10 Mart 2026, Salı
Haber Giriş: 10.03.2026 19:41 | Son Güncelleme: 10.03.2026 19:44

Çin İran savaşını öngördü, Hürmüz Boğazı kapatılmadan önce petrol stokladı

Orta Doğu’da savaş enerji piyasalarını sarsarken Çin aylar öncesinden bu krize hazırlık yaptı. Yılın ilk iki ayında petrol ithalatını yüzde 15,8 artıran Pekin yönetimi, 1,2 milyar varillik stratejik stok oluşturdu
Çin İran savaşını öngördü, Hürmüz Boğazı kapatılmadan önce petrol stokladı
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Alexandra Stevenson / New York Times

Yılın ilk iki ayında, Orta Doğu’daki çatışmaların enerji tedarik hatlarını felce uğratmasından önce Çin, artan jeopolitik gerilimlere karşı ülkeyi korumaya yönelik devam eden stratejisinin bir parçası olarak petrol alımlarını artırdı.

Dünyanın en büyük petrol alıcısı olan Pekin yönetimi, Salı günü paylaştığı gümrük verilerine göre, Ocak ve Şubat aylarında geçen yılın aynı dönemine kıyasla %15,8 daha fazla petrol ithal etti.

Pekin, son bir yıl boyunca stratejik petrol stokunu büyütüyordu; bu durum, ülke içindeki petrol tüketimi düşmeye devam etmesine rağmen gerçekleşti. Şimdi ise tüm bu petrolün oldukça işe yarayacağı düşünülüyor.

Akıllıca bir hamle

Danışmanlık şirketi Trivium China’da enerji analisti olan Cosimo Ries, “Petrol stoklama bir süredir devam ediyordu ve Çinli düzenleyiciler Trump yönetiminden kaynaklanabilecek jeopolitik gerilimlere zaten hazırlanıyordu. Geriye dönüp bakıldığında oldukça akıllıca bir stratejik adımdı” ifadelerini kullandı.

Başkan Donald Trump, Çin’in en ucuz petrol kaynaklarından ikisi olan Venezuela ve İran’a yönelik saldırılar başlattı. Venezuela lideri Nicolás Maduro görevden alındı ve New York’ta federal bir hapishanede yargılanmayı beklediği ABD'ye götürüldü. İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ise 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in askeri saldırıları sırasında öldürüldü.

Her iki ülkedeki liderlik değişimi, Çin’in bu iki ülkeyle ABD yaptırımları altındaki petrolü satın almak için yaptığı kârlı anlaşmaları da belirsizliğe sürükledi. Trump, ABD’nin Venezuela’nın petrol endüstrisini devralacağını söyledi. Çin’in petrol ithalatının %13’ünü sağlayan İran konusunda ise Trump yönetiminin planları henüz netleşmiş değil.

Uzmanlar, İran’daki savaşın dünyanın petrol arzının beşte birinin geçtiği dar bir geçit olan Hürmüz Boğazı’ndaki trafiği aksatması nedeniyle Çin’in enerji güvenliğini daha da güçlendirmeye devam edeceğini söylüyor. Çin, deniz yoluyla ithal ettiği ham petrolün yaklaşık yarısını Orta Doğu’dan alıyor.

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Guo Jiakun, Salı günü yaptığı açıklamada “Çin, kendi enerji güvenliğini korumak için gerekli önlemleri alacaktır” dedi.

Piyasa araştırma şirketi Kpler’de kıdemli ham petrol analisti olan Muyu Xu ise hükümetin önceliğinin yakıt arzının istikrarını sağlamak olduğunu ve bunun için “rafinerilere yakıt ihracatını durdurma talimatı vermek ve rafinerilere ham petrol rezervlerini ödünç vermek ya da serbest bırakmak gibi adımlar atabileceğini” söyledi.

Xu’ya göre Çin, son bir yıl boyunca stratejik stokları için daha fazla petrol satın aldı ve bu stoklar yaklaşık 1,2 milyar varile ulaştı. Bu miktar, Çin’in deniz yoluyla yaptığı ham petrol ithalatının yaklaşık 115 gününe denk geliyor.

Bu petrol alımlarının büyük kısmı stratejik amaçlıydı. Hindistan’ın ABD ile yaptığı ticaret anlaşması müzakereleri sırasında Rus petrolü alımlarını azaltmasının ardından Çin, bu yıl Rus petrolü alımlarını önemli ölçüde artırdı.

Petrol ithalatındaki artış, yılın ilk iki ayında Çin’in güçlü ticaret büyümesini de destekledi. Ocak ve Şubat aylarında ithalat yaklaşık %20 arttı; bu, 2025 yılında ithalatın büyük ölçüde yatay seyretmesinin ardından keskin bir yükseliş oldu.

Bu arada Çin’in ihracatı hızlı şekilde büyümeye devam etti. İki aylık dönemde ihracat %22 yükseldi ve geçen yıl Çin’de üretilen malların yurt dışına rekor seviyede gönderilmesinin üzerine yeni bir artış daha eklenmiş oldu.

© 2026 The New York Times Company