26 Ağustos 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 26.08.2026 19:59 | Son Güncelleme: 26.08.2026 20:14

Petrolde yollar kapandı: Suudi Arabistan İran ile Husiler arasında sıkıştı

İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı’nı devre dışı bırakan Suudi Arabistan, Husilerin Kızıldeniz’deki saldırıları sonrası petrolünü bu kez Mısır’daki Sumed boru hattı üzerinden Akdeniz’e taşımaya başladı. Yeni rota Asya’ya sevkiyatı haftalarca uzatıyor ve maliyeti artırıyor
Petrolde yollar kapandı: Suudi Arabistan İran ile Husiler arasında sıkıştı
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Lisa Friedman / New York Times

Uzun süredir dünyanın en büyük petrol ihracatçısı olan Suudi Arabistan, son altı ayı ham petrolünü dünya pazarlarına nasıl ulaştıracağını yeniden planlayarak geçirdi.

Suudi Arabistan, son çözüm olarak Yemen’deki İran destekli Husilerin üstlendiği saldırılar nedeniyle Kızıldeniz’in güney ucundaki Babülmendep Boğazı üzerinden petrol sevkiyatını önemli ölçüde azalttı.

Analistlere göre krallık bunun yerine petrolünü Kızıldeniz üzerinden yoğun biçimde kuzeye yönlendiriyor. Gemiler, ham petrolü Mısır’daki bir boru hattına boşaltıyor ve petrol buradan Akdeniz’e taşınıyor. Ancak bu karmaşık rota daha maliyetli ve petrolün Asya’daki pazarlara ulaşmasını haftalarca geciktiriyor.

Bu, İran’daki savaş nedeniyle Basra Körfezi’ndeki ana geçiş güzergâhı Hürmüz Boğazı’nın kullanılamaz hale gelmesinden bu yana Suudi Arabistan’ın petrol ihracatı için ikinci kez alternatif bir rota bulmak zorunda kalması anlamına geliyor.

Denizcilik verileri şirketi Kpler’in emtia araştırmaları direktörü Matt Smith, “Bu, arz kesintilerine bir başka karmaşıklık katmanı daha ekliyor” dedi.

İran'daki savaş Suudi Arabistan’ın kırılgınlığını ortaya çıkardı

Suudi Arabistan her gün milyonlarca varil ham petrol ihraç ediyor ve krallığın ulusal güvenlik stratejisi, kendisini küresel enerji arzının güvenilir omurgası olarak konumlandırmasına dayanıyor. Petrolü için tekrar tekrar alternatif güzergâhlar bulmak zorunda kalması ise Suudi Arabistan’ın bölgesel istikrarsızlık karşısındaki kırılganlığını ortaya çıkardı.

Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House’ta Basra Körfezi ülkeleri üzerine uzmanlaşan Neil Quilliam, “Bu durum Suudi Arabistan’ın dayanıklılığının sınırlarını da ortaya koyuyor” dedi.

Quilliam’a göre Suudi Arabistan, “güvenilir bir tedarikçiden beklenen şeyi tam olarak yapıyor”. İhracatı büyük ölçüde azaltmak yerine alternatif güzergâhların kullanılması, Suudi Arabistan’ın krizleri yönetme kapasitesine duyulan güveni artırabilir.

Bununla birlikte yaşanan telaş, ABD ve İsrail’in şubat ayında İran’a saldırma kararı ile İran’ın buna verdiği karşılığın enerji sektörünü nasıl altüst ettiğinin bir başka örneği oldu.

Quilliam, “Dünyanın en önemli petrol ihracatçısı bile birden fazla deniz geçiş noktasının aynı anda tehdit altında olmasının sonuçlarından tamamen kaçamıyor” dedi.

Hürmüz Boğazı devre dışı kaldı

Savaştan önce Basra Körfezi’ni Umman Körfezi ve Umman Denizi’ne bağlayan Hürmüz Boğazı, dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’sinin ve önemli miktarda doğal gazın geçtiği güzergâhtı. Bu sevkiyatın büyük bölümü enerji devi Saudi Aramco’dan geliyordu.

Ancak İran’ın askeri saldırıları, nakliye şirketlerini boğazı kullanmaktan vazgeçmeye zorladı. Suudi Arabistan bunun üzerine ülkenin doğusundaki petrol sahalarından Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’na uzanan Doğu-Batı boru hattına yöneldi. Petrol buradan tankerlere yüklenerek Babülmendep Boğazı üzerinden güneye taşındı. Böylece boğaz, Suudi Arabistan petrolünün Avrupa ve Asya’ya taşınmasında başlıca güzergâh haline geldi.

Ancak Yemen’in önemli bir bölümünü kontrol eden Husiler, 20 Temmuz’da Suudi Arabistan bağlantılı deniz taşımacılığına yönelik abluka ilan etti. Husi güçleri yıllardır Yemen’in uluslararası alanda tanınan hükümetini destekleyen Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonla savaşıyor.

Son haftalarda Kızıldeniz’de Suudi Arabistan bağlantılı gemilere yönelik çok sayıda Husi saldırısı bildirildi. Kpler verileri de aynı dönemde Babülmendep Boğazı üzerinden taşınan Suudi ham petrolünün keskin biçimde azaldığını gösteriyor.

Suudi petrolü kuzeye yöneldi

Suudi Arabistan bunun yerine ham petrol ihracatını ters yöne, Kızıldeniz’in kuzeyine yönlendirmeye başladı. Ancak bu çıkış lojistik açıdan daha karmaşık.

Kızıldeniz’i Akdeniz’e bağlayan Süveyş Kanalı, petrol yüklü dev tankerlerin geçişine uygun değil. Suudi tankerleri bu kısıtlamayı aşmak için petrolü Mısır’daki bir başka boru hattı olan Sumed’e boşaltıyor.

Tankerler yüklerini Kızıldeniz’in batı kıyısındaki Ayn Sokhna terminalinde Sumed boru hattına aktarıyor. Ardından tankerler Süveyş Kanalı’ndan geçerek Sumed boru hattının Mısır’ın Akdeniz kıyısındaki diğer ucunda petrolü yeniden yükleyebiliyor. Alternatif olarak, Akdeniz tarafında bekleyen farklı bir tanker ham petrolü teslim alıyor.

Kpler verilerine göre ağustos ayında Sumed boru hattı güzergâhından günde 1,9 milyon varilden fazla ham petrol taşındı. Haziran ayında bu miktar günlük 650 bin varilin altındaydı. Matt Smith, bu ihracatın büyük bölümünün Suudi Arabistan kaynaklı olduğunu söyledi.

Asya’ya ulaşması 2 ila 4 hafta daha uzun sürüyor

Ancak bu rota, Suudi petrolünün en büyük alıcılarından bazılarına ulaşması açısından çok daha uzun bir yolculuk anlamına geliyor.

Petrolün Güney Afrika’nın çevresinden dolaşarak Çin, Güney Kore, Japonya ve diğer ülkelere ulaşması, seyahat süresine iki ila dört hafta ekliyor. Smith’e göre ihtiyaç duyulan ilave yakıt ve diğer işletme giderleri, bir varil petrolün maliyetine en az 5 dolar ekliyor.

Smith, “Asya ya ham petrolünü başka yerlerden temin etmek ya da daha fazla ödeme yapmak zorunda” dedi. Saudi Aramco yeni güzergâh hakkında yorum yapmayı reddetti.

Aramco alternatif rotaların kapasitesini artırıyor

Aramco CEO’su Amin H. Nasser bu ay yaptığı açıklamada, şirketin üç güzergâhın tamamında “esnekliği” artırmaya yönelik çalışmalarını “aktif biçimde hızlandırdığını” söyledi. Nasser ayrıntı vermedi.

Ancak analistlere göre Suudi Arabistan, ülke boyunca uzanan Doğu-Batı boru hattının kapasitesini günlük 2 milyon varil artırmayı hedefliyor.

Nasser, nakliye güzergâhlarında yaşanacak herhangi bir azalmanın “yalnızca petrol ve doğal gaz sektörünü değil, küresel ekonominin diğer birçok alanını da” etkileyeceğini söyledi.

© 2026 The New York Times Company