Yeni çıkan diziler ve izlenmesi gereken en iyi filmler hangileri? IMDb puanı yüksek filmler, ters köşe senaryolarıyla şaşırtan diziler ve ödül sezonuna damga vuran yapımlarla dolu bir izleme listesiyle karşınızdayız!
Oksijen Dijital Platformlar Editörü Elçin Yahşi; her hafta Netflix, Disney+, Amazon Prime Video ve BluTV gibi popüler platformlarda öne çıkan yapımları, gerçek olaylardan uyarlanan filmleri ve hafta sonu bir solukta izleyebileceğiniz dizileri derliyor ve 'Ne İzleyelim?' bülteniyle her cumartesi sabah 09.00'da mail olarak okurlarımıza iletiyor. Eğer "Bugün ne izlesem?" diye düşünüyorsanız, Mayıs 2026'nın en çok konuşulan dizileri ve en iyi yeni çıkan filmleri bu listede!
Elçin Yahşi'nin Ne İzleyelim? bülteni her cumartesi saat 09.00'da posta kutunuzda olsun istiyorsanız bu adresten ücretsiz kayıt olabilirsiniz.
2 - 8 Mayıs
Netflix kütüphanesine yeni diziler eklendi
Sezonlar boyunca geniş izleyici kitlelerine ulaşan sevilen diziler 30 Rock, Parenthood ve Resident Alien, 1 Mayıs itibarıyla Netflix’te.
Altı sezonluk drama Parenthood (2010), Braverman ailesinin bir çift, dört çocuk ve geniş aileleriyle birlikte şekillenen hayatını konu alıyor.
Bilimkurgu ve mizahı harmanlayan Resident Alien da (2021) küçük bir kasabada doktor olarak yaşayan, aslında kayıp gemisini arayan gizemli bir uzaylının hikâyesini anlatıyor.
Tüm zamanların en sevilen komedi dizilerinden biri olan, Emmy ödüllü 30 Rock (2006) ise Tina Fey’in yaratıcılığında, kaotik bir tv programını ve eksantrik ekibini yönetmeye çalışırken kendi hayatını da düzene sokmaya çalışan bir kadına odaklanıyor.
Halihazırda Prime Video’da da yer alan 30 Rock ve Parenthood, Resident Alien dizisiyle birlikte artık Netflix’te.
Ağzı bozuk Ted’in geri dönüşü
Oscar adayı Mark Wahlberg’in başrolünde bulunduğu ve Seth MacFarlane’in hem yaratıcısı olduğu hem de Ted karakterini seslendirdiği Ted film evreninin dizisi (2024) Netflix’te.
Filmlerin öncesini konu alan yapım, lise çağındaki John ile küfürbaz ve sınır tanımaz en yakın arkadaşı oyuncak ayı Ted’in gündelik yaşamına odaklanıyor. 90’lı yılların atmosferinde büyümeye çalışan bu ikili; ergenliğin getirdiği kafa karışıklığı, aile beklentileri ve arkadaş çevresine uyum sağlama çabası arasında kendilerini sık sık tuhaf ve eğlenceli olayların içinde buluyor.
Ted’in patavatsız tavırları, John’un daha sakin ve uyumlu yapısıyla çelişirken, bu karşıtlık dizinin mizahını ayakta tutan temel unsurlardan biri oluyor. İlk sezonu yedi, ikinci sezonu ise sekiz bölümden oluşan Ted dizisi de, artık Netflix üzerinden izlenebiliyor.
1941 tarihli bir Succession: Little Foxes, TOD’da
Bette Davis’in unutulmaz klasiklerinden biri. Burak Göral yazısında filmi şöyle özetlemiş: “Amerikan İç Savaşı sonunda ülkenin güneyinde Alabama’da geçiyor hikâye. Zenginleşmek adına her yolu mubah gören Hubbard kardeşler (Regina ile erkek kardeşleri Ben ve Oscar) Chicagolu bir iş adamıyla bir pamuk fabrikası kurmak için ortak olmaya hazırlanıyorlardır. Ancak 75 bin dolar eksikleri vardır. Bu eksiği kapatmak için Regina’nın kalp hastası kocası Horace’ı ikna etmesi gerekmektedir. Ancak Horace bu açgözlü ve etik dışı ortaklık planını duyar duymaz reddeder. Kardeşler Horace’ı ikna edemeyince hırsızlığa ve başka entrikalara başvuracaklardır. Ancak Regina’nın hırsı kimsenin tahmin etmediği bir boyuttadır.”
Yanlış beden, doğru macera: Swapped
Sinners ile Oscar’ı kucaklayan Michael B. Jordan ve Ted Lasso’nun Keeley’si Juno Temple, çılgın animasyon macerası Swapped’de (2026) bir arada.
Ormanın derinliklerinde yaşayan minik bir canlı ile gökyüzünün görkemli kuşu, gizemli bir bitkinin etkisiyle bir anda bedenlerini değiştirir. Kendi hallerine geri dönebilmek için, bu değişimin kaynağı olan bitkinin peşine düşer ve sıra dışı bir yolculuğa çıkarlar. Yol boyunca alışık olmadıkları dünyalara adım atarken, karşılaştıkları tehlikeleri aşabilmek için birbirlerine güvenmeyi öğrenirler. Çünkü bu yolculukta başarıya ulaşmanın tek yolu, birlikte hareket etmektir.
Sinners filmindeki performansıyla bu sene Oscar Ödülleri’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü kazanan Michael B. Jordan ile Ted Lasso dizisindeki Keeley Jones rolüyle ünlenen ve Emmy Ödülleri’ne üç kez aday gösterilen Juno Temple, bu keyifli animasyonun başrollerini seslendiriyor. Filmin yönetmen koltuğunda ise Disney’in sevilen animasyonlarından Tangled’ın (Rapunzel) yönetmenlerinden Nathan Greno yer alıyor. Swapped, Netflix’te.
The Secret Agent yönetmeninin filmleri MUBI’de!
Günümüz Brezilya sinemasının en özgün ve cesur seslerinden Kleber Mendonça Filho’nun filmografisinden birçok yapım bir arada.
Geçtiğimiz ödül sezonunda adı sıkça anılan Oscar adayı The Secret Agent, uluslararası ölçekte büyük yankı uyandırdı. Yönetmen Kleber Mendonça Filho’nun hem politik hem de kişisel anlatılarını en güçlü şekilde yansıtan filmografisinden birçok yapım artık MUBI kütüphanesinde izlenebiliyor.
Çok sevdiği evinin lüks bir konut projesine dönüştürülmesine karşı çıkan bir kadının mücadelesini anlatan Aquarius (2016), liderlerinin ölümüyle sarsılan bir topluluğun tuhaf olaylar silsilesiyle yüzleşmesini konu alan Bacurau (2019), yönetmenin sinemasında kendine has dilini kurmasında önemli yer tutan kısa filmleri Green Vinyl, Friday Night, Saturday Morning ve Eletrodoméstica, ayrıca bir kentin sinema salonları üzerinden hafızasını izleyen Pictures of Ghosts ile iklim değişikliğini odağına alan Cold Tropics belgeselleri artık MUBI’de.
1994 Dünya Kupası’nda Brezilya'nın zaferi Netflix’te
Dünya Kupası’nı en çok kazanan ülke olan Brezilya’nın futbol tarihine damga vurduğu 1994 yılına geri dönüyoruz.
USA 94: Brazil's Return to Glory (2026) belgeseli, 1994 FIFA Dünya Kupası yolculuğunu oyuncularla yapılan röportajlar ve daha önce hiç yayınlanmamış görüntüleriyle yeniden canlandırıyor. Brezilya'nın 24 yıllık şampiyonluk hasretine o dönem son verme şansı yakalayan futbolcular, yaşadıkları baskıyı, sahadaki mücadeleyi ve final anlarının heyecanını yıllar sonra yeniden anlatıyor. Bu büyük zaferin hikâyesi, 7 Mayıs Perşembe günü Netflix’te yayında.
Citadel’in ikinci sezonu Prime Video’da
Küresel bağımsız gizli servis Citadel’in, acımasız örgüt Manticore tarafından yok edilmesinin ardından hafızaları silinen ajanlar Mason Kane ve Nadia Sinh’in geçmişlerini hatırlayıp yeniden bir araya gelerek dünyayı kurtarma mücadelesini anlatan aksiyon dizisi Citadel, ikinci sezonuyla hikayesine kaldığı yerden devam ediyor.
İkili, eski meslektaşları Bernard Orlick’in de desteğiyle giderek büyüyen yeni bir tehdidin izini sürerken, aynı zamanda insanlığın kaderini değiştirebilecek devasa bir komployu durdurmak zorundadır. Tempo hiç düşmezken ihanet ise her an kapıda beklemektedir; bu dünyada kimin müttefik kimin düşman olduğu asla netleşmez.
Altı bölümden oluşan ilk sezonun ardından, yedi bölümden oluşan yeni sezonunda da başrolleri Richard Madden (Game of Thrones, Bodyguard), Priyanka Chopra Jonas (The Bluff, Heads of State) ve Oscar adayı Stanley Tucci (The Devil Wears Prada, Conclave) paylaşıyor. Citadel (2023), ikinci sezonuyla 6 Mayıs’ta Prime Video’da izleyiciyle buluşmaya hazır.
Kendine doğru bir yolculuk: My Dearest Senorita
“Kim olursan ol, hayat senin hayatın” hissini güçlü bir şekilde yansıtan İspanya yapımı bir dram.
Muhafazakâr bir ailenin tek çocuğu olan Adela, ailesi ve çevresinin sessiz baskısı altında hayatını yalnız sürdürürken, zamanla kurduğu yeni dostluklar sayesinde kendini daha yakından tanıyacağı bir sürece adım atar; genç bir kadın olarak interseks olduğunu keşfetmesiyle birlikte beklenmedik yerlerde sevgiyle karşılaşacağı derin bir yolculuğa çıkar.
The Black Ball filmiyle bu ay Cannes’da prömiyer yapmaya hazırlanan ve son dönemde kuir sinemadaki çalışmalarıyla öne çıkan Javier Ambrossi ve Javier Calvo’nun yapımcılığında hayata geçirilen My Dearest Señorita (2026), artık Netflix’te!
Meksika rüyasının gerçek yüzü: Son-in-Law
Büyük hırsları, sorunlu içgüdüleri ve dikkat çekici bıyığıyla öne çıkan Sánchez, yaptığı bir dizi hatalı anlaşmanın ardından kendini beklenmedik şekilde ülkenin korkulan siyasi figürlerinden biri olarak bulur, ancak bu yeni ve tehlikeli konumda ne sivri dili ne de yıllardır ona avantaj sağlayan karizması onu kurtarmaya yeter. Hayatta kalabilmek için artık tek bir seçeneği kalmıştır: kritik bir anlaşmayı kabul etmek.
Brokeback Mountain, Crouching Tiger, Hidden Dragon ve The Wedding Banquet gibi önemli yapımların arkasındaki isim James Schamus’un yapımcılığını üstlendiği Son-In-Law (2026), trajikomik anlatımıyla Netflix’te izleyiciyle buluşuyor.
Chelsea’nin ışıltısından ebeveynliğin kaosuna
Londra’nın seçkin semtlerindeki varlıklı gençlerin yaşamlarını konu alan Made in Chelsea reality şovunun yıldızları bu kez ebeveyn olarak ekranda.
Jamie Laing ve Sophie Habboo, hayatlarının bambaşka bir dönemini izleyiciyle paylaşıyor. Ebeveyn olmanın karmaşık, zaman zaman korkutucu ama bir o kadar da komik gerçekliğini ele alan üç bölümlük reality dizisi, Jamie’nin henüz tam anlamıyla benimseyemediği “baba” rolünü ve Sophie’nin kariyeriyle anneliği dengeleme çabasını merkeze alıyor. Ev tadilatı, bitmeyen panikler ve inişli çıkışlı duygular arasında çiftin yaşadığı çiftin bebekleriyle buluşacağı ana kadar uzanan bu kaotik süreç, samimi ve eğlenceli bir dille ekrana taşınıyor. Raising Chelsea (2026), Disney+’ta!
ABD’den bir suç belgeseli: Gilgo Plajı seri cinayetleri
Geçtiğimiz 8 Nisan’da sekiz cinayet işlediğini itiraf eden katilin karanlık vakasında, 17 Haziran’da açıklanacak ceza kararına doğru ilerlerken biraz geçmişe gitmeye hazır mısınız?
Dört bölümlük belgesel serisi, Long Island’da kayıp bir kadını arayan polisin beklenmedik bir şekilde gizli bir mezarlığa ulaşmasıyla başlıyor; bu keşif, yıllardır fark edilmeden faaliyet göstermiş olabilecek bir seri katil ihtimalini gündeme taşıdı. Zamanla çözülemeyen ipuçları, eksik kalan dosyalar ve sistemdeki aksaklıklar nedeniyle rafa kaldırılan soruşturma yıllar sonra yeniden açıldı; oluşturulan özel görev gücü telefon kayıtları, tanık ifadeleri ve araç izleri üzerinden ilerleyerek herkesin gözünün önünde saklanan bir isme ulaştı: Rex Heuermann.
Dijital izleri ortaya çıkan belgeler, planlı cinayetlere dair ürpertici detayları gün yüzüne çıkardı. Tutuklamayla birlikte soruşturma derinleşti, yeni kurbanlar ortaya çıktı ve olayın yalnızca Long Island ile sınırlı olmadığı, çok daha geniş bir ağa uzandığı anlaşıldı. Bu karanlık seri cinayetlerin hikâyesi Killing Grounds: The Gilgo Beach Murders (2026), şimdi Prime Video’da, karar duruşması ise 17 Haziran’da.
Birleşik Krallık’tan gelen bir ‘Yeraltı’: Legends
1990’ların Britanya’sında uyuşturucu sokakları giderek kontrolü ele geçirirken, devletin perde arkasında son derece gizli ve tehlikeli bir operasyon başlatılır; bu süreçte bir grup devlet memuru, ülkenin en güçlü uyuşturucu çetelerine sızmakla görevlendirilir ve kimliklerini koruyarak suç dünyasının kalbinde hayatta kalmaya çalışır. Gerçek olaylardan esinlenen bu altı bölümlük suç draması, yapılan araştırmalar ve operasyonun içinden aktarılan tanıklıklarla Britanya yeraltı dünyasının karanlık yüzünü gözler önüne sererken, güvenin sürekli sarsıldığı ve dengelerin her an değiştiği bu ölümcül oyunda ajanların hem suç örgütleriyle hem de kendi iç hesaplaşmalarıyla mücadelesini anlatır. Legends (2026), 7 Mayıs’ta Netflix’te yayında.
Salonlarda film seçmenin zor olduğu bir hafta
Bu hafta birbirinden iyi, birbirinden yeni filmlerle doluyor salonlar. Bizim seçtiklerimiz şöyle:
Devil Wears Prada 2
20 yıl sonra gelen bu devam filmi bakalım modanın ve dünyanın değişimini yansıtacak mı? İlk filmi sevenlerin bu filmden de memnun ayrılacakları söyleniyor. Sosyal medyada ‘Bugün Neler İzledim’ mahlasıyla tanınan Deniz Tokgöz filmi ve magazinini O2’ye yazdı, fragman da burada.
Yaşamaya Mecbursun
“Grubun en sevilen şarkılarından birinin adını taşıyan ve Bulutsuzluk Özlemi Belgeseli alt başlıklı film, bu hafta iki özel gösterimle, İstanbullu sinema ve müzik severleri bekliyor.
Grubun 40. Yıl kutlamaları kapsamında Kalamış Parkı’nda verdiği konser filmin ana iskeletini oluşturuyor. Nejat Yavaşoğulları’nın duyduğunuz an hemen kavrayan sesiyle açılan Caner Kaya imzalı belgesel, 300 saatlik görüntülerin, 85 dakikalık bir özeti. 40 yıl boyu yaşanan politik ve sosyal gelişimler fonunda harika bir belgesel izlemek isterseniz, 2 Mayıs Kadıköy Sineması saat 19.00’da, 3 Mayıs Atlas Sineması saat 15.30’da gerçekleşecek ekip katılımlı gösterimleri kaçırmayın,” diyor Muammer Brav.
Dreams (İlişki)
İlk kez Venedik Film Festivali’nin Ana Yarışma’sında gösterilen İlişki, Meksikalı yönetmen Michel Franco’nun kendi ülkesiyle, Amerika arasında geçen bir tutku hikâyesi anlatıyor. Çok zengin Amerikalı bir ailenin kızı ve Meksikalı fakir bir dansçının aşkı olarak özetleyebileceğimiz filmde Chastain, Amerikan Sineması’nın ünlü femme fatale karakterlerine selam gönderen bir rolde karşımıza geliyor.
I Swear (Ağzımdan Kaçtı)
İlk kez 2025 Eylül’ünde Toronto Film Festivali’nde görücüye çıkan ve gösterildiği her festivalde adından övgüyle söz ettiren I Swear, nihayet bizde de gösterime giriyor. Az bilinen bir nörolojik hastalığı konu alıyor film.
Tourette Sendromu adı verilen ve kişinin istem dışı tikler yaptığı veya sesler çıkardığı, kimi kez de küfür ettiği bir rahatsızlık. Genellikle çocuklukta başlayan ve erkek çocuklarında kızlara göre çok daha yaygın olan bu hastalık, kişiyi toplumdan soyutlayıp, yalnızlaştırıyor. Film, 13 yaşında bu rahatsızlığa yakalanan John Davidson’un gerçek yaşam öyküsünü perdeye aktarıyor.
Aldığımız Nefes
“2000’lerin başında Anadolu’da bir kimya fabrikasında patlama olur. Fabrikanın yakınındaki köy de dahil olmak üzere tüm yakın çevre, yangının söndürülememesinden dolayı tehlike altındadır. Köyde yaşayan 10 yaşındaki Esma’nın yaşamını anlatır bu fonda Aldığımız Nefes.
Göremediğimiz Tüm Işıklar ve Eşik gibi kısa filmleriyle tanıdığımız Altun’un filmi ilk gösterimini Toronto Film Festivali’nde yaptı. Ardından San Sebastian Film Festivali’nde gösterilen film, bizde ilk kez Antalya Altın Portakal’da yarıştı Jüri Özel Ödülü’nün sahibi oldu.
Ulusal ve uluslararası festivallerde gösterilen ve gösterilmeye devam edecek olan film, şimdi de vizyona giriyor. Sevdiğimiz aktörlerden Hakan Karsak’a Ankara Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülü getiren filmde Esma'yı canlandıran küçük oyuncu Defne Zeynep Enci de kocaman bir alkışı hak ediyor. Yetenekli bir yönetmeni müjdeleyen Aldığımız Nefes ilginizi bekliyor,” demiş Muammer Brav.