Emmett Lindner / New York Times
Savaşın 28 Şubat’ta başlamasından bu yana, bir galon dizelin ortalama fiyatı yaklaşık yüzde 45 artarken, bir galon normal benzinin fiyatı yaklaşık yüzde 35 yükseldi. Federal bir araştırma kurumu olan Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), ortalama dizel fiyatlarının bu ay galon başına 5,80 doların üzerine çıkmasını bekliyor. Kuruma göre benzin fiyatı ise ortalama 4,30 dolar olacak.
Geçtiğimiz hafta barış anlaşması umutlarıyla fiyatlar bir miktar gerilese de dizel ile benzin arasındaki fark hâlâ oldukça yüksek.
Dizel fiyatları neden bu kadar hızlı yükseldi?
Savaştan önce bile dizel arzı sıkışıktı. Bu da önemli miktarda dizel üreten Basra Körfezi ülkelerinin ihracatı kısmak zorunda kalmasıyla krizi derinleştirdi. Sorunu büyüten bir diğer unsur ise bölgede üretilen petrolün önemli bir bölümünün özellikle dizel ve jet yakıtı üretimi için uygun olması.
Rabobank’ta küresel enerji stratejisti olan Joe DeLaura, “Bu yüzden dizel fiyatları iki katına çıkarken benzin ham petrol ile paralel hareket ediyor. Dizel ve jet yakıtı açığı var. Benzin arzı ise görece daha dengeli” ifadelerini kullandı.
Savaştan önce Körfez’deki rafineriler benzinden çok daha fazla dizel ve jet yakıtı ihraç ediyordu ve başka hiçbir ülke bu kaybı telafi edecek kapasiteye sahip değil.
Kaybedilen arzın yerine konulması imkansız
Yatırım bankası TD Cowen’da enerji analisti olan Jason Gabelman, “Zaten sıkı olan bir piyasada bu arzı kaybettiniz ve bunun yerine konulmasının bir yolu yok” dedi.
Gabelman’a göre, bu açığı kapatabilecek rafineri kapasitesine sahip olan Çin ise savaş başladığında iç piyasada kıtlık yaşamamak için yakıt ihracatını kısıtladı.
ABD, dizel dahil petrol ürünlerinde net ihracatçı konumda. Avustralya gibi daha önce Asya veya Avrupa’dan dizel ithal eden ülkeler ise ABD’den alımlarını artırdı.
Ancak küresel petrol arzının beşte biri devre dışı kalmışken, ABD bile Körfez kaynaklı dizel açığını kapatamadı.
DeLaura, “ABD önemli miktarda üretim yapabilir ama dünyayı besleyemez” dedi.
Ayrıca Körfez ülkelerinde üretilen petrolün büyük bölümü dizel üretimine daha uygunken, Teksas ve New Mexico’da çıkarılan petrol daha çok benzin üretimi için elverişli.
Bir başka sorun ise kamyoncular, çiftçiler ve diğer dizel kullanıcılarının tüketimi kolayca azaltamaması. Buna karşılık benzin kullanan bireyler araç paylaşımı yapabilir veya bazı yolculuklardan vazgeçebilir.
Dizel ve benzin arasındaki fark nedir?
Her iki yakıt da rafineri olarak bilinen büyük endüstriyel tesislerde ham petrolden elde ediliyor. Ancak farklı kullanım alanlarına uygun özelliklere sahipler.
Dünyanın birçok yerinde “petrol” olarak adlandırılan benzin, ağırlıklı olarak binek araçlarda kullanılıyor. Dizel ise galon veya litre başına daha yüksek enerji içerirken genellikle kamyonlar, traktörler ve ağır ekipmanlarda kullanılıyor.
Rafinerilerin esnekliği sınırlı ve isteseler bile çok daha fazla dizel üretemezler.
Rafineriler, ısı ve kimyasal süreçlerle molekülleri “kırarak” benzin, dizel veya diğer yakıtlara dönüştürebilir. Ancak hangi üründen ne kadar üretileceğine karar verdikten sonra, ekipman ve süreçleri büyük maliyetle değiştirmeden bu planı kolayca değiştiremezler.
GasBuddy analisti Patrick De Haan, “Genellikle rafineri, zaman içinde yaptığı yatırımlarla belirli ürünleri belirli oranlarda üretmek üzere yapılandırılır. Bilimi eğip bükerek sadece dizel üretmek mümkün değil” dedi.
Dizel normalde daha mı pahalı?
ABD’de dizel genellikle benzinden daha pahalı.
Daha sıkı çevre düzenlemelerinden önce dizel yüksek sülfür içeriyordu ve bu da daha fazla hava kirliliğine yol açıyordu. Günümüzde ABD ve birçok ülkede kullanılan dizelin sülfür oranı ciddi ölçüde düşürülmek zorunda ve bu süreç maliyetli.
Düşük sülfürlü yakıt 2006 yılında George W. Bush döneminde devreye alındığında, fiyatların galon başına 3-5 sent artması bekleniyordu. Ayrıca dizel daha yüksek vergilendiriliyor; federal vergi galon başına 24,4 sent ve bu, benzinden 6 sent daha fazla.
ABD’deki birçok rafineri belirli miktarda dizel üretmek üzere tasarlanmış durumda ve bunun önemli bir kısmı ihraç ediliyor. Bu nedenle ABD’de dizel fiyatları, benzine kıyasla küresel arz ve talep koşullarını daha yakından yansıtıyor.
De Haan, “Bu ülkeden ne kadar çok ürün çıkarsa, dizel fiyatları o kadar etkilenir” dedi.
Yale Üniversitesi’nde enerji ekonomisi profesörü olan Kenneth Gillingham ise boru hattı kapasitesinin sınırlı olması nedeniyle dizelin taşınmasının daha zor olduğunu ve bu yüzden fiyatların bölgeden bölgeye önemli ölçüde değişebildiğini söyledi.
Gillingham, “Benzin ile dizel arasındaki fark büyük ölçüde bölgesel arz kısıtlarından kaynaklanıyor” dedi.
Fiyatlar ne zaman düşer?
Hürmüz Boğazı yeniden gemi trafiğine açılırsa enerji fiyatları düşecek ve arz sıkıntısı zamanla çözülecek.
Ancak dizel fiyatlarının savaş öncesi seviyelere hızla dönmesi beklenmiyor çünkü arz ciddi şekilde kesintiye uğradı. Yakıtın ihtiyaç duyulan tüm bölgelere yeniden ulaştırılması aylar sürebilir.
DeLaura, “Ekonomiyi asıl çalıştıran dizeldir, hatta bir bakıma dünyayı da o döndürür” ifadelerini kullandı.
© 2026 The New York Times Company