Chico Harlan / New York Times
23 yıl önce Avrupa genelinde 70 bin kişinin ölümüne neden olan sıcak hava dalgasının ardından, Avrupa ülkeleri bir sonraki felaketin etkilerini en aza indirmek için çeşitli adımlar attı.
Erken uyarı sistemleri kuruldu, serinleme merkezleri oluşturuldu ve hastanelerin daha hazırlıklı hale gelmesi sağlandı. Paris ise yaşlı ve kırılgan durumdaki vatandaşların kayıt altına alındığı bir sistem kurdu; sıcaklıklar yükseldiğinde bu kişilere düzenli olarak durum kontrolü amacıyla telefon ediliyor.
Bu hafta ise kıta, 2003’teki felaketle kıyaslanan yoğun bir sıcak hava dalgasının etkisi altına girmiş durumda. O dönemde alınan önlemler Avrupa’nın aynı ölçekte bir felaketi yeniden yaşamasını önlemeye yardımcı olsa da kıta hâlâ ciddi risklerle karşı karşıya.
Bu haftaki erken dönem sıcak hava dalgasının merkez üssü olan Batı Avrupa’da klima kullanım oranları hâlâ görece düşük seviyelerde bulunuyor. Avrupa Birliği’nin demografik yapısı da sorunu büyütüyor. Son 20 yılda yaşlı nüfus yüzde 40 arttı ve böylece aşırı sıcaklıklardan en fazla etkilenen kesim önemli ölçüde büyüdü.
Öte yandan sera gazı emisyonları yükselmeye devam ederken sıcak hava dalgalarının görülme sıklığı da hızla artıyor. Fransa’da 1947’den bu yana kaydedilen 52 resmî sıcak hava dalgasının yarısı son 16 yılda yaşandı.
Londra Hijyen ve Tropikal Tıp Okulu’nda çevresel epidemiyoloji uzmanı olan Pierre Masselot, “Uyum sağladık ancak gelecekte bizi bekleyenler için bu kesinlikle yeterli değil” dedi.
Son sıcak hava dalgası, turistlerle dolu Avrupa başkentlerine Sahra Çölü’nü andıran koşullar getirdi. Batı Avrupa’nın bazı bölgelerinde sıcaklıklar mevsim normallerinin yaklaşık 14 derece üzerine çıktı. Fransa’da üst üste yaşanacak sıcak günlerin bazı bölgelerde tüm zamanların rekorlarını zorlaması bekleniyor.
Fransa, ülkenin büyük bölümünde en yüksek seviyedeki kırmızı alarmı devreye soktu. Bu alarm, “sağlık üzerinde ciddi etkiler yaratma potansiyeli” anlamına geliyor.
İngiltere Meteoroloji Kurumu da aşırı sıcak uyarıları yayımlayarak haziran ayı sıcaklık rekorlarının büyük olasılıkla kırılacağını açıkladı.
Kurumun baş tahmincilerinden Mark Sidaway, gece sıcaklıklarının yüksek seyretmesinin insanların gündüz maruz kaldıkları sıcağın etkilerinden kurtulmasını zorlaştıracağını ve bunun da sıcaklık kaynaklı stresi artıracağını söyledi.
Sıcak hava dalgaları uzadıkça daha ölümcül hale geliyor çünkü insan vücudu üzerindeki yük giderek artıyor. Bu tür olaylar anlık olarak dramatik görüntüler yaratmasa bile çok ağır bir bedel ödetebiliyor.
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre son dört yılda Avrupa genelinde sıcaklık nedeniyle 200 binden fazla kişi hayatını kaybetti.
Bu rakamlar ilk bakışta ölüm oranlarının 2003 yılıyla benzer olduğu izlenimini verse de Barselona Küresel Sağlık Enstitüsü araştırma profesörü Joan Ballester, bugün kullanılan yöntemlerin 2003 yılına uygulanması halinde o yılki ölüm sayısının çok daha yüksek çıkacağını söyledi.
Ballester, “Bu nedenle 2003 yılındaki felaketin boyutu çok daha büyüktü” dedi.
İki yıl önce Nature dergisinde yayımlanan bir araştırma, son 20 yılda alınan önlemlerin özellikle yaşlı nüfus arasında sıcaklığa bağlı ölümleri “önemli ölçüde azalttığını” ortaya koydu.
Araştırmaya göre uyum önlemleri alınmamış olsaydı, 2023 yılında sıcaklığa bağlı ölümler yaklaşık yüzde 80 daha yüksek olacaktı.
Ancak bu ilerleme sert eleştirileri de engelleyemedi.
Fransız gazetesi Le Monde geçen ay yayımladığı bir başyazıda Fransa’yı “hazırlıksız” olmakla suçladı ve hükümetin binaların ve konutların daha dayanıklı hale getirilmesine yönelik bazı kuralları gevşettiğine dikkat çekti.
Paris ayrıca kente karakteristik görünümünü veren çinko çatılarla mücadele etmekte zorlanıyor. Bu çatılar güneşten gelen yoğun ısıyı doğrudan alt katlardaki dairelere iletiyor.
Bir diğer tartışma konusu ise klima kullanımı.
Fransa’daki evlerin yaklaşık dörtte birinde klima bulunuyor. İtalya’da ise bu oran yüzde 50 seviyesinde. Son yıllarda artış yaşansa da bu oranlar ABD ve Doğu Asya’daki seviyelerin oldukça gerisinde kalıyor.
Fransız politika yapıcılar, klima yerine gölgelendirme ve yeşil alanlar gibi pasif serinletme yöntemlerini teşvik ediyor. Bunun nedeni klimaların elektrik şebekeleri üzerinde yük oluşturması ve emisyonları artırması.
Ancak klima sistemleri aynı zamanda sıcak hava dalgaları sırasında hayat kurtaran bir sığınak da sağlayabiliyor.
2023 yılında The Lancet dergisinde yayımlanan bir araştırma, sıcaklık kaynaklı risk açısından Paris’i dünyanın en kırılgan kentlerinden biri olarak tanımladı.
Genel olarak uzun yıllar boyunca aşırı sıcak hava dalgalarıyla mücadele deneyimi olmayan Kuzey Avrupa ülkeleri, en yüksek risk faktörlerine sahip bölgeler arasında gösteriliyor.
Fransa’da 2003 yılı felaketi hâlâ yaz aylarının en büyük trajedisi ve sıcak hava dalgalarının tehlikesinin net biçimde anlaşıldığı dönüm noktası olarak hatırlanıyor.
O yıl sıcak hava dalgası ağustos ayının başında, ülkenin tatil döneminde etkili olmuştu. Politikacılar, sağlık çalışanları ve genç nüfusun büyük kısmı tatildeyken yaşlı ve kırılgan yapıdaki vatandaşlar Paris’te sıcak apartmanlarda mahsur kalmıştı.
Bir süre sonra Paris morgu kapasitesini aşmış ve kent yönetimi cenazeleri muhafaza etmek için soğutmalı çadırlar kurmak zorunda kalmıştı.
Felaketin simgesi Fransa olsa da aşırı ölümler Lüksemburg, İtalya ve İspanya’da da benzer seviyelerde gerçekleşmişti.
Bu kez Fransa genelindeki şehirler belediye binalarında, müzelerde ve kütüphanelerde serinleme alanları açtı. Paris yönetimi Canal Saint-Martin’de yüzmeye izin verdi. Sosyal hizmet görevlileri risk altındaki vatandaşları tek tek aradı. Yüzlerce okul da geçici olarak kapatıldı.
Fransa Halk Sağlığı Kurumu’nda görev yapan ve ülkenin sıcak hava planının hazırlanmasına katkı sağlayan epidemiyolog Mathilde Pascal, mevcut sıcak hava dalgasını yıllardır yapılan hazırlıkların ardından gerçekleştirilen bir “çarpışma testi” olarak nitelendirdi.
“Artık daha hazırlıklıyız” diyen Pascal, okulların kapatıldığını, spor etkinliklerinin iptal edildiğini ve çok sayıda çalışanın evden çalışmaya yönlendirildiğini hatırlattı.
Pascal sözlerini şöyle tamamladı:
“Yükün 2003’e kıyasla daha düşük olmasını umuyorum ancak yine de yüksek olacağından korkuyorum. Çünkü bu gerçekten çok tehlikeli”
© 2026 The New York Times Company


