24 Eylül 2026, Perşembe
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 24.09.2026 09:58 | Son Güncelleme: 24.09.2026 10:06

Petrol 24 saatte yön değiştirdi: Brent yeniden 100 doların üzerinde

Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı’na alternatif petrol hattını yeniden devreye almasıyla 100 doların altına gerileyen Brent petrol, Orta Doğu’daki risklerin yeniden öne çıkmasıyla 103 doların üzerine çıktı
Petrol 24 saatte yön değiştirdi: Brent yeniden 100 doların üzerinde

Petrol piyasasında 24 saat içinde sert bir yön değişimi yaşandı. Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı’na alternatif Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı yeniden devreye almasıyla 100 doların altına gerileyen Brent petrol, Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin yeniden öne çıkmasıyla kayıplarını geri aldı.

Brent petrol, 23 Eylül’de yüzde 3,86 yükselişle günü 103,08 dolardan tamamladı. Böylece günün en düşük ve en yüksek seviyesi arasındaki fark yaklaşık 6 doları buldu. Yeni işlem gününün ilk saatlerinde ise Brent 102-103 dolar bandında seyrediyor.

Petroldeki sert dönüşte, piyasanın Orta Doğu’daki diplomatik gelişmelere ilişkin beklentilerini yeniden değerlendirmesi etkili oldu. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda ABD’ye karşı teslim olmayacaklarını söylemesi, bir gün önce güçlenen hızlı normalleşme beklentisini zayıflattı. Pezeşkiyan aynı konuşmada diplomatik çözüme açık olduklarını da belirtti.

Piyasada böylece iki farklı gelişme aynı anda fiyatlanmaya başladı. Diplomatik temas ihtimali ve Suudi Arabistan’ın alternatif petrol hattını yeniden devreye alması arz endişelerini azaltırken, bölgede kalıcı bir anlaşmaya henüz ulaşılamaması risklerin sürmesine neden oluyor.

Alternatif hat Hürmüz riskini azaltabilir

Petrol fiyatlarını önce 100 doların altına çeken başlıca gelişmelerden biri, Suudi Arabistan’ın ülkenin doğusundaki petrol sahalarını Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu limanına bağlayan Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı yeniden devreye alması oldu.

Günlük yaklaşık 7 milyon varil taşıma kapasitesine sahip hat, Suudi petrolünün Hürmüz Boğazı kullanılmadan Kızıldeniz üzerinden dünya pazarlarına ulaştırılmasına imkan tanıyor.

Ancak hattın yeniden çalışmaya başlaması, hemen tam kapasiteye ulaşıldığı anlamına gelmiyor. Hasar gören pompa istasyonlarındaki onarım çalışmalarının sürmesi nedeniyle kapasitenin tamamen toparlanmasının haftalar alabileceği belirtiliyor.

Bu nedenle Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin kalıcı olarak normale dönmemesi halinde alternatif güzergahların küresel petrol arzındaki riskleri tamamen ortadan kaldırması beklenmiyor.

ABD'de stoklar arttı, fiyatlar yine de yükseldi

Petroldeki yükseliş, ABD’den gelen ve normal koşullarda fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı yaratabilecek stok verilerine rağmen gerçekleşti.

ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin verilerine göre ticari ham petrol stokları 18 Eylül haftasında yaklaşık 423,4 milyon varilden 426,4 milyon varile yükseldi. Böylece stoklarda bir haftada yaklaşık 3 milyon varillik artış kaydedildi.

Ham petrol stoklarının yükselmesi genellikle arzın güçlendiğine işaret ederek fiyatları aşağı çekebiliyor. Ancak son işlemlerde Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin arz-talep verilerinden daha güçlü fiyatlandığı görüldü.

Petrol piyasasının önümüzdeki günlerdeki yönünde Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiği, Suudi Arabistan’ın alternatif hattının ne kadar hızlı tam kapasiteye ulaşacağı ve ABD-İran arasındaki diplomatik temaslardan gelecek haberler belirleyici olacak.

Türkiye'de akaryakıt fiyatları açısından da izleniyor

Brent petrolün yeniden 100 doların üzerine çıkması Türkiye açısından da önem taşıyor. Enerji ihtiyacının önemli bölümünü ithalatla karşılayan Türkiye’de petrol fiyatlarındaki yükseliş, döviz kuru ve uluslararası benzin ile motorin fiyatlarıyla birlikte akaryakıt maliyetleri üzerinde yukarı yönlü baskı yaratabiliyor.

Ancak Brent petrolün günlük hareketleri pompa fiyatlarına aynı oranda ve aynı anda yansımıyor. Türkiye’de akaryakıt fiyatlarının belirlenmesinde uluslararası ürün fiyatları, döviz kuru, rafineri marjları ve vergiler birlikte etkili oluyor.

Petrol fiyatlarının uzun süre 100 doların üzerinde kalması halinde ise enerji ithalat maliyetlerinin ve ulaştırma giderlerinin artması, enflasyon açısından ek bir risk oluşturabilir.