Matthew Mpoke Bigg, Brian O. Otieno / The New York Times
Kenya'da bir mahkeme, müritlerine İsa Peygamber'e kavuşmak için kendilerini aç bırakarak ölmelerini söyleyen tarikat liderini, yaklaşık 200 çocuğun öldürülmesinden suçlu buldu. Pazartesi günü açıklanan karar, ülke genelinde büyük sarsıntı yaratan davada verildi.
Yargıç Diana Kavedza-Mochache, liman kenti Mombasa'daki duruşmada, tarikat lideri Paul Nthenge Mackenzie'nin müritlerine yemek yemeyi bırakmalarını emrettiğini, yardımcılarının da bu emri şiddet kullanarak uygulattığını söyledi.
Yargıç, "Deliller, oruç tutmayı dini bir ibadet olmaktan çıkarıp ölüme ulaşmanın zorunlu bir yolu hâline getiren öğretinin başlıca kaynağının kendisi olduğunu gösteriyor" dedi ve ekledi: "Açlığın ölüme yol açmadığı durumlarda çocuklar doğrudan öldürüldü."
Mackenzie, Kenya makamlarının ülkenin güneydoğusunda, Hint Okyanusu yakınlarında bulunan ıssız Shakahola Ormanı'nda 400'den fazla kişinin cesedini topraktan çıkarmasının ardından 2023 yılında tutuklandı. Hayatını kaybedenlerin son iki yıl içinde öldüğü belirlendi. Savcılar Mackenzie'yi, biri hariç tamamı çocuk olan 191 kişinin öldürülmesinden sorumlu tuttu.
Eleştirmenlere göre yetkililer Mackenzie'yi çok daha önce durdurabilirdi. Mackenzie, dini öğretileri çarpıtarak takipçileri üzerinde olağanüstü bir güç kazanan ve bunun ölümcül sonuçlara yol açtığı tarikat liderlerinin dünyadaki son örneklerinden biri oldu.
Eski bir taksi şoförü ve küçük çaplı televizyon vaizi olan Mackenzie, müritlerine Shakahola'yı yaklaşmakta olduğunu söylediği kıyametten korunabilecekleri, İncil öğretisine dayalı bir sığınak olarak tanıtmıştı. Yaklaşık 2019 ile 2023 yılları arasında burada faaliyet gösteren Mackenzie, müritlerine İsa Peygamber'e kavuşmak ve kurtuluşa erişmek için oruç tutmaları gerektiğini söylüyordu.
Mackenzie'nin yargılanmasına 2024 yılında başlandı.
Hükümete bağlı adli tıp uzmanlarına göre Shakahola'da mezarlardan çıkarılan cesetlerin birçoğu açlıktan ölen kişilere aitti. Bununla birlikte bazı cesetlerde boğularak öldürülme izlerine de rastlandı.
Tarikatın eski üyelerinden biri, The New York Times'a verdiği demeçte Mackenzie'nin, çocukların ailelerindeki yetişkinlerden önce cennete gidebilmeleri için ebeveynlerin onları güneşin altında aç bırakıp önce ölmelerini sağlamaları gerektiğini vaaz ettiğini anlattı.
Yargıç, pazartesi günü yaptığı açıklamada özellikle acımasız bir vakaya da değindi. Ormanda yedinci çocuğunu dünyaya getiren bir kadın, yeni doğan bebeğini emzirmemesi için "gözetim altında" tutulmuştu. Yargıcın aktardığına göre bebek 12 gün sonra hayatını kaybetti.
Mahkeme, Mackenzie'nin 28 yardımcısını da cinayetlerden suçlu buldu. Ölenlerin çoğu 10 yaşından küçüktü ve aralarında suçlu bulunan kişilerin kendi çocukları da vardı.
Kavedza-Mochache, "Mahkeme, delillerin tamamını değerlendirdiğinde sanık konumundaki her ebeveynin kendi çocuklarının ölümünden hukuken sorumlu olduğu sonucuna varmıştır" dedi. Yargıç, cezaların 6 Kasım'da açıklanacağını belirtti.
Kavedza-Mochache, Mackenzie'nin eylemlerinin insanlığa karşı suç niteliği taşıdığını da söyledi. Ancak mahkûmiyet kararını bu değerlendirmeye dayandırmadı.
Ormandaki kampta güvenlik görevlisi ve mezar kazıcısı olarak çalışan Enos Amanya, ocak ayında suçlamaları kabul ederek vaizin aleyhine ifade verdi. Amanya, mezarların gizlenmesine yardımcı olduğunu, bunun için toprağı düzleştirip üzerlerine bitki diktiğini anlattı.
Kenya'da "Shakahola Katliamı" olarak bilinen olaylar, karizmatik tarikat liderlerinin takipçileri üzerinde büyük bir nüfuz kurarak yıkıcı sonuçlara yol açtığı dünya genelindeki pek çok vakadan biri. Bu tür liderler, yaygın kabul gören dini öğretileri sık sık çarpıtarak yorumladı ve takipçilerini dış dünyayla bağlarını koparmaya teşvik ederek üzerlerindeki etkilerini güçlendirdi.
Bu olayların en kötü şöhretli örneği 1978 yılında Güney Amerika ülkesi Guyana'daki ücra bir yerleşimde yaşandı. Tarikat lideri Jim Jones, takipçilerine intihar etmelerini emretti ve 900'den fazla kişi hayatını kaybetti. Uganda'nın batısındaki başka bir tarikat ise liderinin milenyumla birlikte dünyanın sonunun geleceğini söylemesinin ardından en az 700 kişiyi öldürdü. Kurbanların çoğu zehirlenerek hayatını kaybetti.
1993 yılında ABD'nin Teksas eyaletindeki Waco kentinde, Branch Davidians adlı dini topluluğun yerleşkesine yönelik güvenlik güçleri kuşatması sırasında çıkan yangın ve silahlı çatışmada 75 kişi öldü.
Dindarlığın ve Hristiyanlığın toplumda önemli bir yer tuttuğu Kenya'da Shakahola davası, ülkenin kendi içinde ciddi bir sorgulama sürecine girmesine neden oldu. İnsan hakları örgütleri, grubun faaliyetlerinin nasıl bu kadar uzun süre fark edilmeden devam edebildiğini sorguladı.
Eleştirmenlere göre denetim eksikliği, Mackenzie'nin geçmişi göz önüne alındığında daha da dikkat çekiciydi. Mackenzie, 2017 yılında radikalleştirme ve aşırılıkçı inançları yayma gibi suçlamalarla tutuklanmıştı. Ayrıca yeni kimlik kartı sistemi gibi hükümet girişimlerine yönelik sert eleştirileriyle tanınıyordu.
Mackenzie, 2017'de açılan davada yargılandı ve beraat etti. Ancak iki yıl sonra benzer suçlamalarla yeniden tutuklanmasının ardından kilisesini kapatacağını ve ormana çekileceğini duyurdu. Müritlerini de yeni bir Kutsal Topraklar olacağını iddia ettiği bölgede arsa satın almaya davet etti.
Devlete bağlı bir kurum olan Kenya Ulusal İnsan Hakları Komisyonu'na göre tarikatın eski üyelerinin uyarıları dikkate alınsaydı ve yerel güvenlik güçleri görevlerini daha titiz biçimde yerine getirseydi pek çok insanın hayatı kurtarılabilirdi.
Komisyon, davanın açılmasına kadar geçen süreçte yetkililerin tutumunu "içler acısı" olarak nitelendirdi.
© 2026 The New York Times Company
Kaynak: Gazete Oksijen