Mayıs ayında göreve gelmesinin ardından Jackson Hole Sempozyumu'nda ilk kapsamlı konuşmasını gerçekleştiren Fed Başkanı Kevin Warsh, yüzde 2'lik enflasyon hedefinin esnetilemeyecek sabit bir ilke olduğunu belirterek, mevcut finansal koşulların henüz yeterince sıkı olmadığını ifade etti.
Warsh, temel enflasyonun açık ve yeterli bir hızla yüzde 2 hedefine doğru ilerlediğine ilişkin ikna edici kanıt bulunması gerektiğini belirterek, aksi durumda Fed'in gerekli adımları atacağını söyledi.
Yaz aylarında açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) verilerinin beklentilerden olumlu gelmesine karşın ana enflasyon eğilimlerinde kalıcı bir iyileşmeye işaret etmediğini kaydeden Warsh, "Enflasyon verilerinde ciddi bir iyileşme işareti yok" değerlendirmesinde bulundu.
Warsh, enflasyonun halen yüzde 2'nin üzerinde seyrettiği mevcut konjonktürde Fed'in temel odağının fiyat istikrarı olması gerektiğini belirterek, "Fed'in görevi fiyat istikrarını sağlamak" mesajını verdi.
Warsh'ın bu sözleri faiz artırımı sinyali olarak yorumlandı.
Ancak Warsh, Fed’in gelecek toplantılarda faiz artırıp artırmayacağı, indirime gidip gitmeyeceği ya da faizi sabit tutup tutmayacağı konusunda analistlerin “ileri yönlendirme” dediği yöntemi kullanmak istemediğini söyledi. Warsh’a göre bu yaklaşım, Fed’i belirli bir politika patikasına bağlayarak kurumun hareket alanını daraltıyor.
"İleri yönlendirmenin rolü sınırlı olmalı"
Göreve geldikten sonra benimsediği sınırlı iletişim stratejisi ve net yönlendirme (forward guidance) sunmaması nedeniyle eleştirilen Warsh, Jackson Hole konuşmasında para politikasının önceliklerine ilişkin şimdiye kadarki en ayrıntılı mesajlarını verdi.
Warsh, para politikasında ileri yönlendirmenin rolünün sınırlı olması gerektiğini belirterek, "İleri yönlendirmenin rolü sınırlı olmalı" ifadesini kullandı.
Fed'in para politikası kararlarını ekonomik gelişmeler ve piyasa sinyalleri doğrultusunda şekillendirmesi gerektiğine işaret eden Warsh, "Fed'in mümkün olduğunca filtrelenmemiş, net piyasa sinyallerine ihtiyacı var" dedi.
Warsh, piyasa katılımcılarının yalnızca para politikası beklentilerine değil, ekonomi genelindeki gerçek gelişmelere ilişkin verilere odaklanması gerektiğini belirterek, "Piyasa katılımcıları ekonomi genelindeki gerçek bilgileri takip etmeli" değerlendirmesinde bulundu.
Yapay zeka para politikasında yeni değişken olacak
Warsh'ın konuşmasında yapay zekanın ekonomideki etkilerine ilişkin değerlendirmeler de öne çıktı.
Yapay zekanın ekonomik yapıdaki dönüşümün yanı sıra para politikasının yürütülmesi açısından da yeni sonuçlar doğuracağını belirten Warsh, "Yapay zeka, ekonomi ve para politikasının yürütülmesi açısından sonuçlar doğuracak yeni bir değişken" dedi.
Warsh, yapay zekanın Fed'in politika değerlendirmelerinde dikkate alacağı yeni bir faktör haline geleceğini belirterek, "Yapay zeka yeni faktörümüz olacak, politikamıza da yansıyacak" ifadesini kullandı.
Fed bünyesindeki çalışma gruplarının yapay zeka ve ekonomi üzerindeki etkilerine ilişkin çalışmalarına da değinen Warsh, "Çalışma gruplarının liderleriyle yapılan ilk görüşmeler cesaret verici" değerlendirmesinde bulundu.