24 Haziran 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 24.06.2026 22:03 | Son Güncelleme: 24.06.2026 22:36

Çip talebinde patlama yaşandı: Yapay zekanın yarattığı servet Asya'da eşitsizliği artırdı

Yapay zeka çiplerine yönelik güçlü talep Güney Kore ve Tayvan ekonomilerini büyümede rekor seviyelere taşırken, kazançlar yalnızca teknoloji devleri ve yatırımcılarda toplanıyor. Ücretler yerinde sayıyor, geleneksel sektörler zorlanıyor ve gelir eşitsizliği derinleşiyor
Fotoğraf: An Rong Xu/New York Times
Fotoğraf: An Rong Xu/New York Times
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Meaghan Tobin, Catie Edmondson / New York Times

Dünyanın yapay zekaya olan iştahı, Güney Kore ve Tayvan’da son yıllarda benzeri görülmemiş bir patlamayı tetikledi. Bu iki ekonomi, yapay zekanın çalışabilmesi için gerekli olan ve büyük talep gören çipleri üreten sınırlı sayıdaki şirketlere ev sahipliği yapıyor.

İhracat rekor seviyelere çıkarken ve borsalar yükselirken, bu kazançtan pay alma yarışı da kızıştı. Yaşlılar birikimlerini yarı iletken hisselerine yatırmak için yatırım hesapları açıyor. Sosyal medyada ise gençler, hisse senedi alım satımıyla işlerinden kazandıkları kadar hatta daha fazla para kazanabileceklerini söyleyerek çalışmanın anlamını sorguluyor.

Ancak bu büyük kazanç, ekonominin geri kalanında çok daha karanlık bir tabloyu gizliyor. Çip üretimi dışındaki sektörler, enerji ve gümrük tarifesi şoklarıyla sarsılan zorlu bir ortamda ayakta kalmaya çalışıyor. Hane halkı borçları ve gayrimenkul fiyatları yükselmeye devam ediyor. Her iki ülkenin para birimi de hükümetlerin destek müdahalelerine rağmen zayıf seyrediyor.

Her iki ekonomide de hızlı büyüme, nüfusun yalnızca küçük bir bölümünü istihdam eden dar ve son derece uzmanlaşmış bir sektörden kaynaklanıyor. Geriye kalanlar ise bu büyümeden pay almanın yollarını arıyor.

Yapay zeka piyasalarda büyük dalgalanmalar yarattı

Yatırımcılar yapay zeka kaynaklı kazançlardan pay almak için çip hisselerine para akıtırken, piyasalardaki dalgalanmaları da artırıyor. Güney Kore hisseleri salı günü yüzde 10 düştü ve küresel teknoloji hisselerinde satış dalgasını tetikledi. Endeks ertesi gün ise yüzde 3’ün üzerinde yükseldi.

Ekonomistler bu durumu, bazı sektörlerin ve sosyoekonomik grupların büyürken diğerlerinin geride kaldığı veya gerilediği “K tipi ayrışma” olarak tanımlıyor. COVID-19 pandemisinden bu yana bu ayrışma ABD dahil dünyanın birçok yerinde büyüdü. Yapay zeka patlaması ise bu farkı daha da genişletme riski taşıyor.

Tayvan Merkez Bankası bu ay yayımladığı açıklamada, yapay zeka talebinin “farklı grupların ve sektörlerin çok farklı ekonomik sonuçlarla karşılaştığı” bir ekonomi yaratma riski taşıdığı uyarısında bulundu.

Merkez bankası, “Zenginler daha da zenginleşiyor. Düşük gelir grupları ise zorlanıyor” ifadelerini kullandı.

Dünyanın yarı iletken devlerinin merkezleri olan Güney Kore ve Tayvan, bu ayrışmayı en net gösteren yerler arasında bulunuyor. Samsung, SK Hynix ve Taiwan Semiconductor Manufacturing Co. (TSMC) gibi şirketler rekor karlar elde ederken ekonominin geri kalan bölümleri aynı başarıyı gösteremiyor.

Güney Kore’nin gösterge endeksi KOSPI, yıl başından bu yana dünyanın en iyi performans gösteren büyük borsa endeksi konumunda. Samsung ve SK Hynix’in piyasa değeri 1 trilyon doları aştı. Samsung hisseleri bu yıl iki kattan fazla yükselirken, SK Hynix hisseleri üçe katlandı. İhracattaki güçlü artışın ardından Kore Merkez Bankası büyüme tahminini yukarı yönlü revize etti. Güney Kore’nin ihracatı mayıs ayında yıllık bazda yüzde 53 artarak aylık bazda tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

Samsung ve SK Hynix, yapay zeka sistemlerinin veri depolamasında kullandığı bellek çiplerinin üretiminde lider konumda bulunuyor. Bu sistemler yüksek bant genişliğine sahip büyük miktarda belleğe ihtiyaç duyduğundan, iki şirket küresel yapay zeka yatırımlarının vazgeçilmez oyuncuları haline gelmiş durumda.

Devlet destekli düşünce kuruluşu Korea Institute for International Economic Policy’nin yöneticilerinden Sang-Ha Yoon, “Yarı iletkenlerin ihracattaki payı bu kadar büyüdüğü için manşet veriler güçlü görünüyor” dedi.

Ancak bu rakamların giderek büyüyen bir ayrışmayı gizlediğini belirten Yoon, yarı iletken dışındaki petrokimya, çelik, batarya ve otomotiv yan sanayi gibi sektörlerin zayıf talep ve Çin kaynaklı yoğun rekabet nedeniyle zorlandığını söyledi.

Yoon, “Kore iyi gidiyor diyen aynı manşet aslında Kore çok dar bir alanda iyi gidiyor anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

Yapay zeka sektörünün dışında çalışanlar için ise yaşam maliyetleri yükselirken reel ücretlerin yerinde saydığını belirtti.

Yapay zeka kaynaklı kazançlar giderek daha dar bir kesimde toplanırken, birçok Güney Koreli de bu büyümeden pay alabilmek için borsaya yöneliyor.

Geçen ay aracı kurumlar, Güney Koreli emeklilerin yarı iletken hisseleri satın alabilmek için hayat sigortası poliçelerini ve emeklilik birikimlerini bozdurduğunu bildirdi. Toss Securities analisti Young Gon Lee’ye göre, bu yıl bireysel yatırımcıların KOSPI’de yaptığı net hisse alımlarının yaklaşık yüzde 83’ü Samsung veya SK Hynix hisselerinden oluştu.

Lee, “Daha önce güvenli varlıklarda duran sermayenin, daha yüksek getiri beklentisiyle riskli varlıklara kaydığını görüyoruz” dedi.

Bu coşku Tayvan’da da görülüyor. Tayvan geçen ay Hindistan’ı geride bırakarak dünyanın en büyük beşinci hisse senedi piyasası haline geldi. Dünyanın en gelişmiş yapay zeka çiplerini üreten TSMC, Tayvan’ın gösterge endeksinin toplam değerinin yüzde 40’ından fazlasını oluşturuyor ve şirketin piyasa değeri 2 trilyon dolara yaklaşıyor.

Çip çılgınlığı Tayvan ekonomisini dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri haline getirdi. Ekonomi 2025’in son çeyreğinde yaklaşık yüzde 13, bu yılın ilk üç ayında ise yaklaşık yüzde 15 büyüdü.

Ancak National Central University bünyesindeki bir ekonomik araştırma merkezinin yöneticisi Dachrahn Wu’ya göre bu büyüme ücretlere aynı şekilde yansımadı. Tayvanlı çalışanların büyük bölümü teknoloji sektörü dışında çalışıyor ve aylık 1.500 doların altında gelir elde ediyor. Yüksek gelir grubundaki küçük kesim tasarruf yapıp yatırım yapabilirken, çoğunluk bunu başaramıyor.

Wu, Tayvan’daki ekonomik büyümenin büyük ölçüde TSMC hissedarları gibi varlıklı kesimlere yarar sağladığını belirterek, “Sıradan insanların maaşları çok fazla artmadı” dedi.

Singapur merkezli DBS Bank ekonomistlerinden Ma Tieying’e göre, yarı iletkenler ve diğer teknoloji ürünleri Tayvan ihracatının büyük kısmını oluşturuyor. Buna karşılık ihracata bağımlı diğer sektörler gümrük tarifeleri ve zayıflayan talep nedeniyle ciddi baskı altında bulunuyor.

Tayvan’ın merkezindeki Taichung kenti bir zamanlar yüzlerce küçük işletmeye ev sahipliği yapan bir takım tezgahları merkeziydi. Ancak ahşap işleme makineleri üreten Innovator Machinery’nin ikinci kuşak yöneticisi Ian Chang’a göre tarifeler sektörü kökten değiştirdi.

Birçok şirket faaliyetlerini sonlandırırken, bazıları gündelik çalışanlarını ücretsiz izne çıkarmak zorunda kaldı. Bu durum geleneksel üretim sektöründeki çalışanlarla teknoloji sektöründe istikrarlı işlere sahip kişiler arasındaki farkı daha da büyüttü.

Teknoloji kaynaklı bu büyük kazançtan kimin faydalandığı sorusu, Güney Kore’de siyasi ve iş gücü kaynaklı gerilimlerin de merkezine yerleşmiş durumda.

Geçen ay Samsung çalışanları, şirketin faaliyet karının yüzde 15’inin çalışan primlerine ayrılmasını talep ederek ulusal ekonomiyi ve küresel teknoloji tedarik zincirini etkileyebilecek bir grev tehdidinde bulundu. Samsung ise yüzde 10,5 oranını kabul etti.

Bazı analistlerin bu yıl Samsung için öngördüğü yaklaşık 200 milyar dolarlık faaliyet karı gerçekleşirse, şirket sözcüsüne göre yarı iletken bölümündeki çalışanlar kişi başına 430 bin dolara kadar prim alabilecek. Buna karşılık Güney Kore’de geçen yıl ortalama aylık ücret yaklaşık 2.800 dolar seviyesindeydi.

Bu ay düzenlenen genel kurul toplantısında TSMC Yönetim Kurulu Başkanı C.C. Wei’ye benzer bir uygulamanın şirkette uygulanıp uygulanmayacağı sorulduğunda, son üç yılda çalışan primlerinin artırıldığını söyledi.

Samsung’daki anlaşmazlık, yapay zeka çağında ortaya çıkan kazançların nasıl paylaşılması gerektiğine ilişkin daha geniş bir tartışmanın erken işaretlerinden biri olabilir.

Çalışanlarla şirket arasında anlaşma sağlanmadan önce, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung’un Özel Kalem Müdürü Kim Yong-beom, yapay zeka talebinden yararlanan şirketlerden elde edilen vergi gelirlerinin bir bölümünün “ulusal temettü” olarak halka dağıtılmasını önermişti.

Daha sonra silinen Facebook paylaşımında Kim, “Asıl kritik mesele, yapay zeka çağında ortaya çıkan olağanüstü karların toplum içindeki ‘K tipi’ ekonomik ayrışmayı yapısal olarak derinleştirme potansiyelidir” ifadelerini kullandı.

Kim’e göre bu karların bir bölümünün çalışanlara aktarılması yalnızca bir gelir transferi değil, “sistemin bütününün istikrarını korumak için gerekli bir maliyet” olarak görülmeli.

© 2026 The New York Times Company