UN Women ve UN DESA’nın yeni raporu, kadınların siyasetten ekonomiye, teknolojiden iklim politikalarına kadar karar mekanizmalarında hâlâ büyük ölçüde temsil dışı kaldığını ortaya koyuyor. Mevcut ilerleme hızı değişmezse toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaşmak 171 yıl sürecek. Parlamentolarda eşit temsil için ise 2089’u beklemek gerekebilir
Birleşmiş Milletler’in yeni raporu, kadınların son yıllarda elde ettiği kazanımlara rağmen karar masalarında eşitlikten hâlâ çok uzak olduğunu gösteriyor. Dünyada her yedi ülkeden altısı erkek liderler tarafından yönetiliyor. Şirketlerin yalnızca yüzde 6’sının CEO’su kadın. Yapay zeka sektöründe üst düzey yönetici kadınların payı yüzde 14’ün altında. Üstelik mevcut ilerleme hızı değişmezse toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaşılması 171 yıl sürecek.
UN Women ve Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesi’nin (UN DESA) 17 Eylül’de yayımladığı Toplumsal Cinsiyet Eşitliği 2026 Durum Raporu, siyasetten ekonomiye, teknolojiden iklim politikalarına kadar kadınların karar alma süreçlerindeki temsilini mercek altına alıyor.
Parlamentoda kadınların payı yüzde 27.4
Rapora göre kadınlar 2026 itibarıyla ulusal parlamentolardaki sandalyelerin yüzde 27,4’ünü elinde bulunduruyor. Bu oran 2015’te yüzde 22,3’tü. Ancak son beş yıldaki ilerleme hızı devam ederse parlamentolarda kadınlarla erkeklerin eşit temsiline ancak 2089 yılında ulaşılabilecek.
Siyasete girişin önünde de ciddi engeller bulunuyor. Bazı ülkelerde seçimlerde aday olmanın maliyeti kişi başına düşen ortalama gelirin 100 katını aşabiliyor. Bazı ülkelerde ise seçimlere aday olan her 10 kadından 8’i kamusal alanda şiddete maruz kalıyor.
Kadınlar hükümetlerde görev aldıklarında da karar gücü yüksek alanlarda daha az temsil ediliyor. Dünya genelinde ekonomi alanındaki bakanlıkların yalnızca yüzde 19’u kadınlar tarafından yönetiliyor. Yaklaşık her 10 savunma bakanlığından 9’unun, her 10 maliye bakanlığından 8’inin başında erkekler bulunuyor. Sağlık bakanlarının ise yalnızca yüzde 26,3’ü kadın.
CEO’ların yalnızca yüzde 6’sı kadın
Eşitsizlik özel sektörde de devam ediyor. Dünya genelinde şirketlerin üst düzey yöneticilerinin, yani CEO’ların yalnızca yüzde 6’sı kadın. Verisi bulunan 83 ülkenin 66’sında kadın yöneticiler erkek yöneticilerden daha az kazanıyor.
Teknoloji sektöründe de tablo benzer. Yapay zeka alanındaki üst düzey yönetici pozisyonlarının yüzde 14’ünden azında kadınlar bulunuyor.
Kadınların yüksek yargıdaki temsili de sınırlı. Dünyadaki en yüksek yargı organlarının yalnızca yüzde 20’sine kadınlar başkanlık ediyor.
Son bir yılda 316 milyon kadın şiddete maruz kaldı
Raporun en çarpıcı verilerinden biri kadına yönelik şiddete ilişkin. Yalnızca son bir yılda 316 milyon kadın, yakın partneri tarafından fiziksel veya cinsel şiddete maruz kaldı.
Dijital dünyada kadınlara yönelik şiddet de büyüyen sorunlardan biri. Buna karşın rapor, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 2024 ve 2025 yıllarındaki Genel Görüşmeleri'nde hiçbir dünya liderinin teknoloji aracılığıyla gerçekleştirilen şiddetten söz etmediğine dikkat çekiyor.
Kadınların üzerindeki ücretsiz bakım yükü de değişmiş değil. Dünya genelinde kadınlar ve kız çocukları ücretsiz bakım ve ev işlerine erkeklerin 2,5 katı zaman ayırıyor.
Toplumsal cinsiyet eşitsizliği iklim kriziyle de kesişiyor. Yaklaşık 2,9 milyar kadın ve kız çocuğu, iklim değişikliği ve jeofizik afetlere yüksek veya çok yüksek düzeyde maruz kalan ülkelerde yaşıyor.
Buna rağmen dünyada çevre alanından sorumlu bakanların yüzde 27’si kadın. Başka bir ifadeyle, iklim krizinin etkilerine yoğun biçimde maruz kalan kadınlar, geliştirilen politikaların karar mekanizmalarında aynı ölçüde temsil edilmiyor.
Gıda güvenliğinde de görünüm kaygı verici. Eğilimler değişmezse 2030'da 1.1 milyar kadın ve kız çocuğunun gıda güvencesizliği yaşamaya devam edeceği öngörülüyor.
Rapora göre 2019-2024 yılları arasında gerçekleştirilen 99 yasal reform, ayrımcı düzenlemelerin kaldırılmasına ve cinsiyet eşitliğini destekleyen hukuki çerçevenin güçlendirilmesine katkıda bulundu.
Ancak incelenen 131 ülkenin yüzde 51’inde hâlâ önemli yasal boşluklar bulunuyor. Rapora göre hiçbir ülke yasalarda tam eşitliği sağlayabilmiş değil.
Dahası, mevcut hızla Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin SKA 5 başlığındaki hiçbir gösterge 2030 hedeflerine ulaşamayacak. Toplumsal cinsiyet eşitliğine ayrılan kaynaklar da 2021’den bu yana en düşük seviyede. Bu gerilemeden en fazla etkilenenler arasında kadın hakları örgütleri bulunuyor.
Eşitlik, eşit söz hakkı olmadan kurulamaz
UN Women İcra Direktörü Sima Bahous, raporun sonuçlarını değerlendirirken kadınların karar mekanizmalarındaki temsiline dikkat çekti:
“Kadınlar liderlik ettiğinde toplumlar daha güçlü, ekonomiler daha dayanıklı oluyor. Ancak iktidar, kadınları sistematik olarak dışlayan kurumlarda yoğunlaşmaya devam ettiği sürece toplumlar kendi potansiyelini tam olarak gerçekleştiremeyecek. Eşitlik, karar mekanizmalarına eşit erişim olmadan kurulamaz.”
BM Ekonomik ve Sosyal İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Li Junhua da mevcut ilerleme hızının yetersizliğine işaret ederek, “Veriler hiçbir kuşkuya yer bırakmıyor. Bugünkü ilerleme hızıyla toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaşmak için hâlâ 171 yıl gerekiyor” dedi.
Barış masalarında da kadınlar yok
Kadınların temsilinin en düşük kaldığı alanlardan biri de barış süreçleri. Dünya genelindeki barış süreçlerinin 10’da 8’ine yakınında kadınlar müzakereci veya arabulucu olarak hiç yer almadı.
Rapor, BM açısından sembolik bir dönemde yayımlandı. Dünya liderleri BM’nin 81. Genel Kurul Oturumu için bir araya gelirken Birleşmiş Milletler de onuncu Genel Sekreterini seçmeye hazırlanıyor. BM’nin 80 yıllık tarihinde bu göreve bugüne kadar hiç kadın seçilmedi.
UN Women ve UN DESA, mevcut tablonun değişmesi için kadınların siyasi ve ekonomik kararlarda eşit söz hakkına sahip olmasını, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında çalışan kurumların kaynaklarla desteklenmesini ve kadın hakları örgütleri ile sivil alanın korunmasını istiyor.
Raporun ortaya koyduğu tablo ise tek bir rakamda özetleniyor: Bugünkü hız değişmezse eşitliğe 171 yıl var.