede bulunarak faiz oranlarına ilişkin beklentiler ve tahvil getirileri belirgin biçimde yükselmesine rağmen altın fiyatlarının yaz aylarındaki seviyelerinin üzerinde kaldığına dikkat çekti. ABD Merkez Bankası (Fed), 2026 yılında bir faiz artırımının daha gündeme gelebileceğine işaret etti.

Dünya Altın Konseyi verilerine göre dünyanın en fazla altın rezervine sahip beşinci ülkesi olan Çin, ağustos ayı itibarıyla 2.387 ton altın bulunduruyordu. Bu miktar, ABD'nin altın rezervlerinin üçte birinden daha az.

Hansen'e göre Çin'de gayrimenkul ve hisse senedi piyasalarına duyulan güvenin yeniden artması, altına yönelik talebi azaltabilir. Aynı şekilde yuanın değer kaybetmesi, altını ülke içinde daha pahalı hale getirerek talebi sınırlayabilir. Faiz oranlarının yükselmesi de banka mevduatlarını daha cazip bir yatırım seçeneğine dönüştürebilir.

Kaynak: Gazete Oksijen