Paramount'un Skydance tarafından satın alınmasının ardından direksiyona geçen CEO David Ellison, Warner Bros. Discovery (WBD) ile yapılan 81 milyar dolarlık mega anlaşmayı duyururken; teknoloji, ölçek ve yılda en az 30 sinema filmi vizyona sokma vaadiyle Hollywood için yeni bir altın çağın kapılarını araladığını ilan etti.
Wall Street Journal'ın haberine göre bu pembe tablonun arkasında çok sert bir finansal gerçek yatıyor.
Yakın bir tarihte resmi olarak tamamlanması beklenen birleşme sonucunda, yeni şirket yaklaşık 80 milyar dolarlık bir borç yüküyle karşı karşıya kalacak.
Şirketin net borcunun, yıllık faiz, vergi ve amortisman öncesi karına (FAVÖK / EBITDA) oranının 6,5 katı bulması bekleniyor.
Finans dünyası ve medya analistleri, bir medya şirketi için bu oranı oldukça yüksek ve riskli buluyor. Sektörün önde gelen analiz firmalarından MoffettNathanson, bu borç tablosunu yayınladığı notta doğrudan "sarsıcı" olarak nitelendirdi.
Kemer sıkma politikası daha bitmemişti
Genç CEO David Ellison’ın önündeki en büyük zorluk, Warner Bros. Discovery’nin eski CEO'su David Zaslav döneminde uygulanan ve binlerce çalışanın işten çıkarılmasına, birçok yüksek bütçeli film ve dizi projesinin rafa kaldırılmasına neden olan o katı ve acımasız kemer sıkma önlemlerine başvurmadan maliyetleri düşürmek zorunda olması.
İçeriden gelen bilgiler durumun kritik olduğunu gösteriyor. Birçok mevcut ve eski Warner yöneticisi, halihazırda yapılan ardı arkası kesilmeyen tasarruf hamlelerinin şirkette "görünen ve kolay budanabilecek" tüm fazlalıkları zaten yok ettiğini, bu yüzden geriye kesilecek neredeyse hiçbir şey kalmadığını belirtiyor.
Paramount da Skydance’e satılmadan önce ve satıldıktan sonra zaten kendi içinde birçok maliyet azaltma döngüsünden geçmişti.
Ellison’ın finansal olarak hareket alanı bulabilmesi ve bu birleşmenin başarıya ulaşması, sonraki üç yıl içinde vaat edilen 6 milyar dolarlık tasarrufun eksiksiz olarak yakalanmasına bağlı. Sektör analistleri, bu iki dev yapının entegrasyon hızı düşünüldüğünde, bu 6 milyar dolarlık hedefi "aşırı iyimser ve agresif" buluyor.
Gizli tuzaklar ve Larry Ellison
Bu devasa borç ve kapıdaki yeni kesinti ihtimalleri, bünyesinde Hollywood'un kurucu iki büyük sinema stüdyosunu, CNN ve MTV gibi dünyaca ünlü TV markalarını ve devasa bir dijital yayın platformunu barındıracak olan bu yeni imparatorluğun üzerinde bir gölge gibi sallanıyor.
David Ellison, arkasındaki milyarder babası (Oracle kurucusu) Larry Ellison'ın finansal gücüne güvenerek; yükselen spor yayın hakları maliyetlerine, acımasız dijital yayın rekabetine ve riskli gişe koşullarına rağmen içerik dünyasına devasa bir kumar oynuyor.
Paramount, yaptığı resmi açıklamada bu riskleri reddederek şu ifadeleri kullandı:
"Bu işlem maliyetleri kısmaya değil, büyümeye odaklıdır. Bir yandan uzun vadeli iş ve içerik yatırımlarımıza devam ederken, diğer yandan borçlarımızı istikrarlı bir şekilde azaltacağız. Ellison ailesinin yönetimi doğrudan üstlenmesi ve elini taşın altına koyması en büyük avantajımızdır. Biz Paramount bünyesinde rüştünü ispatlamış, içerik ve spor haklarını büyüterek 3 milyar dolarlık bir verimlilik sağlayan aynı başarılı oyun planını Warner birleşmesinde de uygulayacağız."
Şu an için Paramount'un eli kolu bağlı. Anlaşma tamamen kapanana kadar Warner'ın iç operasyonlarını sadece sınırlı bir şekilde görebiliyorlar ve işin ne kadar derinleştiğini tam olarak inceleyemiyorlar.
Bu durum içeride "gizli kara mayınları" olabileceği endişesini doğuruyor. Hatırlanacağı üzere, 2022'deki Discovery evliliğinde de yöneticiler ancak şirketin yönetimini aldıktan sonra ömrü çok kısa süren dijital platform CNN+ gibi projelerin devasa gizli maliyetleriyle yüzleşmek zorunda kalmıştı.
Can çekişen TV ağları
Paramount, birleşme sonrasında yeni şirketin yıllık yaklaşık 69 milyar dolar gelir elde edeceğini öngörüyor. Tasarruflar sağlandıktan sonra ise düzeltilmiş yıllık karın (EBITDA) 18 milyar dolar civarında olması bekleniyor. Yeni şirketin masaya otururken planladığı yıllık içerik ve prodüksiyon bütçesi ise 30 milyar doların üzerinde. Şirket yönetimi, yatırımcılara borç oranını üç yıl içinde gelirin 3 katına düşüreceklerinin sözünü verse de MoffettNathanson analistleri bu sözün piyasa gerçekleriyle uyuşmadığını savunuyor.
En büyük risk ise şu; borcu ödemek için kullanılacak olan nakit akışını sağlayan ana damarların kendisi zaten krizde. Birleşik şirket, borç ödemek için büyüyen bir sektöre değil, gelirleri her geçen gün eriyen geleneksel televizyon ağlarına güvenmek zorunda.
Bünyesinde CNN, CBS, MTV ve Nickelodeon gibi devleri barındıran televizyon sektörü, kablolu TV aboneliklerinin iptal edilmesi (cord-cutting) ve reklam gelirlerinin çakılması nedeniyle ağır darbe alıyor. Derecelendirme kuruluşu Moody’s Ratings, bu televizyon ağlarının gelirlerinin öngörülebilir gelecekte her yıl ortalama %10 oranında eriyeceğini tahmin ediyor.
David Ellison, Paramount+, Pluto TV ve Warner'ın HBO Max platformlarını birleştirerek Netflix ve Disney karşısında çok daha dişli bir dijital rakip yaratacağına ve nakit akışını buradan çevireceğine inanıyor.
Kaynak: Gazete Oksijen




