ABD ve İsrail'in İran'a saldırması ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkması, küresel havacılık sektöründe yeni bir maliyet baskısı yaratıyor. Artan yakıt fiyatları havayolu şirketlerini zorlarken, şirketlerin bu maliyetleri bilet fiyatlarına hızlı şekilde yansıtamaması kâr marjlarını tehdit ediyor.
Analistler, petrol fiyatlarındaki yükselişe jet yakıtı rafinaj marjlarındaki keskin artışın da eklendiğini ve bunun havayolları üzerindeki maliyet baskısını daha da artırdığını belirtiyor. Sektör temsilcileri ise savaşın uzun sürmesi halinde özellikle küçük ölçekli havayolu şirketlerinin iflas riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor.
Küçük havayolları daha kırılgan
Artan yakıt maliyetleri özellikle düşük maliyetli havayolu şirketlerinin kâr marjlarını ciddi şekilde baskılıyor. Bu etkinin boyutu ise şirketlerin iş modelleri, riskten korunma stratejileri ve uçuş ağlarına göre değişiyor.
Büyük havayolu şirketleri gelirlerinin daha küçük bir kısmını yakıta harcadıkları ve daha güçlü bilançolara sahip oldukları için petrol fiyat şoklarına karşı görece daha dayanıklı görülüyor. Gelir kaynakları daha çeşitli olan ve daha yüksek kâr marjlarına sahip şirketler de artan yakıt maliyetlerini absorbe etmede avantajlı konumda bulunuyor.
Bilet fiyatları yükseliyor
Bazı havayolu şirketleri petrol fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı hedge stratejileri uygulasa da analistler bunun yalnızca kısa vadede etkili olabileceğini belirtiyor. Öte yandan Asya rotalarına sahip şirketlerin, yolcuların çatışmadan etkilenen Orta Doğu’daki aktarma noktalarından kaçınması nedeniyle avantaj sağlayabileceği değerlendiriliyor.
Havayolları üzerindeki baskıya rağmen genel havacılık sektörünün görece daha dirençli olduğu ifade ediliyor. Airbus ve Boeing’in büyük sipariş birikimleri, havayollarının kârlılığı düşse bile geniş çaplı sipariş iptallerinin önüne geçiyor.
Ancak en büyük risk bakım ve satış sonrası hizmetlerde görülüyor. Gelirlerde yaşanabilecek düşüş, motor revizyonlarının ertelenmesine ve uçak kullanımının azaltılmasına yol açabilir. Bu durum da tedarikçi şirketlerin gelirlerini olumsuz etkileyebilir.
Sektörün geleceği açısından belirleyici unsur ise çatışmanın süresi ve petrol fiyatlarının seyri olacak. Kısa süreli aksaklıklar maliyetleri yükseltse de yönetilebilir kalabilir. Ancak kritik enerji yollarının uzun süre kapalı kalması, petrol fiyatlarını daha da artırarak havacılık sektörü üzerinde ciddi baskı yaratabilir.
