Sermaye piyasalarında son dönemde yaşanan gelişmeler kapsamında adı Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerle gündeme gelen eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya, yaklaşık 2,2 milyar lirayı iade etti.
Ekonomim'in haberine göre, Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktardı.
Kaya çiftinin Özata Denizcilik hisselerinde gerçekleştirdiği öne sürülen işlemler, fonlara ilişkin gelişmelerin ardından kamuoyunun gündemine gelmişti.
Kamuoyuna yansıyan iddialara göre Kaya ve eşi, Özata Denizcilik hisselerine toplam 163 milyon 46 bin lira yatırmış ve hisselerin satışından yaklaşık 2 milyar 170 milyon lira elde etmişti. Söz konusu rakamlar Kaya çiftinin kesinleşmiş işlem dökümü olarak resmi makamlarca kamuoyuna açıklanmış değil.
Böylece Kaya çiftinin söz konusu işlemlerden elde ettiği öne sürülen tutarın iadesi yönünde adım attığı öğrenildi.
Yeni Parti Grup Başkanvekili Günaydın: 4,4 milyar lira ödemesi gerekiyordu
Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki iade iddialarıyla ilgili bir açıklama yapan Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın açıklamasında şunları söyledi:
“Bakın Sermaye Piyasası Kurulu'nun bülteni. Tarih 25 Eylül 2026. Burada ne deniyor? ‘Özata pay piyasasında gerçekleştirilen işlemler...’ Saymış insanları. Bunların içerisinde Emre Tezmen var, Kadir Boy var, Abdülkadir Özkan var, Kerem Alkın var, vesaire vesaire.
Bunlara diyor ki: ‘15 gün içerisinde haksız edindiğin paranın iki katını yatırırsan etkin pişmanlıktan yararlanırsın ve herhangi bir soruşturma, kovuşturmaya muhatap olmazsın’ diyor. Bu listenin içerisinde Fatma Betül Sayan Kaya'yı ve eşini gören var mı? Yok.
İlk önce soralım. Neden Özata işlemlerinde Fatma Betül Sayan Kaya, eşiyle beraber 2.1 milyar lirayı götürdüğü halde, 2.2 milyar lirayı götürdüğü halde bu listeye koymamıştın? Soru bir.
Soru iki: Şimdi Fatma Betül Sayan Kaya 2.1 milyar lira ödemiş. Oysa ödemesi gereken neydi? Haksız ediniminin iki katıydı değil mi? Yani 4.4 milyar TL ödemesi gerekiyordu. Götürdüğü parayı aynen Hazine'ye irat kaydedince Fatma Betül ve eşi bütün soruşturma ya kovuşturmalardan muaf mı olacak? Aklınız gerçekten bu kadar basit mi çalışıyor? Vatandaşın ve kamuoyunun peşinizi bırakacağınızı mı sanıyorsunuz?"
SPK, IBAN numarası paylaşmıştı
SPK Kanunu çerçevesinde hakkında suç duyurusu kararı alınan şahıslar elde ettiği gelirin iki katını geri ödemeleri halinde etkin pişmanlıktan yararlanabiliyor.
SPK, yayınladığı bültende IBAN numarası dahi vermişti:
"6362 sayılı SPK'nın 107/1 maddesi çerçevesinde hakkında suç duyurusu kararı alınan şahısların 6362 sayılı SPKn’nun 107/3 hükmü uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmesi için beş yüz bin Türk Lirasından az olmamak üzere, elde ettiği veya elde edilmesine sebep olduğu menfaatin iki katı miktarı parayı Kurul kararından itibaren 15 gün içinde; Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın e-tahsilat hesabına (IBAN TR450000100100000350154037, Vergi Kimlik Numarası:6110333534) “6362 sayılı Kanunun 107/3 maddesi kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanma karşılığı Hazineye ödenmesi gereken tutar” açıklama notu ile ödemesi ve aynı süre içinde Kurulumuza ilgili belgelerin iletmesi gerekmektedir."
Fatma Betül Sayan Kaya görevinden istifa etmişti
Hakkında ortaya atılan Özata Denizcilik’ten hisse alıp 20 katı aşkın kâr elde ettiğ yönündeki iddiaların ardından tek bir açıklama yapan Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti'deki görevlerinden istifa ettiğini duyurmuştu.
Kaya, istifa açıklamasında hakkındaki iddialara yanıt vermemişti.
İstifasını sosyal medya hesabından duyuran Fatma Betül Sayan Kaya şu ifadelere yer vermişti:
“Son günlerde meydana gelen ve kamuoyunu meşgul eden bir meseleyle ilgili olarak bugün şahsım hakkında birtakım iddia ve değerlendirmeler gündeme getirilmiştir.
Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde söz konusu meseleye ilişkin ortaya koyduğu açık ve kararlı iradeyle, kim olursa olsun iddiaların tüm yönleriyle araştırılması ve sürecin titizlikle yürütülmesi gerektiğini ifade etmiştir.
Ben de bu yaklaşımın gereği olarak, ortaya atılan iddiaların hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulmasını ve yürütülecek sürecin sağlıklı ve selamet içerisinde tamamlanmasını son derece önemsiyorum.
Siyasette taşıdığımız sorumluluğun yalnızca hukuki sorumlulukla sınırlı olmadığına inanıyorum. Milletimize karşı üstlendiğimiz görev, gerektiğinde siyasi ve vicdani sorumluluk almayı da gerektirir.
Bu nedenle, şahsımla ilgili iddiaların açıklığa kavuşturulacağı bir süreçte bulunduğum makamın herhangi bir tartışmaya konu edilmemesi; yürütülecek inceleme ve soruşturmanın hiçbir gölge altında kalmadan, bağımsız ve sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi adına siyasi sorumluluk almayı gerekli görüyorum.
Bu anlayışla, sürecin selameti ve iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla yürütmekte olduğum tüm görevlerimden affımı Sayın Genel Başkanımızdan istedim.”

