21 Ekim 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 21.10.2026 21:11 | Son Güncelleme: 21.10.2026 21:36

Macron'dan Trump'a tepki: Fransa'yı sevmiyor, kendi çıkarı için asılsız iddialarda bulunuyor

Macron'dan Trump'a tepki: Fransa'yı sevmiyor, kendi çıkarı için asılsız iddialarda bulunuyor

Ségolène Le Stradic / New York Times

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, çarşamba günü yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Fransa'yı sevmediğini ve Trump'ın, ülkede yaşanan toplumsal olaylar hakkında yanlış iddialarda bulunarak Fransa'nın zararı pahasına kendi siyasi çıkarlarını düşünen liderler arasında yer aldığını söyledi.

Bir grup gazetecinin sorularını yanıtlayan Macron'a, Trump'ın Fransa'yı sevip sevmediği soruldu. Macron, "Evet, bunu kabul etmek gerekiyor. Şu anda ülkemiz hakkında kötü konuşan herkes, ülkemizi sevmeyen kişiler" dedi.

Macron, "Atlantik'in her iki yakasında da bazı çevrelerin Fransa'da yaşananlar hakkında insanların inanmasını istediği söylemleri tekrarlayan siyasi liderler, bizim üzerimizden siyasi kampanya yürütüyor" ifadelerini kullandı.

Fransa, hafta sonu son yılların en şiddetli ayaklanmalarıyla sarsıldı. Kamu eğitimi ve artan yaşam maliyetlerine karşı düzenlenen gösteriler, geniş çaplı şiddet olaylarına dönüştü. Çok sayıda kamu binasına saldırı düzenlendi, bazı binalar ateşe verildi. Yetkililerin açıklamalarına göre yaklaşık 1000 polis ve jandarma yaralandı, 3 binden fazla mağaza yağmalandı veya zarar gördü. Ülke genelinde 2 bin 500'den fazla kişi gözaltına alındı.

Trump, ABD'deki ara seçimlere iki hafta kala, pazartesi günü Kansas'ta düzenlediği seçim mitinginde şu ifadeleri kullandı:

"Bu seçimde nelerin tehlikede olduğunu görmek istiyorsanız, bir zamanlar büyük bir ülke olan Fransa'da yaşananlara bakmanız yeterli. Fransa, Hristiyanlıktan nefret eden göçmenler, cihatçılar ve komünistler tarafından ele geçiriliyor, yağmalanıyor ve yakılıp yıkılıyor"

Fransız hükümeti, şiddet olaylarından "aşırı sol militanları" ve fırsatçı yağmacıları sorumlu tuttu. Aşırı sağcı ve göçmen karşıtı Ulusal Birlik Partisi de olaylardan aşırı solu sorumlu tutarak bu kesimin "banliyölerdeki yağmacılarla" ittifak kurduğunu ileri sürdü. Fransa'da "banliyöler" ifadesi genellikle büyük bölümü Afrika kökenli göçmenlerden ve onların çocuklarından oluşan nüfusun yaşadığı işçi sınıfı mahallelerini tanımlamak için kullanılıyor.

Ulusal Birlik Partisi'ne desteklerini daha önce dile getiren Trump ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in de aralarında bulunduğu bazı yabancı liderler ve siyasetçiler, partinin eleştirilerini tekrarlayarak olayların göçmenlerden kaynaklandığını savundu.

Görüntülere yansıyan, siyah kıyafetli ve maskeli isyancıların kimlikleri ise bilinmiyor. Fransa Adalet Bakanı Gérald Darmanin'in verdiği bilgilere göre, gözaltına alınan 2 bin 500'den fazla kişinin yüzde 95'i erkek, yüzde 70'i ise yetişkinlerden oluşuyor.

Darmanin, gözaltına alınanlar arasında "göçmen kökenli kişiler, yabancı uyruklular, ancak aynı zamanda topluma tamamen uyum sağlamış Fransız vatandaşları" bulunduğunu belirtti. Bakan, bu konuda daha fazla ayrıntı paylaşmadı.

Macron, Trump hakkındaki açıklamalarını, ülkesindeki fiyatları düşürmek amacıyla istikrarlı bir yakıt tedariki sağlamayı hedefleyen üç günlük Orta Doğu diplomasi turu kapsamında bulunduğu Katar'da yaptı. Fransa Cumhurbaşkanı, hükümetin ayaklanmaların ardından otoritesini yeniden tesis etmeye çalıştığı bir dönemde, göstericilerin başlıca şikayetlerinden biri olan yüksek yaşam maliyetine çözüm bulmaya çalışıyor.

Macron, "Bazı kişiler, göçmen ve İslamcı kişiler tarafından istila edildiğimizi iddia etti. Bu tamamen yanlış" dedi.

Gazetecilerin bu sözleriyle Trump'ı da kast edip etmediğini sorması üzerine Macron, "Diğerlerinin yanı sıra onu da" yanıtını verdi.

Macron, "Biliyorsunuz, böyle zamanlarda Fransa'yı kimin sevip kimin sevmediğini görebiliyorsunuz" diye konuştu.

Görev süresinin sona ermesine yalnızca yedi ay kalan Macron, cumhurbaşkanlığında geçirdiği yaklaşık 10 yıl boyunca Fransa'nın ekonomisini ve sosyal refah sistemini etkileyen sorunlara çözüm bulamadı. Anayasal görev süresi sınırı nedeniyle Macron yeniden cumhurbaşkanı adayı olamayacak.

Macron şimdi yükselen aşırı sağ, yaklaşan mali kriz ve ülke genelindeki protestolarla birlikte sistemik bir krizle karşı karşıya bulunuyor. Parlamentodaki siyasi tıkanıklık da bu sorunlara eklenince, ulusal bütçeyi üst üste iki yıl zamanında kabul ettiremeyen hükümetin krizden çıkabilecek durumda olmadığı görülüyor.

Macron, çarşamba günü yaptığı açıklamada, hükümetin kamu düzenini yeniden sağlamak ve özellikle lise öğrencileri başta olmak üzere protestocuların taleplerini karşılamak için "net bir yol haritası" izlediğini söyledi.

Macron, perşembe günü istihbarat kurumlarının temsilcileri, başbakan ve bazı kabine üyeleriyle bir toplantıya katılarak olaylara nasıl müdahale edildiğine ilişkin ayrıntılı bilgi alacağını belirtti.

Başbakan Sébastien Lecornu ise çarşamba günü protestoları destekleyen işçi sendikalarının liderleriyle bir araya geldi.

Büyük sendikalardan birinin lideri olan Sophie Binet, görüşmenin sonuçsuz kaldığını ve masaya somut hiçbir öneri konulmadığını söyledi.

Binet, toplantının ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, "Artık seferberliği bir üst aşamaya taşımanın zamanı geldi. Grev devreye girmeli" dedi.

Fransa'nın başlıca sendikaları 5 Kasım'da düzenlenmesi planlanan protesto ve grevlere odaklanırken, bazı göstericiler ve öğrenci liderleri bu hafta sonu yeni gösteriler yapılması çağrısında bulundu.

Fransız Komünist Partisi lideri Fabien Roussel, destekçilerinin cumartesi günü izinli gösterilere katılacağını açıkladı. Aşırı solcu Boyun Eğmeyen Fransa Partisi lideri Jean-Luc Mélenchon ise destekçilerine, "gençlerin barışçıl biçimde yürüyüş yapmasına yardımcı olmak" amacıyla protestolara katılma çağrısında bulundu.

İçişleri Bakanlığı, cumartesi günü polis ve jandarma personelinin takviye edileceğini, her iki teşkilatın seçkin birliklerinin yanı sıra askeri birliklerin de görevlendirileceğini açıkladı.

Bu hafta yaşanan olaylardan en fazla etkilenen bazı Fransız kentlerinin belirli bölgelerinde sokağa çıkma yasakları ve toplanma kısıtlamaları uygulamaya konuldu.

Paris polisi, çarşamba günü yaptığı açıklamada, kentin bazı bölgelerinde uygulanan sokağa çıkma yasağı ile izinsiz toplanma yasağının perşembe sabahına kadar uzatıldığını bildirdi.

Marsilya gibi diğer kentlerde ise yetkililer, kısıtlamaların cuma gününe kadar yürürlükte kalmasına karar verdi.

© 2026 The New York Times Company