21 Ekim 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 21.10.2026 14:37 | Son Güncelleme: 21.10.2026 15:23

Bloomberg fon skandalının perde arkasını yazdı: Tera'da yumruklu kavga çıktı, Erdoğan bakanlara bağırdı

SPK'dan üst düzey bir yetkili Bloomberg'e bazı kamu görevlilerinin Tera'ya zarar verebilecek düzenlemeleri hayata geçirmekte isteksiz davrandığını öne sürdü
Bloomberg fon skandalının perde arkasını yazdı: Tera'da yumruklu kavga çıktı, Erdoğan bakanlara bağırdı

Türkiye'de yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen, Borsa İstanbul'da 100 milyar doları aşan piyasa değeri kaybına yol açan ve siyasi krize dönüşen Tera Group skandalının perde arkasına ilişkin yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Bloomberg'in yatırımcılar, şirket çalışanları ve kamu yetkilileri dahil 25'ten fazla kişiyle yaptığı görüşmelere dayanan araştırması, hisseleri kısa sürede yüzde 2 bin yükselen Tera'nın çöküşünden aylar önce hem şirket içinde hem de düzenleyici kurumlarda ciddi endişeler bulunduğunu ortaya koydu.

Habere göre Tera'da üst düzey yöneticiler arasında yumruklu kavgaya varan tartışmalar yaşanırken bazı isimler karşı çıktıkları işlemleri onaylamamak için istifa etti. Borsa müfettişleri olağan dışı piyasa hareketlerini defalarca üstlerine bildirdiklerini belirtirken, şirketin faaliyetlerini eleştiren yatırımcılar ve finans uzmanları tehdit ve baskıyla karşılaştıklarını anlattı.

Şirketin yükselişi yönetimde endişe yarattı

Kışın son aylarında hisseleri yüzde 2 binin üzerinde artan Tera Group'un hızla büyümesi üst düzey yöneticiler arasında endişeye yol açtı. Zira bireysel yatırımcılardan gelen yoğun para girişine rağmen yüksek getirilerin sürdürülebilmesi için giderek daha fazla borçlanmaya ihtiyaç duyuluyordu.

Şirketin daha önce küçük ölçekli işlemlerle yürüttüğü faaliyetler, düzenleyici kurumların dikkatini çekecek boyutlara ulaşmıştı. Tezmen ise sosyal medyada Tera'yı Türkiye'nin Goldman Sachs'ı olarak tanıtıyordu.

Şirket içinde yumruklu kavga yaşandı

Bloomberg'e konuşan ve isimlerinin açıklanmasını istemeyen kaynaklara göre, şirket içindeki anlaşmazlıklar şubat ayında büyüdü. Tezmen'in en yakın çalışma arkadaşlarından Emir Münir Sarpyener ile diğer üst düzey yöneticiler arasında çıkan tartışma fiziksel kavgaya dönüştü.

Bazı yöneticiler, karşı çıktıkları işlemlere onay vermemek için istifa etti.

Benzer endişelerin Borsa İstanbul'da da yaşandığı aktarıldı. Borsa ve sermaye piyasası düzenleyicilerinden yetkililere göre Tera'nın yatırım stratejisi, büyük ölçüde kâğıt üzerinde yüksek kazançlar yaratılmasına dayanıyordu. Fonlar, likiditesi düşük hisseleri satın alıyor, ardından borçlanarak aynı hisselerden daha fazla alım yapıyordu.

İsimlerinin açıklanmaması koşuluyla Bloomberg'e konuşan borsa müfettişleri, bu işlemlerle ilgili üstlerini defalarca uyardıklarını belirtti.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in de gelişmelerden endişe duyduğu aktarıldı. Şimşek, kasım ayında yaptığı bir konuşmada "Piyasa bir oyun alanı değildir" diyerek yatırımcıları uyarmıştı.

Ancak bu uyarının ardından krizin patlak vermesine kadar 10 ay daha geçti.

SPK'daki yetkiliden dikkat çeken iddia

Bloomberg, Tera'nın faaliyetlerine ilişkin uyarılara rağmen düzenleyici kurumların neden daha erken müdahale etmediğini de araştırdı.

SPK, piyasa manipülasyonuna karşı daha sıkı kuralların gecikmesini, fon sektörünün diğer alanlarına zarar vermeden düzenleme yapmanın zorluğuyla açıkladı. Kurum, süreç boyunca Borsa İstanbul, takas ve saklama kuruluşları, sektör temsilcileri ve yatırımcılarla görüşüldüğünü bildirdi.

Ancak Bloomberg'e konuşan üst düzey bir Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yetkilisi, bazı kamu görevlilerinin Tera'ya zarar verebilecek düzenlemeleri hayata geçirmek konusunda isteksiz davrandığını öne sürdü.

SPK ve Borsa İstanbul, Bloomberg'in yorum taleplerine yanıt vermedi. Tera ve iki iştirakinin merkez telefonlarından da yanıt alınamazken Tezmen'in avukatı açıklama talebine dönüş yapmadı.

İstanbul merkezli OMG Capital Advisors'ın CEO'su Murat Gülkan ise fonlarla ilgili endişelerini dile getiren birçok kişinin susturulduğunu veya tehdit edildiğini söyledi.

Gülkan, yaşananların düzenleyici denetimde daha temel bir başarısızlığa işaret ettiğini belirtti.

Yüzde 2 binlik yükseliş nasıl gerçekleşti?

Bloomberg'in araştırmasında, Tera'nın yatırım stratejisinin merkezinde TLY adlı fonun bulunduğu belirtildi.

Habere göre eski finans analisti olan 53 yaşındaki Emre Tezmen, aracı kurum ve portföy yönetimi faaliyetleriyle başladığı işlerini zamanla savunma, gayrimenkul ve tarım sektörlerine genişletmişti.

Şirketin faaliyetlerini bilen kaynakların anlatımına göre Tera'nın stratejisi, uygun halka arzların belirlenmesiyle başlıyordu. Tezmen ve ekibi, şirket sahiplerine hisselerinin küçük bir bölümünü halka açmalarını öneriyordu.

Hisseler borsada işlem görmeye başladığında Tera'nın fonları büyük miktarda alım yapıyor, borçlanmayla gerçekleştirilen yeni işlemler de fiyatların yükselmesine katkı sağlıyordu.

Bloomberg'e konuşan kaynaklara göre benzer yöntemler zamanla Pusula Portföy gibi başka şirketler tarafından da kullanılmaya başlandı. Bazı fonların birbirlerinin fonlarını satın alarak kendi kendini besleyen bir yatırım döngüsü oluşturduğu öne sürüldü.

Bir başka yöntemde ise şirket tahvilleri kullanılıyordu. Kaynaklara göre yatırım bankacıları bir şirketin tahvil ihracını organize ediyor, şirketin kendi fonları bu tahvilleri yüksek değerlemelerle satın alıyordu. Finansman sağlayan şirket de elde ettiği parayı yeniden fona yatırarak işlemlerin tekrarlanmasına olanak tanıyordu.

Londra merkezli North of South Capital LLP'nin ortaklarından Kamil Dimmich, bu yapıyı "Getirilerin temelini oluşturan saçma değerlemelerle birlikte, manipüle edilmiş bir balon olduğu son derece açıktı" sözleriyle değerlendirdi.

Tera'yı eleştirenlere tehdit iddiaları

Haberde, Tera'nın faaliyetlerini uzun süredir eleştiren isimlerden olan eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak'ın görüşlerine de yer verildi. Başak, şirketin halka açılmaya hazırlandığı 2022 yılında düzenleyici kurumlara işlemin engellenmesi çağrısında bulunmuştu. Daha sonraki açıklamalarında da Tera'yı piyasa fiyatlarını yapay biçimde yükseltmekle suçladı.

Eleştirileri nedeniyle iki kez gözaltına alındığını ve gözaltılardan birinin 2025 yılında torununun önünde gerçekleştiğini söyleyen Başak, "Bu düzen, hem kamu hem de özel sektördeki aktörlerin çok güçlü desteği olmadan bu kadar uzun süre sürdürülemezdi" dedi.

Haberde, Tera'yı sosyal medyada eleştiren başka yatırımcı ve portföy yöneticilerinin de tehdit edildiklerini anlattığı belirtildi. Bir portföy yöneticisi, telefonla aranarak şirket hakkında konuşmaması yönünde uyarıldığını söyledi. Başka bir yatırımcı ise çok sayıda tehdit ve hakaret içerikli mesaj aldığını aktardı.

İki portföy yöneticisi ayrıca 2025 ve 2026 yıllarında SPK yetkilileriyle görüşerek endişelerini ilettiklerini, ancak düzenleyicilerin Tera'ya yakın durduğundan şüphelendikleri için itirazlarını yazılı olarak sunmadıklarını ifade etti.

MSCI'dan Türkiye'ye uyarı geldi

2026 yazında Türkiye'deki olağan dışı borsa işlemleri uluslararası yatırım kuruluşlarının da dikkatini çekti.

Küresel endeks sağlayıcısı MSCI, haziran ayında yatırımcıların olası koordineli alım satım işlemlerinin tekrarlandığına ilişkin endişelerini aktardı.

Temmuz ayında Tera hisseleri hızla değer kaybetmeye başladı. Üç aylık dönemde yaklaşık yüzde 60 gerileyen hisseler, yatırımcıların fonlardan para çekme taleplerini artırdı.

Bloomberg'e konuşan bir kaynağa göre Tezmen, yatırımcılardan daha fazla zaman istedi ve fonlarda kalmaları halinde zararlarını karşılayabileceğini söyledi. Aynı dönemde TLY fonunu desteklemek amacıyla büyük şirketlerin hisselerinden yoğun alımlar yaptığı belirtildi.

Ancak benzer stratejiler uygulayan Pusula Portföy'de kayıplar giderek büyüdü. Ağustos ayında yatırımcıların para çekme talepleri hızlandı ve şirket çöküşün eşiğine geldi.

300 milyar liralık ödeme talebi karşılanamadı

Bloomberg'e göre eylül ayının başlarında Tera yetkilileri, yeni düzenlemeler ve Pusula'nın satın alınması konusunda görüşmek üzere Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'le bir toplantı ayarlamaya çalıştı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı ise Bloomberg'e yaptığı açıklamada Şimşek'in göreve geldiğinden bu yana piyasa katılımcılarıyla özel toplantılar gerçekleştirmediğini bildirdi.

Tera, birkaç gün sonra Pusula'yı satın alacağını duyurdu. Habere göre bu gelişme, Pusula çalışanları arasında olumlu karşılandı. Şirket yönetimi, çalışanlara daha güçlü bir ortakla faaliyetlerin sürdürüleceği güvencesini verdi.

Ancak kayıplar büyümeye devam etti. Pusula Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız'ın ülkeyi terk ettiğine ilişkin iddiaların ardından satın alma anlaşması iptal edildi.

Kısa süre sonra her iki şirketin fonları da ödeme yükümlülüklerini yerine getiremez hale geldi. Tera, karşılayamadığı fon geri alım taleplerinin 300 milyar lirayı, yaklaşık 6 milyar doları aştığını açıkladı.

Tezmen, X hesabından yaptığı açıklamada grubun organize bir spekülatif saldırının hedefi olduğunu savundu. Savcılığa verdiği ifadede ise bu büyüklükteki para çıkışlarına hiçbir finans kuruluşunun dayanamayacağını belirtti.

Krizi, düzenleyici kurumların yeni kurallarının tetiklediği paniğe bağlayan Tezmen, şirketlerin değerlerindeki olağanüstü artışın yapay olduğu iddiasını reddetti.

Pusula Yönetim Kurulu Başkanı Yarız da ülkeyi terk ettiği iddialarını yalanlayarak savcılığa kendi isteğiyle gittiğini açıkladı. Yarız, daha sonra piyasa manipülasyonu ve dolandırıcılık suçlamalarıyla tutuklandı.

Tezmen ise dolandırıcılık ve suç örgütü kurma suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı. Hakkındaki iddiaları reddeden Tezmen'in yanı sıra çok sayıda kişi hakkında da adli süreç başlatıldı.

Bloomberg: Erdoğan bakanlara tepki gösterdi

Bloomberg'in haberine göre piyasalardaki kriz kısa sürede siyasi gündeme taşındı.

Konu hakkında bilgi sahibi bir kaynağa dayandırılan haberde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eylül ayında ekonomi yönetimiyle acil toplantı yaptığı ve sorunların kontrolden çıkmasına izin verildiği gerekçesiyle bakanlara bağırdığı öne sürüldü.

Hükümet, krizin etkilerini sınırlamak amacıyla küçük yatırımcıların zararlarının karşılanmasına yönelik önlemler ve haksız kazançların geri alınması için bir fon oluşturulmasını içeren düzenlemeler açıkladı.

Yaklaşık 20 milyar dolarlık varlığa sahip 100'den fazla fonun tasfiyesini denetleyecek kurulun başına Cumhurbaşkanı yardımcısı getirildi.

Şimşek, kamuoyuna yaptığı açıklamalarda sistemik bir risk bulunmadığını söyledi. Erdoğan ise piyasaları "açgözlü asalaklardan" temizleme sözü verdi.

Kriz sırasında borsada 100 milyar doları aşan piyasa değeri kaybı yaşandı.

Türkiye'nin gelişmekte olan piyasa statüsü tehlikede

Bloomberg, hükümetin aldığı önlemlerin ardından borsada istikrar sağlansa da yerli fon yöneticilerinin yeniden yatırım yapmakta temkinli davrandığını aktardı.

MSCI ise geçen hafta yaptığı açıklamada koordineli alım satım faaliyetlerine karşı güvenilir ve sürdürülebilir yaptırımlar uygulanmaması halinde Türkiye'nin gelişmekte olan piyasalar statüsünün kaldırılmasının değerlendirilebileceğini bildirdi.

Haberde ayrıca Erdoğan'ın bu hafta sermaye piyasalarının başındaki düzenleyici kurum başkanını görevden aldığı belirtildi.

Londra merkezli Macro Hive'ın gelişmekte olan piyasalardan sorumlu kıdemli stratejisti Simon Quijano-Evans, krizin yatırımcı güvenine zarar verdiğini söyledi. Quijano-Evans, "Bu büyüklükte bir fon krizinin herkesin gözü önünde yaşanmasına izin verilmiş olması, gereksiz soru işaretleri doğuruyor" ifadelerini kullandı.

Ramazan Başak ise yaşananları Türkiye'de kamu politikalarını eleştiren kişilerin karşılaştıkları baskılarla ilişkilendireerek şu soruları dile getirdi:

  • Fonlarda yaşananları kimler önceden biliyordu?
  • Hangi kamu görevlileri uyarıları dikkate almadı?
  • Şüpheli işlemlere rağmen kimler müdahaleyi geciktirdi?
  • Ve bütün bu olağanüstü yükseliş sırasında kimler para kazandı?