13 Haziran 2024, Perşembe Gazete Oksijen
Haber Giriş: 29.05.2023 12:36 | Son Güncelleme: 29.05.2023 12:49

New York Times yazdı: Enflasyona, depremlere ve zorlu bir yarışa rağmen Erdoğan yeniden seçildi

Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Seçimleri'ni kazanarak yeniden seçildi. New York Times, Erdoğan'ın ülkedeki tüm zorluklara rağmen seçimdeki başarısını yazdı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden seçilmesini kutlayan destekçileri (Fotoğraf: Sergey Ponomarev/The New York Times)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden seçilmesini kutlayan destekçileri (Fotoğraf: Sergey Ponomarev/The New York Times)

Ben Hubbard / The New York Times

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Pazar günü kariyerinin en büyük siyasi meydan okumasına karşı koyarak, Batılı müttefiklerini kızdıran ve Türk devleti üzerindeki hakimiyetini sıkılaştıran bir lidere beş yıl daha kazandıran cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda zafer kazandı. 

Erdoğan'ın zaferi, en az çeyrek yüzyıl daha iktidarda kalabileceği, Türk toplumu üzerindeki muhafazakar etkisini derinleştirirken, ekonomik ve jeopolitik gücü artan bir ülke vizyonunu sürdürebileceği anlamına geliyor. Ukrayna'daki savaşta kilit bir arabulucu olan, Türkiye'nin 85 milyonluk nüfusu ve kıtalar arası kritik bağları olan Erdoğan ABD'nin güçlü bir NATO müttefiki olarak pozisyonunu koruyacak. 

28 Mayıs Pazar günü İstanbul'da bir seçim merkezinde cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu için oy sayımı yapan görevliler. (Fotoğraf: Sergey Ponomarev/The New York Times)

Yüksek Seçim Kurulu Pazar günü geç saatlerde Erdoğan'ı seçimin galibi ilan etti. Kurul, Erdoğan'ın oyların yüzde 52,1'ini aldığını, muhalefetin adayı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ise neredeyse tüm oyların sayılmasıyla yüzde 47,9 oy aldığını açıkladı. Erdoğan'ın destekçileri, yaklaşan ekonomik kriz de dahil olmak üzere Türkiye'nin karşı karşıya olduğu zorlukları görmezden gelerek, ülkeyi kalkındırdığı ve İslami değerleri desteklediği için Erdoğan'a övgüler yağdırdı.

Pazar gecesi Türkiye'nin pek çok şehrinde kornalar çalındı, tezahüratlar yapıldı. İnsanlar meydanlarda toplandı, sonuçların açıklanmasını ve Erdoğan'ın zafer konuşmasını bekledi. Ankara'da cumhurbaşkanlığı sarayının önünde toplanan binlerce kişi kırmızı ve beyaz Türk bayrakları salladı. Erdoğan alkışlar arasında "Kazanan sadece biz değiliz, kazanan Türkiye'dir. Kazanan tüm unsurlarıyla milletimizdir. Bu bizim demokrasimizdir" ifadelerini kullandı. 

İtiraz etmedi

Kılıçdaroğlu destekçilerine oy sayımına itiraz etmediğini ancak yine de seçimin genel olarak adil olmadığını söyledi. Oylama öncesinde Erdoğan, oyun alanını kendi lehine çevirmek için devlet kaynaklarını kullandı. Erdoğan ülkenin en önde gelen siyasetçisi olarak geçirdiği 20 yıl boyunca İslam'ın kamusal hayattaki rolünü genişletti. Bu süreçte krizleri gücünü arttırmak için kullandı. İç, dış ve ekonomi politikalarıyla ilgili önemli kararları geniş cumhurbaşkanlığı sarayının duvarları içinde aldı. Muhalifler, beş yıl daha görevde kalmasının iktidarı daha da pekiştirmesine olanak sağlayacağından korkuyor. 

Erdoğan ne iç politikada ne de dış politikada rota değiştirmeye niyetli olduğuna dair çok az işaret verdi. Erdoğan'ın öngörülemezliği ve Batı'ya karşı sık sık attığı nutuklar, bazı Batı başkentlerindeki yetkililerin Ukrayna'daki savaşta kimin tarafında olduğunu merak etmesine ve özel olarak kaybetmesini ummasına neden oldu.

Müttefiklerin arzuları Türkiye'nin çıkarlarının önüne geçmeyecek

Türk lider geçen yıl Rusya'nın Ukrayna'yı işgalini kınadı ancak Başkan Vladimir Putin'e karşı Batı'nın yaptırımlarına katılmayı reddetti. Bunun yerine Türkiye'nin Moskova ile ticaretini arttırdı. Putin'e dostum diyen Erdoğan, Finlandiya'nın üyeliğini geciktirerek ve İsveç'i hala kabul etmeyerek NATO'nun genişleme çalışmalarına engel oldu. Kampanyası sırasında Erdoğan, Ukrayna konusundaki tutumundan memnun olduğunu belirtti. Türkiye'nin zaman zaman çatışan taraflar arasında arabuluculuk yapmasını sıradan bir eylem olarak tanımladı. Erdoğan ayrıca sadece Batı'dan bir 'aferin' almak için çalışmadığını söyleyerek, müttefiklerinin arzularının Türkiye'nin çıkarlarını takip etmesinin önüne geçmeyeceğini açıkça ortaya koydu.

"İki ülke arasında denge kurması daha iyi olur"

Londra merkezli bir araştırma grubu olan Chatham House'da Türkiye analisti olan Galip Dalay, Erdoğan'ın dünyanın artık Batı hakimiyetinin olmadığı bir aşamaya girdiği anlayışıyla hareket ettiğini söylüyor. Bu görüş Türkiye gibi bölgesel güçleri, Rusya ve Çin gibi Amerikan rakipleriyle ilişki kurarken bile Batı ile bağlardan faydalanmaya yöneltti. Dalay'a göre Türkiye'nin bu iki ülke arasında jeopolitik bir denge kurması daha iyi olur. 

Muhalefet, Erdoğan'ı Türkiye'yi tek adam yönetimine doğru itmekle suçluyor. Seçim gözlemcileri, bu ayki oylamanın büyük ölçüde serbest olmasına rağmen, Erdoğan'ın avantaj elde etmek için devlet kaynaklarını ve medya üzerindeki hakimiyetini kullandığını ve daha geniş çaplı rekabeti adaletsiz hale getirdiğini söyledi. 

"Kendisini yenilmez olarak görecek"

Yine de rakipleri onu yerini almaya her zamankinden daha fazla yaklaştı ve pek çok kişi onun bunu bir daha yapmalarını engellemeye çalışacağını düşünüyor. Muhalefet üyelerine danışmanlık yapan siyasi danışman Gülfem Saydan Sanver, "Bu seçimi kazanması kendisine son derece güvenmesini sağlayacak ve bence bundan sonra kendisini yenilmez olarak görecek. Muhalefete karşı daha sert olacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Zaferi kolay olmadı

Erdoğan, 14 Mayıs'taki ilk tur oylamaya giderken, Kılıçdaroğlu'nu destekleyerek kendisini görevden almaya kararlı yeni bir koalisyonla karşı karşıyaydı. Anketlerin çoğu, Cumhurbaşkanı'nın popülaritesinin, Türk ailelerinin bütçelerini daraltan acı verici bir hayat pahalılığı krizi nedeniyle aşındığını ve hatta kaybedebileceğini gösteriyordu. Erdoğan hükümeti ayrıca Şubat ayında Türkiye'nin güneyinde 50 binden fazla insanın ölümüne neden olan şiddetli depremlerin ardından hızlı bir şekilde müdahale edemediği eleştirileriyle karşı karşıya kaldı. Ancak sonuçta bu felaket seçimleri fazla etkilemedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın destekçileri İstanbul'da liderin yeniden seçilmesini kutladı. (Fotoğraf: Sergey Ponomarev/The New York Times)

Erdoğan, depremzedelerle buluşarak, seçmenleri çift haneli enflasyondan korumak için milyarlarca dolarlık devlet harcaması yaparak ve Kılıçdaroğlu'nu bırakın ülkeyi yönetmeyi, koyun gütmeye bile uygun olmadığını söyleyerek şiddetli bir kampanya yürüttü. Erdoğan ateşli konuşmalarında destekçilerini şarkılar ve şiirlerle etkiledi. Ayrıca rakiplerinin terörizme karşı yumuşak bir tavır takındıklarını tekrarladı.

ABD ilişkileri

Erdoğan yıllar içinde kendisini devletin imajıyla bütünleştirdi ve jeopolitik nüfuzunu arttırmak için Türkiye'nin Batı, Rusya ve diğer ülkeler arasındaki konumundan yararlanmaya devam edecek gibi görünüyor. Washington'la olan ilişkileri ise hala dikenli. ABD, Türkiye'nin Rusya'dan hava savunma sistemi satın almasının ardından 2019'da Türkiye'yi F-35 savaş uçağı alma programından çıkardı. Komşu Suriye'deki uzun savaş sırasında Erdoğan, Türkiye'den özerklik talebiyle on yıllardır Türk hükümetiyle savaşan terörist  grubun uzantısı olduğunu söylediği Suriyeli teröristlerle çalıştığı için ABD'yi eleştirdi.

Erdoğan'ın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, kampanya sırasında ABD'yi Erdoğan'ı devirmeye yönelik bir siyasi darbe girişimi ile suçladı. Soylu, kanıt olarak Başkan Joe Biden'ın kendi kampanyasında Erdoğan'ı otokrat olarak eleştirdiği ve ABD'nin Türkiye'deki muhalefeti desteklemesi gerektiğini söylediği yorumları gösterdi. 

Diplomatlar, Erdoğan'ın hem Rusya hem de Ukrayna ile olan bağlarının, Ukrayna tahılının Karadeniz üzerinden ihracatı ve savaşan taraflar arasında esir takası konusunda bir anlaşmaya aracılık etmesini sağladığını kabul ediyor. Erdoğan son zamanlarda gerilimi düşürmek ve ticareti canlandırmak için İsrail, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi eski bölgesel düşmanlarla ilişkileri düzeltmeye çalıştı. Türkiye'nin uzlaştırıcı hamlelerinin ardından Suudi Arabistan Mart ayında Türkiye Merkez Bankası'na 5 milyar dolar yatırarak azalan döviz rezervlerinin desteklenmesine yardımcı oldu.

Türk lider, Esad karşıtı isyancıları yıllarca destekledikten sonra Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşebileceğini söyledi. Amaç: Türkiye'deki milyonlarca Suriyeli mültecinin bir kısmının geri dönüşünü hızlandırmak ki bu Türk seçmenlerin en önemli taleplerinden biri. 

İstanbul'un zorlu bir mahallesinde büyüyen ve profesyonel futbol oynamayı hayal eden bir vapur kaptanının oğlu olan Erdoğan, ülkeyi kalkındırdığı için kendisini takdir eden pek çok Türk'ün derin bağlılığını koruyor. 2000'li yıllardaki hızlı ekonomik büyüme milyonlarca Türk'ü yoksulluktan kurtardı ve yeni otoyollar, havaalanları ve demiryolu hatları ile Türk şehirlerini dönüştürdü. Erdoğan aynı zamanda İslam'ın kamusal yaşamdaki alanını da genişletti.

Türkiye'de on yıllar boyunca başörtüsü takan kadınlar üniversitelerden ve devlet işlerinden men edildi. Erdoğan bu kuralları gevşetti ve muhafazakar kadınlar ona çok sayıda oy verdi. Ayrıca karşılaştığı sigara tiryakilerinden sigarayı bırakma sözü almak ve bunu yazılı hale getirmek gibi bir alışkanlığı da var. Mart ayında ofisinde, aralarında kendi kardeşi ve Bulgaristan'ın eski bir dışişleri bakanının da bulunduğu, Erdoğan'ın sigara içenlerden aldığı yüzlerce sigara paketi sergilendi. Erdoğan ayrıca ülkenin en ünlü tarihi simgesi olan Ayasofya'yı müzeden camiye dönüştürdü.

"Bizimle eskisi gibi oynayamıyorlar"

Bir fırın sahibi olan Musa Aslantaş, Erdoğan'ın en son başarılarını şöyle sıraladı: Karadeniz'de doğal gaz keşfi, Türkiye'nin ilk elektrikli arabası ve Rusya tarafından inşa edilen bir nükleer santral. "Ülkemiz Erdoğan sayesinde daha güçlü" ifadesini kullanan 28 yaşındaki Aslantaş, "Yabancı liderlere karşı durabiliyor. Kendimizi güvende ve güçlü hissetmemizi sağlıyor. Bizimle eskisi gibi oynayamıyorlar" dedi.

En acil sorun ekonomi

Erdoğan'ın en acil sorunu ekonomi olabilir. Ekonomistler, Erdoğan'ın faiz oranlarını düşürme konusundaki ısrarının geçen yıl yıllık yüzde 80'in üzerine çıkan enflasyonu daha da kötüleştirdiğini, seçimden önce yaptığı pahalı hamlelerin devletin faturasını kabarttığını ve Merkez Bankası'nın döviz rezervlerini tükettiğini söylüyor. Hızlı bir rota değişikliği olmazsa Türkiye yakında bir döviz krizi ya da resesyonla karşı karşıya kalabilir.

Ekonomik sıkıntılar, Erdoğan'ın düşmanlarının hayal kırıklıklarının üstesinden gelip yeni bir meydan okuma yapabileceklerini varsayarsak, gelecekte daha fazla seçmenin değişim aramasına yol açabilir. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı'nda analist olan Selim Koru, "Erdoğan'ın ülke için ne istediğine dair net bir vizyonu var ve bu vizyona çok genç yaşlarından beri sahip. İnsanların onun hakkında sevdiği şey, bundan gerçekten ödün vermemiş olması" dedi.

© 2023 The New York Times Company