13 Nisan 2024, Cumartesi
Haber Giriş: 21.08.2023 22:51 | Son Güncelleme: 21.08.2023 23:13

The New York Times büyük yok oluşu yazdı: İnsanlar büyük memelileri alevler içinde yok etti

Bilim insanları dünya genelinde her yıl daha da büyük bir yıkıma yol açan orman yangınlarının geçmişini araştırdı. 13 bin yıllık geçmişi analiz eden ve bugün yaşanan yangınlarla bağlantı kuran uzmanlar, büyük memelilerin yok oluşuna zemin hazırlayan yangınların insanlarca körüklendiği sonucuna vardı
The New York Times büyük yok oluşu yazdı: İnsanlar büyük memelileri alevler içinde yok etti

Katrina Miller / The New York Times

Orman yangınları giderek kötüleşiyor. Bilim insanları, Amerika Birleşik Devletleri'nin bazı bölgelerinde 20 yıl öncesine kıyasla üç kat daha sık ve dört kat daha büyük orman yangınları yaşandığını söylüyor. Sadece bu yaz, Kanada'daki yangınlardan çıkan duman Kuzey Amerika semalarını doğaüstü bir turuncuya çevirdi; Mojave Çölü'nde "ateş girdapları" görüldü ve Hawaii adası Maui'deki şiddetli alevler felakete yol açtı.

Büyük memelileri alevler yok etti

Uzak geçmişe ait kayıtlar, bir zamanlar artan yangın faaliyetlerini neyin tetiklediğini ve bunun sonucunda neler olabileceğini ortaya koyabilir. Geçtiğimiz hafta Science dergisinde yayınlanan yeni bir çalışmada, Güney California'daki ünlü bir kazı alanı olan La Brea Katran Çukurları'ndaki fosil kayıtlarını analiz eden bir grup paleontolog, yaklaşık 13 bin yıl önce bu bölgedeki kılıç dişli kedilerin, korkunç kurtların ve diğer büyük memelilerin ortadan kaybolmasının, yükselen sıcaklıklar ve insanlar tarafından çıkarılması muhtemel artan yangın faaliyetleriyle bağlantılı olduğu sonucuna vardı.

Marshall Üniversitesi'nde evrimsel biyolog olan Robin O'Keefe, "İnsanları kırılma noktasının birincil nedeni olarak gösteriyoruz. La Brea'da asırlar önce ne oldu, şimdi de aynı şeyi mi yaşıyoruz? Bu gerçekten iyi bir soru ve bence bu sorunun yanıtını bulmalıyız"

Dünya şimdiye kadar beş kitlesel yok oluş olayı gördü; bazı bilim insanları son buzul çağının sonunda büyük memelilerin ortadan kalkmasının altıncı kitlesel yok oluşun başlangıcı olduğunu savunuyor. La Brea Katran Çukurları ve Müzesi'nde paleoekolog olan ve yeni çalışmanın yazarlarından Emily Lindsey, "Bu, bir asteroidin Dünya'ya çarpıp tüm dinozorları yok etmesinden bu yana yaşanan en büyük yok oluş olayıydı" diyor ve bu yok oluşun altıncı bir kitlesel yok oluşun "ilk nabzını" temsil edebileceğini ekliyor.

Şimdiye kadar araştırmacılar bu hayvanların soyunun tükenmesine neyin sebep olduğunu tam olarak belirleyebilmiş değil. La Brea Katran Çukurları, bilim insanlarının bu soruyu araştırmasına yetecek kadar büyük bir fosil kaydına sahip dünyadaki birkaç alandan biri. Halen 13 dönümlük bir alanda aktif olan çukurlar, Dünya'nın içinden yüzeye sızan siyah asfaltla dolu. Bu yapışkan maddeye sıkışan tarih öncesi hayvanlar yorgunluktan ya da avcılıktan ölmüş ve asfalt fosilleşerek kalıntılarını korumuş görünüyor. O'Keefe, "Ve bu bugün hala devam ediyor. La Brea'ya gidip katrana saplanmış bir sincap görebilirsiniz. Bunu kendi gözlerimle gördüm" şeklinde konuştu.

Tam bir fosil cenneti

Bu hayvanlar için kötü şans ama bilim insanları için iyi bir talih. Çünkü La Brea bölgede 55 bin yıl öncesine kadar uzanan kesintisiz bir fosil kaydına sahip. O'Keefe ve ekibi, aralarında kılıç dişli kedi, Amerikan aslanı ve eski bir deve olan Camelops hesternus'un da bulunduğu 10 bin ila 15 bin 600 yıl önce yaşamış sekiz büyük memeli türüne ait fosilleri analiz etti. Radyokarbon tarihleme yöntemini kullanan ekip, bu türlerden yedisinin soyunun yaklaşık 13 bin yıl önce tükendiğini belirledi.

Meşe ağaçları gitti otlar kaldı

Araştırmacılar bunun nedenini anlamak için bölgedeki iklim, polen ve yangın kayıtlarının yanı sıra o dönemdeki kıtasal insan nüfusu artışını analiz etti. Güney California'nın şiddetli bir kuraklık ve ısınma dönemine girmesiyle aynı zamanda insan işgalinin hızla artmaya başladığını keşfettiler. Aşırı yangınlar meydana gelirken bir zamanlar ardıç ve meşe ağaçları bakımından zengin olan bitki örtüsünün yerini sonunda otlar ve çalılar aldı.

400 yıl süren büyük orman yangını

La Brea Katran Çukurları ve Müzesi'nde paleobotanikçi ve yeni makalenin yazarlarından biri olan Regan Dunn, "Gördüğümüz şey, 400 yıl süren büyük bir orman yangını dönemine sahip olduğumuz. Bu dönemin sonunda artık farklı bir ekosistemdeyiz ve tüm büyük memeliler yok oldu" sözlerini kaydetti.

İnsanlar yok oluşun asıl kaynağı

Borsadaki eğilimleri tahmin edenlere benzer bir model kullanan bilim insanları, hem doğrudan ateşleme yoluyla hem de yanıcı çalıların kontrolsüz bir şekilde yayılmasına izin veren otçulların ortadan kaldırılmasıyla insanların bu yangınların birincil itici gücü olduğunu belirledi. İklimdeki değişimler bu durumu daha da şiddetlendirerek türlerin yok olmasına zemin hazırladı.

13 bin yıl öncesiyle bugün yaşananlar benzer

Dunn, bu çalışmanın son buzul çağının sonunda dünyanın başka yerlerinde büyük memelilerin kayda değer bir şekilde ortadan kaybolmasını açıklayamayacağını vurguladı ve şunları söyledi: "Ancak küresel olayı anlamak için gerçekten bölgesel ölçekte bakmanız gerekiyor. Güney California'da 13 bin yıl önce yaşananların "bugün karşı karşıya olduğumuz çevresel ve biyoçeşitlilik krizleriyle çarpıcı bir şekilde benzerlik taşıdığı ortada"

Dunn, buzul çağındaki yok oluş sırasında iklim kayıtlarının 1000 yıl içinde yaklaşık 10 Fahrenheit derecelik bir ısınmaya (-12C*) işaret ettiğini, oysa bugün Güney California'daki sıcaklıkların sadece geçtiğimiz yüzyılda yaklaşık 5,4 derece arttığını söyledi. İnsanların gelişinden sonra artan yangın faaliyetleri, son zamanlarda yangınların ülkenin eşsiz yaban hayatına zarar verdiği Avustralya da dahil olmak üzere başka yerlerde de belgelendi.

Değişim hızlı ve yıkıcı

Çalışmada yer almayan Berkeley'deki California Üniversitesi'nden paleoekolog Anthony Barnosky, bir e-postada "Bu çalışma, geçmişi geleceğin habercisi olarak nasıl kullanabileceğimizin harika bir örneği" dedi ve ekledi: "Ve bugün gördüğümüz şey şu: Aartan insan baskısının iklim değişikliğiyle birleşmesi ve aslında buna neden olması durumu söz konusu" Barnosky, bu değişikliklerin kademeli değil, hızlı ve yıkıcı olduğunu da sözlerine ekledi.

Araştırmacılar, güncel olayların fosil kayıtlarındakilerle benzerliğini kavramanın zor olduğunu belirtti. Lindsey, "Bugün en çok tehdit altında olan vahşi yaşamın çoğu, son buzul çağının sonunda nesli tükenmemiş olan büyük gövdeli memelilerdir" dedi ve sözlerini şöyle noktaladı: "Buna biz neden olduğumuz için, bunu durdurma gücüne de sahibiz"

© 2023 The New York Times Company