Amerikan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından 1929'dan bu yana verilen Oscar Ödülleri, 98'nci kez sahiplerini buldu. Emmy ödüllü televizyon sunucusu, yazar, yapımcı ve komedyen Conan O’Brien'ın sunuculuğunu üstlendiği törende One Battle After Another (Savaş Üstüne Savaş) En İyi Film, En İyi Yönetmen, Yardımcı Rolde En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Uyarlama Senaryo, En İyi Kurgu ve En İyi Kast olmak üzere altı dalda ödüle uzandı.

16 dalda aday gösterilerek rekora imza atan Sinners (Günahkarlar) ise En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Özgün Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni ve En İyi Orijinal Müzik ödüllerini kazandı. Film eleştirmeni ve senarist Burak Göral, Los Angeles'taki Dolby Theatre'da düzenlenen ödül törenini canlı anlatımla Oksijen okurlarına aktardı. İşte gecenin kazananları...

“Savaş Üstüne Savaş” özellikle Amerikalılar için çok değerli, uzun süredir eşine rastlanmayan içerikte bir film. Giderek otokrasiye yaklaşan ülkede seyirciyi sarsıyor ve bir doping etkisi yaratıyor. Direniş ve umutsuzluk arasında sıkışıp kalanların ruh halini anlatıyor. Amerikan gündemi ve sosyolojisini çok iyi yakalayan film, birçok ülkenin vatandaşını da ilgilendiriyor aslında. Kaygılarımızı, pasifliğimizi, öfkemizi ve isyanımızı nefes kesici bir tempoyla birleştiriyor. Hem içerik hem de sinematografik olarak seyircisini doyuruyor.

Jessie Buckley “Kayıp Kız”, “Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum”, “Canavar” ve “Chernobyl” gibi yapımlarda zaten çok iyi performanslar göstermişti ve Oscar’a da emin adımlarla ilerliyordu. “Hamnet”teki Agnes rolü bu yılın neredeyse tüm kadın oyuncu ödüllerini ona kazandırdı.

SAG ödülünü alınca kesinleşmiş gibiydi. Michael B Jordan çok iyi bir oyuncu. “Sinners”da ikiz kardeşlerin ikisini de oynayarak onların farklı insanlarmış gibi algılanmasını sağlıyor. Ama bence oyuncunun en iyi performansını henüz izlemedik, böyle giderse de çok beklemeyeceğiz…

Paul Thomas Anderson yıllardır Oscar’ı hak ediyordu. Derin, estetik ve çok duyarlı sahneler yaratabilen bir yönetmen. Tavlayıcı bir politik temayı, dokunaklı bir baba-kız hikayesi, mizah ve aksiyonu tek bir zayıf an bile içermeyen sinematografiyle birleştirmiş. Daha ne yapsın?

KPop İblis Avcıları şarkılarıyla da pek sevildi. Özellikle akademinin genç üyelerinin yoğun oyları burada etkili olmuştur diye düşünüyorum. Filmin “Golden” adlı bu şarkısı Grammy Müzik Ödülü’nü de almış, Billboard listelerinde 1 numaraya yükselmişti.

Her sene rekabetin en yoğun yaşandığı kategoride 5 güçlü filmin içinde En İyi Film adayı da olan iki filmden birinin alacağını ve “Manevi Değer”in en güçlü aday olduğunu söylemiştik. Joachim Trier’in incelikli filmi bu ödülü hak etmişti.

Sinners’ın kendine özgü bir görüntü yönetimi var. Sinema tarihinde IMAX 70mm (1.43:1) ile Ultra Panavision 70 (2.76:1) formatlarını aynı yapımda birleştiren ilk film. Autumun Durald Arkapaw da IMAX film kamerasıyla uzun metrajlı film çeken ilk kadın görüntü yönetmeni oldu.

Paul Thomas Anderson’ın sinemasının temel başarılarından biri kurgudaki ritim duygusudur. Son 10 yıldır yönetmenin çektiği her film ya da video klipte (çoğu Radiohead kliplerinden oluşmakta) Andy Jurgensen’ın emeği var. Kariyerinin ilk ödüllerini bu filmle topluyor kendisi.

F1 (2025) filminin ses tasarımında izleyicinin kendisini bir yarış aracının kokpitinde hissetmesi için geliştirilen ne gerekirse yapılmış. Bazı sahnelerde müzik dahi kullanılmamış, sadece motorların çiğ sesleriyle izledik sahneleri. Kesinlikle hak edilmiş bir ödül.

Sinners’ta müzik filmin ana karakterlerinden biri ve metaforik anlamlarla yüklü. Cooger müziği anlatımın bir parçası yapmaktan çıkarıp onu ana unsurlardan biri haline getirmiş. “Sinners” bu listede olmasaydı, “Savaş Üstüne Savaş”ın da Jonny Greenwood imzalı müzikleri kazanırdı.

Herkes Netflix filmi “The Perfect Neighbor”un kazanacağından emin gibiydi. Ama kategorinin galibi Rusya'daki devlet propagandasının eğitim sistemi üzerindeki etkisini gizli çekimlerle gözler önüne seren “Mr. Nobody against Putin” oldu.

ABD'deki okul saldırılarında hayatını kaybeden çocukların geride bıraktığı boş yatak odalarına odaklanan sarsıcı bir kısa belgesel olan “All the Empty Rooms” bu kategorinin en favori filmiydi zaten.

Yaklaşık 3 saatlik “Avatar: Ateş ve Kül”ün tamamında görsel efekt içermeyen sadece 11 saniyelik saf çekim görüntüsü bulunuyor. Filmde toplamda 3.500'den fazla CGI sahne yer almış. Asla yapay zeka yok, ama dijital efekt hiç olmadığı kadar bol.

Bu kategorinin en çok hak eden adayı “Frankenstein”dı. Del Toro, filmde yapay zeka veya dijital simulasyon yerine "eski usul" ustalığı tercih etmiş. Sahneler yeşil ekran önünde değil, oyuncuların içine girebildiği, her köşesi inşa edilmiş 360 derecelik gerçek setlerde çekilmiş.

Ryan Coogler iyi de bir senarist. Black Panther ve Creed filmlerinin de ‘eski’ malzemelerinden nitelikli filmler çıkardı. Sinners biraz “Günbatımından Şafağa” filmini hatırlatsa da gangster/vampir kırması, müzik/zaman/mekan kavramlarıyla oynayan değişik bir senaryoya imza atmış.

“Savaş Üstüne Savaş” Thomas Pynchon’ın bizde de yayımlanmış “Vineland” adlı romanının ‘epey’ serbest bir uyarlaması. Zaten Anderson filmin son jeneriğinde ‘esinlenme’ olarak tanımlamıştı. Sadece ana fikri alıp bambaşka sahneler yaratmış. Bu anlamda tipik bir uyarlama sayılmaz.

1960 doğumlu Sean Penn, 15 yaşında başladığı kariyerinde ilk başrolünü 23 yaşında almıştı. Farklı karizması ve yeteneğiyle oynadığı her rolün hakkından gelen Sean Penn çok da iyi bir yönetmen, gözü kara bir aktivist ve tam bir Amerikan muhalifi. 3. Oscar’ını kazandı. Sean Penn en çok Oscar kazanan 4 aktörden biri oldu böylece. Ne kadar muhalif olduğunu da ödülü almaya gelmeyerek bir kez daha kanıtladı.

Kısa film kategorisinin iki kazananından ilki “The Singers” bir barda doğaçlama müzik yapan şarkıcıların dünyasına sokuyor bizi. Özellikle müziğe çok ilgisi olan seyirciler için çok cazip olan bu 18 dakikalık etkileyici film Netflix’ten izlenebiliyor.

Bu yeni kategoride filmlerdeki rol dağılımının doğru oyuncularla gerçekleştirilmesini sağlayan kişiler ödüllendirilecek. En başından beri “Sinners” hep favoriydi bu kategoride. Paul Thomas Anderson’ın “Manolya”dan beri çalıştığı casting yönetmeni Cassandra Kulukundis’in alması biraz sürpriz oldu.

Frankenstein yine teknik dallarda güçlü olduğu bir ödüle daha kavuştu. Filmin saç ve makyaj ekibi tam 60 kişiden oluşuyormuş. Son derece titiz çalışıldığı Del Toro’nun her filminde olduğu gibi her karesinden belli.

9 Dalda aday olan Frankenstein’n en güçlü olduğu 3 kategorinin biri Kostüm dalıydı. Kate Hawley, yönetmen Del Toro ile “Pasific Rim” ve “Crimson Peak” filmlerinde de çalışmıştı. Hollywood’da özellikle fantastik sinemanın yükselen isimlerinden biri kendisi.

Kısa animasyon adaylarının en dokunaklı olan adayıydı “İnci Gibi Ağlayan Kız”. Kukla animasyon tekniğiyle yapılmış çok duygusal bir film.

Netflix’in “KPop İblis Avcıları”nın konusu basit ve başından itibaren nasıl biteceğini biliyorsunuz ama eğlenceli dans koreografileri, bazıları oldukça iyi olan K-pop şarkılar, gerçekten çok matrak bazı espriler ve birkaç dokunaklı an bir araya getirilmiş.

Ben dahil çoğu kişi bu kategoride Manevi Değer filmindeki sakin ama mükemmel performansıyla Inga Ibsdotter Lilleaas’ın almasını istedik. SAG ödüllerinden önce de Teyana Taylor’ın çekici karizması favoriydi ama Amy Madigan’ın uzun ve saygın filmografisi galip geldi.
Tören öncesinde Burak Göral, adayları ve olasılıkları değerlendirdi...
Gecenin cevabı merak edilen soruları
- One Battle After Another mı Sinners mı?
- Michael B. Jordan, Chalamet’yi solladı mı?
- PT Anderson sonunda bir Oscar alacak mı?
- Sean Penn törene gelecek mi?
- Gecenin sunucusu Conan O’Brien Trump ve Epstein esprisi yapacak mı?

Yarış 'Savaş Üstüne Savaş' ve 'Günahkarlar' arasında

Ödüllerin büyük kısmı “Savaş Üstüne Savaş” ve “Günahkarlar” arasında paylaşılacakmış gibi görünüyor. Aradan sıyrılabilecek bir film varsa o da “Hamnet”tir. “Manevi Değer”in de elinin çok boş dönmesi beklenmiyor.

Bu arada en iyi film adaylarında en yüksek gişeyi yapan film, neredeyse herkesin bu listede yer almaması gerektiğini düşündüğü “F1”. Bir dönem Hollywood, gişe filmlerinin Oscar’larda teknik dallar dışında aday olamamasından şikayetçiydi. Son yıllarda bu sorun pek kalmadı.

Ryan Coogler’ın Günahkarlar (Sinners) filmi Oscar tarihinde bir filmin aldığı en yüksek adaylık sayısını elde etti. Rekor daha önce 14’er adaylıkları olan Titanik, Perde Açılıyor (All About Eve) ve La La Land’deydi. Bence “Sinners” bu üç filmden de daha iyi bir film değil.

Tam 16 dalda adaylık alan ve çok verimli bir ödül sezonu geçiren “Sinners”ı seyirci çok sevdi. 2025’in Amerikan gişe hasılatı listesinde 7. sırada film. Tüm Dünya listesinde de 20. sırada. Ne enteresandır ki, filmin en az izlendiği ülkelerden biriyiz (40.000 kişi civarında)

Tabloda gördüğünüz gibi, önceki yıllarda çok fazla adaylık alan ama ödül gecesi eli boş dönen birçok film oldu. Adaylar ilk açıklandığında “Günahkarlar”ın da böyle bir durumda kalabileceği konuşuldu ama gittikçe bu olasılık azaldı. En azından 3-4 tanesini alacak gibi gözüküyor.

Peki en çok Oscar kazanan filmlerde son durum nedir? Bakalım bu gece “Savaş Üstüne Savaş” ya da “Günahkarlar” bu listeye dahil olabilecek mi?

Şimdiye dek, Eleştirmenler Birliği, Altın Küre, BAFTA, Yönetmenler Birliği, Yapımcılar Birliği ve Yazarlar Birliği ödüllerinin yanı sıra en az bir tane Oyuncular Birliği ödülü kazanan hiçbir film, tarihte En İyi Film ödülünü kaybetmemiştir. “Savaş Üstüne Savaş” bunu karşılıyor.

Son 25 yıldır “En İyi Kurgu ödülünü alan, En İyi Filmi de alır” öngörüsü ise sadece 10 kere çalıştı. Bakalım bu sene “Savaş Üstüne Savaş” da bu istatistiğe eklenecek mi?

En İyi Erkek Oyuncu kategorisi bu sene her zamankinden heyecanlı. Beş aday da harika performanslar sergilemişler. Ancak bu yarış en başından beri iki kişi arasında geçiyor. Timothée Chalamet ve Michael B. Jordan.

Timothée Chalamet’in “opera ve bale” hakkında söyledikleri Oscar oylaması kapandıktan sonra zirveye ulaştı. Bu yüzden sonuç üzerinde büyük bir etkisi olmayabilir. Ama Chalamet zaten BAFTA ve SAG Ödülleri’nde iki büyük ödülü kazanamayınca Oscar yarışında ivme kaybetmeye başlamıştı.

BAFTA’daki küfür krizinden bir hafta sonra Oyuncular Birliği (SAG) ödülleri dağıtıldı. Michael B. Jordan, En İyi Erkek Oyuncu Kategorisinin en güçlü adayı değildi aslında. Ama kazanan o oldu!

Bence BAFTA’da yaşanan mağduriyet SAG ödüllerine de yansımıştı. Çünkü BAFTA ödüllerinden sonraki birkaç gün de SAG ödülleri için oylamalar devam ediyordu. Akademinin final oylamaları da o günlerde başladı.

Aslında koparılan bu fırtına biraz da Oscar gecesine ilgiyi arttırmak için yapılmış bir taktik gibi de görünüyor diğer yandan. Bakalım bu gece hangisi bu salondan elinde Oscar heykeliyle çıkacak?

Michael B Jordan, tıpkı Denzel Washington’ın bir zamanlarki popülerliği gibi, siyahi oyuncuların şu anki en yıldız ismi. Sinners’da ikiz kardeşleri canlandırması takdir ediliyor ama Eddie Murphy’nin de tek bir sahnede 7 kişiyi canlandırmışlığı var.

Diğer yandan, Leonardo DiCaprio’nun performansı “Savaş Üstüne Savaş”ta da çok iyi, ama nedense adaylığı üzerine hiç konuşulmadı. DiCaprio’nun bu 7. adaylığı. Bahis sitelerinde de oranı ironik bir şekilde yüzde 7 çıkıyor hep!

Bu yılki Oscar’ların en garanti görünen tahmini En İyi Kadın Oyuncu kategorisinde; “Hamnet”teki olağanüstü performansıyla Jessie Buckley. Bahislerde bile yüzde 97 civarında bir oranı var.

İrlandalı oyuncu Jessie Buckley bu sene Hamnet’teki performansıyla şimdiye dek 45 tane ödül kazandı. Bu akşam 46.’sını ve kariyerinin de 74. ödülünü kazanmasına kesin gözüyle bakılıyor. Bence Buckley, bir oyuncu bir filme ne kadar ruh katabilirse o kadar katmış “Hamnet”e.

Yardımcı Rolde Erkek Oyuncu kategorisinde en başta Benicio Del Toro en favori adayken giderek ibre Sean Penn’e doğru kaydı. Del Toro’nun performansı, mükemmel küçük anlardan oluşan bir senfoni gibi. Hikayedeki bir yan karakteri profesyonelce dolduruyor.

Ama Sean Penn de “Savaş Üstüne Savaş”ta nefis bir Amerikan sağcısı portresi çiziyor. Karakterin en ikonik sahnelerinden birinde ABD eski Savunma Bakan Yardımcısı Wolfowitz'in Fahrenheit 9/11 filminde de kullanılan görüntüsünden esinlendiği söyleniyor.

Eğer Sean Penn’in adı bu gece sahnede anons edilirse kariyerindeki 6 adaylıktan 3’ünü kazanmış olacak, hiç fena değil. “Gizemli Nehir”de de olağanüstüydü gerçekten!

Ayrıca Sean Penn bu gece Oscar alırsa, “3 Oscar almış aktörler” arasına girecek. Henüz 4 Oscar almış aktör yok bu arada. Ama 4 Oscar almış bir kadın oyuncu var: Katherine Hepburn. En yakın takipçisi de 21 kez aday olmuş 3’ünü kazanmış Meryl Streep.

Eğer Sean Penn alamazsa Stellan Skarsgård alır umarım. Penn’in zaten Oscar’ları var. Ama İsveç doğumlu büyük oyuncu, 74 yaşında ve hiç Oscar’ı yok. Oldukça renkli ve nefis bir filmografiye sahip olan aktör Oscar’ı çoktan hak etti aslında.

Her sene çeşitli ülkelerden oldukça nitelikli filmler bir araya geldiği için burada kıran kırana bir rekabet var yine. Dünyada, en iyi film kategorisine de taşan bir ilgiyle karşılanan “Manevi Değer” heykelciği alacak gibi görünüyor. İkinci ihtimal Brezilya filmi “Gizli Ajan”.

Bu kategorilerde de en güçlü adayın “Savaş Üstüne Savaş” olduğunu düşünüyorum. Belki “Uyarlama Senaryo”da Hamnet’in bir sürprizi olabilir. Ama aslında Maggie O’Farrell’ın romanı senaryodan daha iyi.

‘Özgün Senaryo’yu “Sinners” rahatça alacak gibi görünüyor. “Frankenstein”ın da 9 adaylığı var ama en fazla 3 tanesinde şansı yüksek. Onlar da ‘Yapım Tasarımı’, ‘Kostüm’ ve ‘Makyaj ve Saç Tasarımı’.

Ses ve Görsel Efekt dallarında en başından beri birer favori var. Formula 1 yarışlarının atmosferini ses tasarımıyla da izleyiciye yaşatan “F1” ses kategorisinin en güçlü favorisi. ‘Görsel Efekt’te ise ikinci filmle aynı hikayeyi anlatsa da üçüncü Avatar filmi: “Ateş ve Kül”.

Animasyon kategorisinin en güçlü favorisi Netflix’in sürpriz hiti “Kpop İblis Avcıları”. İkinci favori ise gişe şampiyonu “Zootopia 2”. Belgesel kategorisinde de bir Netflix filmi favori. İnsanın içini yakan bir suç hikayesi anlatan “The Perfect Neighbor”.

Şarkı kategorisinde herkes Kpop İblis Avcıları’nın şarkısı “Golden”ı bekliyor merakla. Bakalım sahnede nasıl bir performans verecek kızlar. Müzik kategorisinin en güçlü adayı ise “Sinners”. Filmde müzik ana karakterlerden biri adeta. Sonraki ihtimal zayıf ama “Savaş Üstüne Savaş”.

