İngiltere’de 28 Ekim’de açıklanacak bütçe öncesinde hükümetin yeni gelir arayışı, yüksek servet ve varlıkların vergilendirilmesine yönelik tartışmaları hızlandırdı.
Başbakan Andy Burnham liderliğindeki İşçi Partisi hükümeti, artan borçlanma maliyetleri ile savunma ve sosyal bakım harcamalarının bütçe üzerinde oluşturduğu baskıyla karşı karşıya. Maliye Bakanı John Healey’nin ilk bütçesinde mali kurallara bağlı kalacağını açıklaması, hükümetin gelir ve harcama dengesini nasıl kuracağı sorusunu öne çıkardı.
Healey, 28 Ekim’de sunacağı bütçenin mali disiplin üzerine kurulacağını ve hükümetin borçlanmaya ilişkin kurallarını karşılayacağını söyledi. Bütçenin tarihi İngiltere Hazinesi tarafından da doğrulandı.
Yüzde 2’lik servet vergisi önerisi
Tartışılan seçeneklerden biri, net varlığı 10 milyon sterlini aşan kişilere yıllık yüzde 2 servet vergisi uygulanması. Ancak bu öneri hükümetin kesinleşmiş bütçe kararı değil; bazı milletvekilleri, sendikalar, ekonomistler ve vergi adaleti örgütleri tarafından savunulan bir model.
Tax Justice UK’nin hesabına göre böyle bir vergi nüfusun yaklaşık yüzde 0,04’ünü etkileyebilir ve yılda 24 milyar sterlin gelir sağlayabilir. Bu tutar resmi Hazine tahmini değil, kampanya kuruluşunun yaptığı hesaplamaya dayanıyor.
Benzer bir öneri İngiltere Parlamentosuna sunulan erken gün önergesinde de gündeme getirildi. Başbakan Burnham, yüksek servetlerin vergilendirilmesi seçeneğini tamamen dışlamasa da hükümet henüz doğrudan bir servet vergisi uygulanacağına ilişkin karar açıklamadı.
Varlıkların değerini belirlemek kolay değil
Servet vergisi önerisinin önündeki en önemli sorunlardan biri, vergiye tabi varlıkların nasıl değerlendirileceği. Borsada işlem gören hisselerin güncel değeri kolayca hesaplanabilirken özel şirketlerin, ortaklık paylarının, sanat eserlerinin ve farklı ülkelerde bulunan varlıkların değerinin belirlenmesi daha karmaşık bir süreç gerektiriyor.
Vergi karşıtları, yüksek servet sahiplerinin ülke dışına taşınabileceğini veya yeni vergi planlama yöntemlerine başvurabileceğini savunuyor. Bu nedenle kâğıt üzerinde hesaplanan gelir ile fiilen tahsil edilecek miktar arasında fark oluşabileceği belirtiliyor.
Vergiyi destekleyenler ise yüksek bir eşik uygulanması ve kaçınmayı önleyecek kurallar getirilmesi halinde yükümlü sayısının sınırlı tutulabileceğini, buna karşılık kamu hizmetleri için önemli gelir sağlanabileceğini ileri sürüyor.
Sermaye kazancı vergisi de masada
Hükümetin gelir elde edebileceği bir başka alan sermaye kazancı vergisi. İngiltere’de bu vergi, temel gelir vergisi dilimindeki kişiler için yüzde 18, yüksek gelir grubundakiler için yüzde 24 oranında uygulanıyor.
HM Revenue and Customs’ın verilerine göre 2024-2025 vergi yılında bildirilen sermaye kazancı vergisi yükümlülüğü 24,2 milyar sterline ulaştı. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 89 artışa işaret etti.
Sermaye kazancı vergisi oranlarının gelir vergisine yaklaştırılması veya bazı muafiyetlerin daraltılması halinde milyarlarca sterlin ek gelir sağlanabileceği savunuluyor. Bazı hesaplamalar, kapsamlı bir değişikliğin yıllık yaklaşık 11 milyar sterlin getirebileceğini öne sürüyor.
Bununla birlikte vergi oranındaki artışın geliri aynı ölçüde yükselteceği kesin değil. Varlık sahiplerinin satışlarını ertelemesi veya vergiden kaçınma yöntemlerine yönelmesi, tahsilatı azaltabilir. Bu nedenle Hazine ve Bütçe Sorumluluk Ofisi, sermaye kazancı vergisindeki değişiklikleri davranışsal etkileri de hesaba katarak değerlendiriyor.
Gayrimenkul vergileri yeniden tartışılıyor
İngiltere’nin gayrimenkul vergisi sistemi de bütçe öncesindeki tartışmaların bir başka başlığını oluşturuyor. Bütçe Sorumluluk Ofisinin Mart 2026 tahminine göre belediye vergisinin 2025-2026 döneminde yaklaşık 51 milyar, gayrimenkul işlemlerinden alınan vergilerin ise yaklaşık 17 milyar sterlin gelir sağlaması bekleniyordu.
Belediye vergisinin İngiltere’de hâlâ 1991’deki konut değerlerini esas alması, sistemin güncel fiyatları yansıtmadığı ve yüksek değerli evleri orantısız biçimde düşük vergilendirdiği eleştirilerine yol açıyor.
Damga vergisinin ise insanların iş nedeniyle taşınmasını ve büyük konutlarda yaşayan yaşlıların daha küçük evlere geçmesini zorlaştırdığı savunuluyor. Belediye vergisi ile damga vergisinin, güncel konut değerlerine dayanan tek bir gayrimenkul vergisi altında birleştirilmesi öneriler arasında yer alıyor.
Hükümet, ekim bütçesinde iki vergiyi tamamen kaldırmaya hazırlandığına ilişkin bir açıklama yapmadı. Önceki bütçede kararlaştırılan düzenleme kapsamında, Nisan 2028’den itibaren değeri 2 milyon sterlini aşan konutlardan ek belediye vergisi alınması planlanıyor.
Mali hareket alanı daralıyor
Önceki hükümetin son bütçesinde, günlük kamu harcamalarının vergi gelirleriyle karşılanmasını öngören mali kurala göre yaklaşık 23,6 milyar sterlinlik hareket alanı bırakılmıştı. Ancak tahvil faizlerindeki yükseliş, devletin borçlanma maliyetini artırarak bu tamponun küçülmesine yol açtı.
Healey’nin savunma harcamalarındaki kısa vadeli finansman ihtiyacını karşılaması, sosyal bakım hizmetlerini genişletmesi ve hükümetin hayat pahalılığına karşı açıkladığı politikaları finanse etmesi gerekiyor.
Hükümetin gelir vergisi, KDV ve çalışanların sosyal güvenlik katkı oranlarını artırmama taahhüdü de seçenekleri sınırlıyor. İngiltere vergi idaresi HMRC, 2025-2026 döneminde toplam 937,8 milyar sterlin vergi ve sosyal güvenlik primi topladı.
Bu koşullar altında 28 Ekim bütçesi, yalnızca olası vergi değişiklikleri açısından değil, yeni hükümetin kamu hizmetlerini finanse ederken mali kurallara bağlı kalıp kalamayacağı bakımından da ilk önemli sınavı olacak.