03 Ağustos 2026, Pazartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 03.08.2026 07:57 | Son Güncelleme: 03.08.2026 08:04

Yeni müdahale sinyali: Japonya ve ABD, yendeki düşüşe karşı ortak müdahaleyi doğruladı

Müdahale sonrası gözler Japonya Merkez Bankası'na çevrilirken, piyasalarda eylül ayında faiz artırımı olasılığı güçlendi
Yeni müdahale sinyali: Japonya ve ABD, yendeki düşüşe karşı ortak müdahaleyi doğruladı
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Japonya Maliye Bakanlığı, ABD ile birlikte koordineli şekilde yen alım müdahalesi gerçekleştirdiklerini ve gerektiğinde yeniden ortak adım atmaktan çekinmeyeceklerini açıkladı. Pazartesi günü yapılan açıklama, yenin son 40 yılın en düşük seviyelerine gerilemesini durdurmayı amaçlayan nadir görülen ikili müdahaleyi resmen doğruladı.

Analistler, müdahalenin yalnızca yendeki sert değer kaybını durdurmayı değil, aynı zamanda Japon devlet tahvillerindeki satış baskısının küresel piyasalara sıçramasını önlemeyi hedeflediğini belirtti. Böylece yükseliş eğilimindeki ABD Hazine tahvili getirileri üzerindeki ek baskının da sınırlandırılması amaçlanıyor.

Bu, iki ülkenin 2011 yılında Japonya'nın doğusunu vuran yıkıcı depremin ardından yeni zayıflatmak için gerçekleştirdiği koordineli müdahaleden bu yana ilk ortak döviz müdahalesi oldu.

ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü yaptığı açıklamada, ABD'nin dostluk göstergesi olarak ve küresel ekonomiye destek amacıyla Japonya'nın yeni destekleme çabalarına katkı sağladığını söyledi.

Analistlere göre müdahale, ABD'nin Asya'daki stratejik müttefiki Japonya'ya destek vermesinin yanı sıra, Trump'ın gümrük tarifelerinin etkisini azaltan aşırı zayıf yen konusunda Washington'un duyduğu rahatsızlığı da gidermeyi amaçlıyor.

Japonya Maliye Bakanlığı, cuma günü ABD Hazine Bakanlığı ile gerçekleştirilen ortak müdahalenin "son aylarda Japon yenindeki aşırı oynaklık ve düzensiz hareketleri dengelediğini" belirtti.

Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama, "İlave koordineli müdahaleler yapmaktan çekinmeyeceğiz" dedi. Katayama, yetkililerin pazartesi günü de piyasaya müdahale edip etmediğine ilişkin soruları ise yanıtsız bıraktı.

Açıklamanın ardından yen dolar karşısında yüzde 1'in üzerinde değer kazanarak 155,20 seviyesine yükseldi. Böylece para birimi, geçen ay gördüğü yaklaşık 164 seviyesindeki 40 yılın en düşük düzeyinden önemli ölçüde toparlanmış oldu. Piyasalar ise yeni müdahale ihtimalini yakından izlemeyi sürdürüyor.

Gözler Japonya Merkez Bankası'nda

Japonya'nın en üst düzey döviz yetkilisi Atsushi Mimura, ortak müdahaleyi "Japonya ile ABD arasındaki ittifakın bir sonucu" olarak nitelendirdi.

Mimura, hükümetin döviz politikasını Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) para politikasıyla uyumlu şekilde yürütmeye devam edeceğini belirterek, hükümet ile merkez bankasının yenin değer kaybını durdurmak için birlikte hareket edeceği mesajını verdi.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de cuma günkü müdahaleyi doğrulayarak, Washington'un gerekmesi halinde yeni ortak müdahalelere katılmaktan çekinmeyeceğini söyledi.

Bessent, X hesabından yaptığı ayrı açıklamada, "Yenin önemli ölçüde düşük değerlenmesini düzeltmek amacıyla Japonya'nın kararlı piyasa ve para politikası adımlarını güçlü biçimde destekliyoruz" ifadelerini kullanırken, BOJ'a faiz artırımlarını sürdürmesi çağrısını yineledi.

Bu açıklamalar, geçen hafta faizleri sabit tutan ancak eylül ayındaki toplantıda faiz artışına açık kapı bırakan BOJ üzerindeki beklentileri güçlendirdi.

Mitsubishi UFJ Morgan Stanley Securities Baş Tahvil Stratejisti Naomi Muguruma, "Mimura ve Bessent'in açıklamaları BOJ içindeki şahinler için adeta müzik gibi. Eylül ayında faiz artışı artık büyük ölçüde kesinleşmiş görünüyor. Ekim ayına kadar beklemek, yende yeni bir değer kaybı dalgasına yol açabilir" değerlendirmesinde bulundu.

Piyasaların erken faiz artışı beklentisini fiyatlamasıyla birlikte, para politikasına en duyarlı gösterge olan iki yıllık Japon devlet tahvili faizi pazartesi günü kısa süreliğine yüzde 1,545'e yükselerek 1995'ten bu yana en yüksek seviyesini gördü.

Fed desteği gündemde

Japonya, ithalat maliyetlerini artıran ve enflasyonu körükleyen yendeki değer kaybını uzun süredir kontrol altına almaya çalışıyor. Artan yaşam maliyetleri, Başbakan Sanae Takaichi'nin kamuoyu desteğini de olumsuz etkiliyor.

Tokyo yönetiminin nisan sonu ve mayıs başında tek başına gerçekleştirdiği döviz müdahaleleri yalnızca kısa süreli etki yaratırken, BOJ'un haziran ayında politika faizini 31 yılın zirvesi olan yüzde 1'e yükseltmesi de yene kalıcı destek sağlayamadı.

BOJ verileri, Japonya'nın cuma günü doğrulanan ortak müdahale öncesinde perşembe günü New York piyasalarında yaklaşık 59 milyar dolarlık yen alımı gerçekleştirmiş olabileceğine işaret etti.

ABD ile koordinasyonun derinleştiğine işaret eden bir diğer gelişmede ise Bessent, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) geçici dolar likiditesi sağlayan repo imkanının büyüklüğünün önümüzdeki aylarda artırılmasının değerlendirileceğini söyledi ve bu mekanizmayı "önemli bir güvenlik ağı" olarak nitelendirdi.

Japonya Maliye Bakanlığı da cumartesi günü yaptığı nadir X paylaşımında, Fed'in repo imkânı da dahil olmak üzere piyasa likiditesini desteklemek için geniş bir araç setine sahip olduklarını açıklamıştı.

2020 yılında COVID-19 salgını sırasında oluşturulan Fed repo imkânı, Japonya'nın ABD Hazine tahvillerini doğrudan satmadan dolar likiditesi sağlamasına olanak tanıyor ve müdahaleler sırasında finansman baskısını hafifletebiliyor.

Bununla birlikte bazı analistler, Orta Doğu'daki çatışmalar nedeniyle yükselen enerji maliyetleri ve Japonya ile ABD arasındaki yüksek faiz farkı gibi yapısal nedenler devam ettiği sürece son müdahalenin yendeki değer kaybını kalıcı olarak tersine çevirmesinin zor olacağını belirtiyor.

NLI Research Institute Kıdemli Ekonomisti Tsuyoshi Ueno, "Ortak müdahalenin yarattığı etki, Japonya'nın tek başına yaptığı müdahaleden çok daha güçlü. Ancak yeni zayıflatan temel dinamikler değişmediği için bu müdahalenin ardından tek yönlü ve kalıcı bir yen yükselişi beklemiyoruz" dedi.

Kaynak: Reuters