29 Ocak 2026, Perşembe
Haber Giriş: 28.01.2026 21:58 | Son Güncelleme: 29.01.2026 00:45

Fed kararını açıkladı, politika faizini sabit bıraktı

ABD Merkez Bankası (Fed), çarşamba günü yaptığı toplantıda, faiz indirimlerinden oluşan son seriye ara verme kararı aldı. Merkez bankası bu kararı, bağımsızlığına ilişkin krizle boğuştuğu ve yeni bir başkanı beklediği bir dönemde aldı
Fed kararını açıkladı, politika faizini sabit bıraktı
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Piyasa beklentileriyle uyumlu olarak, Fed’in Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC), politika faizini yüzde 3,5–3,75 aralığında sabit tuttu.

Faizleri sabit tutma yönünde oy kullanan komite, aynı zamanda ekonomik büyümeye ilişkin değerlendirmesini yukarı yönlü revize etti. Enflasyona kıyasla iş gücü piyasasına yönelik endişelerini ise hafifletti.

Toplantı sonrası yayımlanan açıklamada, “Mevcut göstergeler ekonomik faaliyetin sağlam bir hızla genişlemeye devam ettiğini gösteriyor. İstihdam artışı düşük seyretmiş olsa da işsizlik oranı istikrar işaretleri vermeye başladı. Enflasyon ise bir miktar yüksek kalmaya devam ediyor” denildi.

Önemli bir değişiklik olarak, komite açıklamadan daha önce iş gücü piyasasında zayıflama riskinin enflasyondaki yükseliş riskinden daha ağır bastığını belirten ifadeyi çıkardı. Bu durum, Fed’in düşük enflasyon ve tam istihdamdan oluşan ikili hedefleri arasında daha dengeli bir tablo gördüğüne ve politikalarda daha sabırlı bir duruş benimseyebileceğine işaret ediyor.

İleriye dönük yönlendirme açısından, açıklamada fazla ipucu yer almadı. Piyasalar, Fed’in bir sonraki faiz ayarlamasını en erken haziran ayında yapmasını bekliyor.

Açıklamada, “Federal fon oranı hedef aralığında yapılabilecek ilave ayarlamaların kapsamı ve zamanlaması değerlendirilirken, Komite gelen verileri, değişen görünümü ve risk dengesini dikkatle analiz edecektir” ifadeleri kullanıldı. Bu dil, eylül 2025’te başlayan gevşeme döngüsünden uzaklaşmaya işaret eden ve aralık ayında eklenen ifadelerin aynısı oldu.

Son toplantılarda olduğu gibi, bu kararda da muhalif oylar vardı.

Fed üyeleri Stephen Miran ve Christopher Waller, faizin sabit tutulmasına karşı oy kullandı ve bir çeyrek puanlık yeni bir indirimden yana tavır aldı. Her iki isim de ABD Başkanı Donald Trump tarafından atanmıştı. Miran, Eylül 2025’te yarım kalan bir yönetim kurulu görevini devralmıştı ve görev süresi cumartesi günü sona eriyor. Trump’ın ilk başkanlık döneminde atanan Waller ise Fed başkanlığı için mülakata girmiş olsa da güçlü bir aday olarak görülmüyor.

Kararın rutin niteliği, merkez bankası açısından hiçbir şeyin artık rutin olmadığı bir döneme denk geliyor.

Fed Başkanı Jerome Powell’ın görev süresinin sona ermesine yalnızca iki toplantı kaldı. Powell, küresel pandemi, derin bir resesyon ve Trump ile yaşanan bitmek bilmeyen gerilimleri içeren çalkantılı sekiz yılın ardından koltuğu bırakmaya hazırlanıyor.

Son dönemde Adalet Bakanlığı, Washington’daki Fed genel merkezinde yürütülen kapsamlı yenileme çalışmaları nedeniyle Powell hakkında celp çıkardı. Bundan önce Başkan Trump, Powell’ı birçok kez görevden almakla tehdit etmiş ve Fed üyesi Lisa Cook’u görevden alma girişiminde bulunmuştu. Bu dava şu anda ABD Yüksek Mahkemesi’nin kararını bekliyor.

Tüm bu gelişmelerin merkezinde, Fed’in siyasi müdahaleden bağımsız şekilde hareket edebilme yetisi, yani merkez bankası bağımsızlığına yönelik tartışmalar yer alıyor. Adalet Bakanlığı soruşturmasını doğrulayan Powell, alışılmadık derecede açık bir dille bu baskıların Trump’ın para politikasını kontrol etme çabalarından kaynaklandığını söyledi. Önceki başkanlar da Fed kararlarını eleştirmiş ve faiz indirimleri için baskı yapmıştı, ancak Trump kadar agresif ve bunu kamuoyu önünde yapan bir başkan olmamıştı.

Fed, aynı zamanda zorlu bir ekonomik tabloyla da karşı karşıya.

En geniş büyüme göstergesi olan gayrisafi yurt içi hasıla güçlü seyrini sürdürüyor. Üçüncü çeyrekte ekonomi yüzde 4,4 büyürken, Atlanta Fed’e göre yılın son üç ayı yüzde 5,4’lük bir büyüme hızına işaret ediyor.

Buna karşın, Trump yönetiminin yasa dışı göçe yönelik sert önlemleri nedeniyle iş gücü piyasasında işe alımlar yavaşladı. Ancak işten çıkarmalar da sınırlı kaldı; ilk kez işsizlik maaşı başvuruları son iki yılın en düşük seviyelerinde seyrediyor.

Enflasyon ise sorunlu olmaya devam ediyor. 2022’de görülen 40 yılın zirvesinden gerilemiş olsa da, oran halen Fed’in yüzde 2 hedefinden ziyade yüzde 3’e daha yakın seyrediyor. Bu durum, bazı FOMC yetkililerinde faiz indirimlerinin durdurulması ya da fiyat artışlarının gerçekten yavaşladığına dair daha güçlü kanıtlar görülene kadar tamamen rafa kaldırılması gerektiği yönünde endişelere yol açıyor.

Trump’ın tarifeleri de enflasyon açısından arka planda önemli bir faktör olarak değerlendiriliyor. Fed ekonomistleri, bu gümrük vergilerinin kısa vadede fiyat baskılarını artıracağını, ancak yılın ilerleyen dönemlerinde bu etkinin azalacağını düşünüyor.

Vadeli işlem piyasaları, Fed’in 2026’da en fazla iki faiz indirimi yapacağını, 2027’de ise hiç indirim olmayacağını fiyatlıyor. Tahmin piyasaları ise Powell’ın yerine geçecek en güçlü aday olarak BlackRock’ın tahvil birimi başkanı Rick Rieder’ı gösteriyor.