Yeni çıkan diziler ve izlenmesi gereken en iyi filmler hangileri? IMDb puanı yüksek filmler, ters köşe senaryolarıyla şaşırtan diziler ve ödül sezonuna damga vuran yapımlarla dolu bir izleme listesiyle karşınızdayız!
Oksijen Dijital Platformlar Editörü Elçin Yahşi; her hafta Netflix, Disney+, Amazon Prime Video ve BluTV gibi popüler platformlarda öne çıkan yapımları, gerçek olaylardan uyarlanan filmleri ve hafta sonu bir solukta izleyebileceğiniz dizileri derliyor ve 'Ne İzleyelim?' bülteniyle her cumartesi sabah 09.00'da mail olarak okurlarımıza iletiyor. Eğer "Bugün ne izlesem?" diye düşünüyorsanız, Haziran 2026'nın en çok konuşulan dizileri ve en iyi yeni çıkan filmleri bu listede!
Elçin Yahşi'nin Ne İzleyelim? bülteni her cumartesi saat 09.00'da posta kutunuzda olsun istiyorsanız bu adresten ücretsiz kayıt olabilirsiniz.
6 - 11 Haziran
Doğu yine sahnede, bu kez daha ünlü
Komedyen Doğu Demirkol’un kendi yaşam öyküsünden ilham aldığı sevilen dizisi Doğu, 4. sezonuyla HBO Max’te. Başrolünde Doğu Demirkol’un yer aldığı yapımda Evliya Aykan, Kubilay Tunçer, Banu Fotocan, Keremcem, Sümeyye Aydoğan ve Muhammet Uzuner gibi güçlü isimler de kadroda yer alıyor.
Komedyen olma hayalinin peşinde bir genci merkezine alan dizinin yeni sezonunda, şöhretin getirdiği yeni deneyimlerle karşı karşıya kalan Doğu; ailesi, arkadaşları, sektörel çevresi ve hayatına yeni giren insanlarla birlikte çeşitli komik olayların içine sürükleniyor. Doğu’nun daha önce sadece GAİN’den izlenebilen üçüncü sezonu da koleksiyona dahil oldu.
Jennifer Lopez, Office Romance ile yeniden sahnede
“Konser için Türkiye'ye geldiğinde bir alışveriş merkezimizde dolaşmasını bile günlerce konuştuğumuz Lopez için yeniden görev başındayız şimdi. Netflix'te gösterime giren Ofis Aşkı (Office Romance) (2026), oyuncunun yıllardır dönüp dönüp izlediğimiz romantik komedilerine yeni bir halka ekliyor. Lopez filmde, çalışanlar arasında ilişkiyi kesin kurallarla yasaklayan disiplinli bir CEO'yu canlandırıyor. Ancak şirkete yeni katılan genç bir avukatla tanışınca kuralları koymanın onları uygulamaktan daha kolay olduğunu fark ediyor.
Ofis Aşkı’nın kamera arkasında da en az filmin konusu kadar eğlenceli bir hikâye var. Ted Lasso'nun huysuz Roy'u olarak hayatımıza giren Brett Goldstein, senaryoyu doğrudan Jennifer Lopez'i düşünerek yazmış Joe Kelly ile birlikte. İddialara göre proje ilk olarak Lopez'e Ben Affleck'le evli olduğu dönemde gitmiş ancak kraliçe, Affleck'in de etkisiyle rolü kabul etmemiş. Ayrılık haberinin ardından bir kez daha şansını deneyen Goldstein'ın ısrarı sonuç vermiş ve proje sonunda hayata geçmiş.”
Umur Çağın Taş’ın yazısı burada.
25 yıllık dostluğu düşmanlığa çeviren aşk
Alice ve Steve’in yıllara dayanan yakın arkadaşlığı, Steve’in Alice’in 26 yaşındaki kızıyla bir ilişkiye başlamasıyla bambaşka bir yöne evrilir. 25 yıllık sağlam bir dostluk, beklenmedik bu ilişkiyle sarsılır. Kendini bir anda hem en yakın arkadaşını hem de kızını kaybetme riskiyle karşı karşıya bulan Alice, bu ilişkiyi sonlandırmak için mücadele ederken, Steve duygularının arkasında durmaya ve seçimlerini savunmaya kararlıdır. Böylece kusursuz bir dostluğun yerini komik, karmaşık ve zaman zaman acımasız bir çekişme alır.
Sıra dışı bir İngiliz komedi-draması olan Alice and Steve, iki yakın arkadaşın ilişkisinin beklenmedik şekilde sınanmasını konu alan altı bölümlük bir dizi. Sex Education ve Rivals dizilerinin yazarlarından Sophie Goodhart’ın yaratıcılığını üstlendiği dizinin başrollerinde Nicola Walker (The Split, Unforgotten), Jemaine Clement (What We Do in the Shadows) ve Yali Topol Margalith (A Good Girl's Guide to Murder) yer alıyor. Alice and Steve (2026), Disney+’ta izleyiciyle buluşmaya hazır.
Bütün yönetmenlerin ustasından bir seçki
Japon sinemasının usta yönetmeni Yasujirō Ozu'nun altı filmi MUBI'de. Aile ilişkileri, evlilik, kuşaklararası çatışmalar ve geleneksel toplumun dönüşümünü incelikli bir sinema diliyle ele alan Japon yönetmen Yasujirō Ozu’nun filmleri, kapsamlı bir seçkiyle MUBI kataloğuna eklendi.
Seçkide, ailesinin huzurlu yaşamının beklenmedik bir ziyaretle değişimini konu alan Early Summer, çocuklarını ziyaret etmek için Tokyo'ya giden yaşlı bir çiftin hikâyesini anlatan Tokyo Story (1953) ile birlikte The Only Son (1936), The Flavor of Green Tea Over Rice (1952), Tokyo Twilight (1957) ve Late Spring (1949) filmleri yer alıyor. Dünya sinemasının en etkili yönetmenlerinden biri kabul edilen Yasujirō Ozu'nun bu güçlü filmlerinden oluşan seçki, şu anda MUBI üzerinden izlenebiliyor.
Michael Jackson’ın 2005 davası Netflix belgeseline dönüştü
Michael Jackson’ın mirası, rekorlar kıran Michael filmiyle yeniden gündemdeyken, sanatçının hayatındaki en tartışmalı dönemlerden biri Michael Jackson: The Verdict (2026) belgesel serisinde mercek altına alınıyor.
Billie Jean, Beat It, Smooth Criminal, They Don't Care About Us, Thriller ve daha sayısız hit şarkısıyla müzik tarihine damga vuran; dansı ve küresel etkisiyle pop kültürünün merkezinde yer alan Jackson’ın, 13 yaşındaki bir çocuğa yönelik cinsel istismar ve komplo suçlamalarıyla yargılandığı süreç, dönemin mahkeme salonunda bulunan kilit tanıkların anlatımları ve arşiv görüntüleri eşliğinde bu üç bölümlük belgesel seride inceleniyor.
2005 yılında görülen dava sonunda Michael Jackson tüm suçlamalardan beraat etti. Ancak süreç boyunca medyada yarattığı etki ve sanatçının kariyeri üzerindeki sonuçları, onu 21. yüzyılın en çok tartışılan davalarından birinin merkezine yerleştirdi. Şimdi ise davanın perde arkası, jüri üyeleri, gazeteciler, görgü tanıkları ve hem savunma hem de iddia makamıyla bağlantılı isimlerle yapılan röportajlar aracılığıyla yeniden ele alınıyor.
Michael’ın devam filminde ele alınması beklenen dava, filmi beklemeden epey yanlı bir şekilde ekranda.
Rüya takım Hopps ve Wilde Zootopia 2’de
Oscar ödüllü sevilen animasyon Zootopia, hikâyesini genişleterek yeniden karşımızda.
Sırf tavşan olduğu için polis akademisinde küçümsenen idealist polis Judy Hopps’un kendini kanıtlama mücadelesini konu alan ve beklenmedik şekilde yollarının kesiştiği tilki Nick Wilde ile karıştığı gizemli bir suç komplosuna izleyicisini de sürükleyen Oscar ödüllü sevilen animasyon Zootopia, hikâyesini daha da büyüterek yeniden karşımızda.
Modern memeli hayvan metropolü Zootopia’da yeniden geçen eğlenceli macera ve komedi unsurlarını sürdüren yeni filmde Judy ve Nick, şehrin en büyük davasını birlikte çözdükleri için artık resmi olarak aynı ekipte çalışan iki ortaktır. Ancak Gary De ’Snake’in gelişi ve metropolü altüst etmesiyle birlikte ikili, kendilerini bir kez daha büyük bir gizemin ortasında bulur. Davayı çözmek için hem dostlukları hem de yetenekleri ciddi şekilde sınanacaktır.
Türkçe seslendirme kadrosunda Aysun Topar, Cem Yılmaz, Ali Hekimoğlu, Fırat Albayram, Ceyda Kasabalı gibi isimlerin de yer aldığı Zootopia 2 (2025), 10 Haziran'da Disney+'ta.
Ödüllü kısa film, Neredeyse Kesinlikle Yanlış MUBI’de
Dünya prömiyerini Venedik Uluslararası Film Festivali’nde yaptıktan sonra Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden En İyi Kısa Film Ödülü ile dönen Cansu Baydar’ın ilk kısa filmi.
Neredeyse Kesinlikle Yanlış (2024), 10 Haziran’da MUBI’de izleyiciyle buluşuyor. Film, Suriye’deki savaştan kaçarak Türkiye’ye gelen ve bir kuaför salonunda tırnak tasarımı yaparak geçimini sağlayan Hanna ile küçük kardeşi Nader’in hikâyesine odaklanıyor. İstanbul’un kaotik atmosferinde, yoksul bir evde hayat mücadelesi veren Hanna, bir yandan da Almanya’ya göç etme hayalleri kurmaktadır. Ancak bir gece İbo adındaki bir gençle tanışması, onu arzularıyla seçimleri arasında zor bir yüzleşmeye sürükleyecektir.
23 dakikada üç hikâye, tek animasyon
Çocuklara yönelik yapımlarıyla bilinen Cartoon Network’ün yetişkinlere yönelik yayın kuşağı Adult Swim, Adventure Time, Over the Garden Wall ve Steven Universe gibi kült animasyonların yaratıcılarını bir araya getirerek The Elephant (2025) adlı büyüleyici bir kısa filmle karşımızda!
Yaklaşık 23 dakika süren ve üç ayrı hikâyeden oluşan bu anlatı, farklı yaratıcıların birbirinden bağımsız bakış açılarıyla şekillenerek kendini keşfetme, kimlik ve varoluş temalarını ele alıyor. Hem görsel dünyaları hem de anlatılarıyla öne çıkan üç hikâyeyi çizgi dizi severler kaçırmamalı. Üstelik artık HBO Max üzerinden izlenebiliyor.
Damgalı Kadın Netflix’te
Bir yük konteynerinin içinde hafızasını kaybetmiş, yaralı ve susuz halde bulunan bir kadın, ne kim olduğunu ne de oraya nasıl geldiğini hatırlamaktadır.
İki dedektif, bu gizemli olayın perde arkasını aydınlatmak ve kadının kimliğini ortaya çıkarmak için zamana karşı bir soruşturma başlatır. Ancak kadın hastanede iyileşmeye çalışırken, peşindeki tehlike henüz sona ermemiştir. Gerilim, gizem ve dramı bir araya getiren İspanya yapımı The Marked Woman (2026), Rosa Montero ve Olivier Truc’un aynı adlı romanından uyarlandı ve insan kaçakçılığı ağının içinden giderek derinleşen bir sır perdesini aralamayı hedefliyor.
Bu Koreli öğrencilere gerçekten bir ders lazım
Güney Kore yapımı yeni mini dizi Teach You a Lesson (2026), okullarda otoritenin sarsıldığı ve kontrolün giderek öğrencilerin eline geçtiği bir sistemi konu alıyor.
Disiplinin zayıfladığı bu düzende, kaosu kontrol altına almak için sıra dışı müfettişler devreye girer. Ders kitaplarında yer almayan katı kurallar ve sert yöntemlerle sistemi yeniden düzenlemeye çalışan bu ekip, öğrencileri yaptıkları hatalarla yüzleşmeye zorluyor. 10 bölümden oluşan dizi, sorumluluk, disiplin ve güç dengesi üzerinden ilerleyen çarpıcı bir hikâye sunuyor.
İşlemediği suçla suçlanan bir avukat
Mahkeme salonlarında işlerin ne kadar sertleşebileceğini pek deneyimlememiş genç bir avukat, işlemediği acımasız bir suçla suçlanınca hem adını temizlemek hem de gerçeği ortaya çıkarmak zorunda kalır. Bu süreçte, güven vermeyen, ‘kötü’ ve mesafeli bir avukatla da iş birliği yapmak zorunda kalarak hayatını ona emanet eder. İkili, artan şüpheler ve karmaşık olaylar arasında gerçeği açığa çıkarabilecek midir? Tayland yapımı bu çarpıcı suç dizisi The Evil Lawyer (2026), 11 Haziran’da Netflix’te izleyiciyle buluşacak.
İlk aşk yıllar sonra yeniden kapıyı çalarsa
Carley Fortune’un The New York Times çok satan listesine giren romanı Every Summer After, Every Year After (2026) adıyla diziye uyarlandı.
Başrollerini Sadie Soverall ve Matt Cornett’in paylaştığı sekiz bölümlük yapım, 10 Haziran’dan itibaren Prime Video’da izleyiciyle buluşacak.
Hikâye, sakin bir göl kasabasında filizlenen Percy ve Sam’in aşkına odaklanıyor. Yıllar önce yaptığı bir hata nedeniyle geçmişinden ve memleketinden uzak duran Percy, aldığı beklenmedik bir haberin ardından yeniden Sam’le yüzleşmek zorunda kalır. Zaman atlamalarıyla ilerleyen anlatı, ilk aşkın, dostluğun ve kaderin iç içe geçtiği duygusal bir hikâye sunarken, aşkın farklı dönemlerde nasıl şekillendiğini etkileyici yüzleşmeler eşliğinde ekrana taşıyor.
Özel bir futbolcunun belgeseli: Poldi
Futbolcu, girişimci, hayranların gözdesi ve toplumun gerçek bir kahramanı olan Lukas Podolski, hayat yolculuğunu ve bundan sonra yapacaklarını anlatıyor.
Poldi, her şeyden önce samimi bir spor belgeseli. Poldi (2026), efsanevi Alman futbolcu Lukas Podolski'nin hayatını ve kariyerini konu alıyor; sokak futbolcusu ve Polonyalı göçmenlerin oğlu olmaktan, Köln'de ulusal kahraman ve taraftarların gözdesi haline gelmesine kadar uzanan olağanüstü yolculuğunu anlatıyor. Podolski'nin aslında parlak oyunculuk kariyerinin son sezonu olarak planlanan dönemdeki performansını da ayrıntılarıyla izleyiciye sunuyor. Daha önce hiç görülmemiş özel görüntüler içeriyor ve hem sportif başarılarını hem de saha dışındaki başarılı iş girişimlerini inceliyor.
Meksika’da FIFA Dünya Kupası
Cesaret, çılgınlık ve Meksikalıların pratik zekâsı. 1986'da Meksika, tüm olumsuzluklara rağmen futbolun en önemli turnuvasına ev sahipliği yapmıştı. Peki nasıl?
Mexico 1986 (2026), Meksika'nın 1986 FIFA Dünya Kupası'na ev sahipliği yapma hakkını nasıl elde ettiğinin, her tür kurgudan daha tuhaf ve son derece kaotik gerçek hikâyesini anlatıyor.
Başlangıçta Kolombiya, 1986 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmak üzere seçilmişti, ancak ekonomik sorunlar nedeniyle bu görevden çekilmek zorunda kaldı. FIFA'nın telaşlı çabaları karşısında, hırslı ve kurnaz bir Meksikalı bürokrat ‘cahil cesareti’, perde arkası entrikalar ve tamamen doğaçlama yoluyla FIFA'yı kandırıp ABD/Kanada tekliflerini geride bırakmayı başarıyor.
Bu tamamen gerçek hikâyeyi, hem de o kurnaz bürokratı usta oyuncu Diego Luna canlandırdığı komedi filmini izlemek de bize düşüyor.