Keith Bradsher / New York Times
Çin genelinde tepeler rüzgâr türbinleriyle kaplanmış durumda ve batıdaki çöllerde kilometreler boyunca uzanan sıralar halinde türbinler yer alıyor. Ultra yüksek gerilimli elektrik hatları, elektriği binlerce kilometre uzağa, Çin’in kıyısındaki enerjiye aç fabrikalara taşıyor.
Geçen yıl Çin, dünyanın geri kalanının toplamından üç kat daha fazla rüzgâr enerjisi kapasitesi kurdu. Aynı dönemde türbin ihracatı da sıçrama yaptı. Küresel sektörün ağırlık merkezi belirgin şekilde değişti: Dünyanın en büyük altı rüzgâr türbini üreticisinin tamamı artık Çinli ve bu durum, bir zamanların baskın Avrupalı firmalarını ve General Electric gibi şirketleri geride bıraktı.
Savaş, Çin’in rüzgâr yatırımlarının ne kadar ileri görüşlü olduğunu ortaya koydu. Uzun süredir Orta Doğu petrol ve gazına bağımlı olan Asya ülkeleri yakıt tedarikinde zorlanırken, dev rezervleri ve modern elektrik şebekesiyle Çin enerji krizine karşı daha avantajlı bir konumda bulunuyor.
Trump rüzgardan kaçıyor, Çin üzerine koşuyor
ABD'de ise durum çok daha çarpıcı bir hal aldı. Başkan Donald Trump döneminde enerji politikası yeniden petrol ve doğalgaza yöneldi. Son altı haftada Trump yönetimi, açık deniz rüzgâr santrali projelerini iptal eden enerji şirketlerine yaklaşık 2 milyar dolar ödeme kararı aldı. Bu hafta önde gelen bir yenilenebilir enerji sektörü grubu, yönetimin rutin sayılan askeri incelemeleri geciktirerek 150’den fazla rüzgâr projesini durdurduğunu açıkladı.
Dünyanın en büyük petrol ve doğalgaz üreticisi olan ABD, fosil yakıtlara dayanma lüksüne sahip. En büyük ithalatçı olan Çin ise bu lükse sahip değil. Ulusal güvenlik, ekonomik istikrar ve iklim değişikliği kaygılarıyla dışa bağımlılığını azaltmaya çalışıyor.
Petrol ve gaz sevkiyatları için kritik bir arter olan Hürmüz Boğazı’nın yaklaşık iki aydır büyük ölçüde kapalı kalması, Çin liderlerinin söylemini daha da sertleştirdi. Çin lideri Şi Cinping, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlamasından üç hafta sonra, mart sonunda yaptığı açıklamada, “Enerji, kalkınmada stratejik bir meseledir, rüzgâr ve güneş teknolojilerindeki öncü gelişimimiz ileri görüşlülüğünü kanıtladı” dedi.
Güneş enerjisi projelerinin aksine, rüzgâr enerjisi uzun vadeli planlama ve sabır gerektiriyor. Çinli yetkililer her ikisine de fazlasıyla sahip.
Rüzgar enerjisi yatırımı çok daha fazla 'sabır' gerektiriyor
Her bir rüzgâr türbini için büyük beton temeller gerekiyor. Türbinlerin kurulumu, rüzgârlı bölgelerde sakin hava koşullarına bağlı. Çin’de büyük güneş enerjisi santralleri bir yıldan kısa sürede kurulabilirken, rüzgâr projeleri üç yıla kadar sürebiliyor. Çin konusunda uzman yenilenebilir enerji danışmanı Sebastian Meyer’a göre, bu süre farkı oldukça belirgin.
Konutlar, alışveriş merkezleri ve fabrikalar için güneş enerjisi kurulumları ise çok daha hızlı. Paneller Çin’de ve diğer birçok ülkede neredeyse anında kurulabiliyor. Rüzgâr ise farklı. Meyer, “Rüzgâr projelerinin geliştirme süresi güneşe kıyasla çok daha uzun olabilir” diyor.
Çin şimdi, daha istikrarlı rüzgâr yakalayabilen ve kıyıdaki enerji tüketicilerine daha yakın olan deniz üstü rüzgâr türbinlerini hızla artırıyor.
Bu hamle güçlü devlet desteği sayesinde kamuoyunda ciddi bir dirençle karşılaşmadı. Yerel halk şikâyet etse de projeleri durduracak güçleri bulunmuyor.
Gürültü problemi halkı bezdirdi
Yançeng yakınlarında bir çiftlikte yaşayan Wang Cuifen, “Bu türbinlerin gürültüsü oldukça yüksek. Saat 16.00’dan sabah 04.00’e kadar durmadan çalışıyorlar ve dinlenemiyoruz” şeklinde konuştu.
Çin’in ilk deniz üstü projeleri, Weifang ve Yançeng yakınlarındaki sığ sularda nispeten basitti. Ancak bu durum değişiyor.
Geçen ay, ülkenin beş büyük elektrik üreticisinden biri olan China Huaneng Group, ülkenin en derin deniz üstü rüzgâr projesini tamamladı. Yeni türbin dizisi, kuzey Çin’deki Yantai kıyısından 45 mil açıkta ve 55 metre derinlikte kuruldu.
Şi, temmuz ayında yaptığı bir konuşmada Çin’e “deniz üstü rüzgâr enerjisinin düzenli ve planlı genişlemesini teşvik etme” çağrısında bulundu.
Geçen yıl rüzgâr enerjisi, Çin’in elektrik üretiminin yüzde 10’unu karşıladı. Bu oran her yıl yaklaşık 1 puan artıyor. Kömür hâlâ toplamın yarısından fazlasını oluşturuyor ancak payı her yıl birkaç puan geriliyor.
Çin, rüzgâr ekipmanı ihracatını hızla artırıyor ve bu durum Batı’daki ve Hindistan’daki rakipleri tedirgin ediyor. Avrupa Birliği’ne yapılan türbin ve bileşen ihracatı geçen yıl yüzde 66 artarken, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki gelişmekte olan ülkelere sevkiyat yüzde 74 yükseldi.
Envision Energy öncülüğündeki Çinli üreticiler Hindistan’da da güç kazanıyor. Vergi teşvikleri ve devlet desteğiyle dünyanın Çin’den sonra en büyük ikinci rüzgâr pazarı olan Hindistan’da, Envision artık yerli üretici Suzlon Energy ile doğrudan rekabet ediyor.
İran’daki gerilim ve petrol ile doğalgaz fiyatlarındaki sıçrama, talebi hızlandırdı. Küresel rüzgâr türbini siparişleri bu ilkbaharda, geçen yılki yüzde 40’lık artışın üzerine çıkarak daha da yükseldi. Örneğin Vietnam, büyük bir gaz santrali planını iptal ederek rüzgâr ve güneşe yöneldi.
Birçok pazarda artışın arkasında Çinli üreticiler bulunuyor. Danimarkalı Vestas gibi yabancı rakipler ise Çin devlet bankalarının renminbiyi euro karşısında zayıf tutması nedeniyle rekabette zorlanıyor; bu durum Çin türbinlerini yurtdışında daha ucuz hale getiriyor.
Çin, yerli firmalarına yoğun sübvansiyon sağladı. Bugün dünyanın üçüncü büyük türbin üreticisi olan Ming Yang Smart Energy, 2010’daki halka arz izahnamesinde yerel yönetimlerden arazi ve politika teşvikleri aldığını belirtmişti. Belgelerde ayrıca bu yönetimlerin rüzgâr projelerinde yalnızca Ming Yang türbinlerini tercih ettiği de yer aldı.
Yurtdışında ise Çinli üreticiler, Avrupa’da tam donanımlı türbin satışında siyasi dirençle karşılaşıyor. Buna rağmen bileşen satışında daha başarılılar. Mart ayında İngiltere hükümeti, ulusal güvenlik gerekçesiyle Ming Yang’ın İngiliz sularında türbin kurmasını engelledi.
Çin Ticaret Bakanlığı bu kararı eleştirerek, “yerel ekonomik kalkınmaya ve İngiliz halkının refahına katkı sağlamayacağını” açıkladı.
Avrupa Birliği ise dünyanın en büyük türbin üreticisi olan Çin devlet destekli Goldwind Science & Technology Co. hakkında sübvansiyon karşıtı bir soruşturma başlattı. İlk bulguların ticaret kurallarını ihlal edebilecek desteklere işaret etmesi halinde, AB’nin Goldwind’e gümrük vergisi uygulaması bekleniyor. Bu durum Çin’in misilleme adımları atmasına yol açabilir.
© 2026 The New York Times Company