26 Şubat 2026, Perşembe
Haber Giriş: 25.02.2026 20:31 | Son Güncelleme: 25.02.2026 20:34

J.P. Morgan altın için yeni hedefini açıkladı: Yıl sonuna kadar onsu 6300 doları görecek

J.P. Morgan, altın fiyatları için 2026 sonu beklentisini 6.300 dolara çıkardı. J.P. Morgan'a göre merkez bankaları ve yatırımcı talebinin etkisiyle altında yıl boyu yükseliş sürebilir
J.P. Morgan altın için yeni hedefini açıkladı: Yıl sonuna kadar onsu 6300 doları görecek
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

ABD merkezli yatırım bankası J.P. Morgan, ons altın fiyatları için yayımladığı güncel raporunda fiyat beklentisini 2026 yıl sonu itibarıyla 6 bin 300 dolara revize etti.

Çarşamba sabahı paylaşılan analizde, merkez bankalarının stratejik rezerv biriktirme eğilimi ve kurumsal yatırımcıların portföy çeşitlendirme çabalarının, değerli metali mevcut seviyelerinden yaklaşık %22 daha yukarı taşıyacağı kaydedildi.

Kitco'nun bildirdiğine göre, banka analistleri, uzun vadeli altın fiyat tahminini de ons başına 4 bin 500 dolar seviyesine yükselterek piyasadaki yükseliş eğiliminin korunacağı yönünde görüş bildirdi.

J.P. Morgan Küresel Emtia Stratejisi Başkanı Natasha Kaneva, yayımlanan notta, altın fiyatlarındaki bu rallinin doğrusal bir çizgide ilerlemeyeceğini ancak fiyatları yukarı çeken temel dinamiklerin henüz tükenmediğini ifade etti.

Kaneva, resmi rezervlerin ve yatırımcı varlıklarının altına yönelme eğiliminin uzun vadeli bir trend olduğunu belirterek, talebin fiyatları 2026 sonuna kadar 5 bin dolar sınırının üzerine, nihai olarak da 6 bin 300 dolara taşımasını beklediklerini vurguladı. Raporda, zayıf dolar endeksi, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirim döngüsü ve küresel jeopolitik belirsizliklerin geleneksel olarak altın fiyatlarını destekleyen unsurlar olduğu hatırlatıldı.

Altın fiyatları ve merkez bankalarının stratejik alımları

Piyasa dinamiklerini değerlendiren J.P. Morgan Değerli Metaller Stratejisi Başkanı Gregory Shearer, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde ETF'ler, vadeli işlemler ve fiziksel alımlardan oluşan yatırımcı talebi ile merkez bankası alımlarının toplam 980 tona ulaştığına dikkat çekti.

Bu hacmin, önceki dört çeyreğin ortalamasından %50 daha fazla olduğunu belirten Shearer, 2026 yılında merkez bankalarının çeyrek başına ortalama 190 tonluk bir alım gerçekleştireceğini öngördüklerini açıkladı.

Banka, her ne kadar yıllık toplam alımların 2022 öncesi ortalamaların üzerinde seyretmesini beklese de, yükselen fiyatlar nedeniyle merkez bankalarının hedefledikleri rezerv oranına ulaşmak için daha az miktarda fiziksel alım yapmalarının yeterli olabileceğini değerlendiriyor.

Analizler, altın piyasasındaki fiyat değişimlerinin yaklaşık %70'inin çeyreklik bazdaki net talep akışıyla açıklanabildiğini gösteriyor. J.P. Morgan'ın hesaplamalarına göre, fiyatların her çeyrekte artışını sürdürebilmesi için yatırımcı ve merkez bankalarından toplamda en az 350 tonluk bir net talep gelmesi gerekiyor.

Bu eşiğin üzerindeki her 100 tonluk ek talebin, altın fiyatlarında çeyrek bazda yaklaşık %2'lik bir artışa tekabül ettiği belirtiliyor. 2026 yılı için öngörülen çeyreklik ortalama 585 tonluk talep, fiyatlardaki yukarı yönlü baskının ana gerekçesi olarak sunuluyor.

Yatırımcı iştahı ve piyasa beklentisini şekillendiren faktörler

Banka analistleri, 2026 yılında borsa yatırım fonlarına (ETF) 250 tonluk bir giriş olacağını tahmin ediyor. Fiziksel külçe ve madeni para talebinin ise yıllık 1.200 ton barajını aşarak yüksek seviyelerini koruması bekleniyor. Özellikle Çinli sigorta devlerinin ve kripto para topluluğunun yeni talep kaynakları olarak piyasaya girmesi, altın sahipliği havuzunun genişlemesine yol açabilecek kritik bir gelişme olarak görülüyor.

Sonuç olarak, altın madeni arzının artan fiyatlara ve talebe yanıt vermekte yavaş kalması, piyasadaki risk dengesini yukarı yönlü hedeflerin beklenenden daha hızlı gerçekleşmesi ihtimaline doğru kaydırıyor. J.P. Morgan, küresel rezervlerin sadece %0,5'lik bir kısmının altına kaydırılması durumunda dahi fiyatların 6 bin dolar seviyesini kolayca aşabileceği bir senaryoyu masada tutuyor.

Yatırımcıların güvenli liman arayışı ve merkez bankalarının dolar dışı varlıklara yönelme stratejisi, önümüzdeki iki yıl boyunca altın piyasasının temel belirleyicisi olmaya devam edecek gibi görünüyor.