15 Nisan 2024, Pazartesi
Haber Giriş: 10.09.2021 04:30 | Son Güncelleme: 16.02.2022 15:17

Bir evliliğin anatomisi

BluTV’nin özel yapımı İlk ve Son iyi başlayıp giderek kötüye giden bir evliliğin 10 yıllık katmanlı yolculuğunu farklı bir seyir deneyimi eşliğinde sunuyor
Bir evliliğin anatomisi
Burak Göral
Aşksız evliliğinden mustarip Anna Karenina’nın hikayesini şu cümleyle başlatır Tolstoy: “Bütün mutlu aileler birbirine benzer; her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.” Her evliliğin zamane terimiyle kendine ait bir ‘kare kodu’ vardır gerçekten ama mutsuzlukların sebepleri genelde birbirleriyle pek benzeşir. Bu yüzden mutsuz ilişkilerin hikayeleri daha merakla takip edilir. Çünkü seyirci kendi mutsuzlukları ve kaybettikleriyle daha kolay özdeşleşir. BluTV’nin orijinal dizisi İlk ve Son’un evli çifti Deniz ve Barış’ın sebepleri de çok tanıdık elbette. Bir sahnede Deniz’in de dediği gibi herkes kendi ailesinin arızalarını kendi kurduğu aileye de taşıyor ister istemez. Yaşananlar şeklen farklı olsa da diplerde aynı dertler var. Pasif agresyon yapan erkek, ateşe körükle giden kadın, babadan gelen bir ‘erkeklere güvensizlik’, anneden beklenen onay, pek bir yerlere varamayan senin annen-benim babam tartışmaları, babadan alınamayan sevgi, bozulan iletişim dili, kıskançlık krizleri, öfke patlamaları, boşa çıkan beklentiler vs.

İlişkinin ilk günleri

Tutkulu bir ilişkinin giderek bir sevgisizlik yumağına dönüşmesi pek çok yapımda anlatılmıştır. En güzel örneklerden Aşk ve Küller’de de (Blue Valentine) aynı yaşlardaki bir çiftin evliliğinin son günleriyle, aşklarının başladığı ilk günleri iç içe geçirilerek anlatılır. Evliliklerinin yaşadığı ‘yavaş ölüm’ü ince nüanslarla anlatmayı başaran bir filmdir. Bir ilişkinin ilk günlerini anlatmak kolay ve keyiflidir de bitişini hakkıyla ve duygusuyla anlatmak cidden zordur. Bizim dizilerimizde genellikle bu tür evlilikler çiftlerin birbirlerine bağırmaları eşliğinde sunulur. İlk ve Son’un ilk bölümü bunu yapmaktansa Aşk ve Küller’in yolundan giderek (hatta onu hatırlatarak) Türkiye’nin orta-üst sınıfından bir çiftin evliliğinin bitiş öyküsünün seyir defterini çıkarmayı gayet iyi beceriyor. Çifti ayrılığa doğru götüren, geçmişlerindeki travmaları açığa çıkartan nirengi noktaları ile aşklarını başlatan sevimli flörtleşmeler paralel kurguyla sunuluyor. Her bölüm evliliğin mutlu/mutsuz dönemlerinden birer yılı iç içe ve atlaya zıplaya aktarıyor.

Psikiyatrist yorumları

Hakan Bonomo’nun senaryosunu yazdığı dizinin yönetmeni Cem Karcı. İlk ve Son, oyuncularımızın daha özgür ve rahat hissettiği platform ve projelerde çok daha iyi performanslar gösterebileceklerinin bir başka sağlam kanıtı. Belli ki projeye ortak yapımcı olarak da gönlünü vermiş Özge Özpirinçci ile her sahnesini hissederek oynamış Salih Bademci, dizinin dinamik yapısına rağmen sarkmaya müsait dezavantajlı kısımlarının bile merakla izlenmesini sağlıyorlar. İlk ve Son değişik bir izleme olanağı da sunuyor. Dublaj seçeneğinde bütün diziyi, bir evlilik terapisti olan psikolog Eren Yüksel’in zaman zaman sahnelere giren sesli yorumları eşliğinde seyretmek mümkün. Eren Yüksel kısa ve kolayca anlaşılır bir dille çiftin arasında yaşananların gerçek sebeplerini yorumlayarak izleyenlere de yol göstermeyi amaçlıyor. Beş bölümü yayındaki dizinin yeni bölümleri çarşamba günleri ekleniyor. Eş zamanlı olarak TV+ platformundan da izlenebilir.