19 Mayıs 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 18.05.2026 19:55 | Son Güncelleme: 18.05.2026 20:17

Trump gözünü adaya dikti: İran savaşının gölgede bıraktığı Grönland diken üstünde

ABD, Grönland üzerinde süresiz askeri varlık, yatırım anlaşmalarında veto yetkisi ve kritik madenlerde söz sahibi olmak için gizli görüşmeler yürütüyor. Grönlandlı siyasetçiler, Trump’ın planlarının adanın bağımsızlığını fiilen imkansız hale getireceğinden korkuyor
Fotoğraf: Ivor Prickett/New York Times
Fotoğraf: Ivor Prickett/New York Times
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Jeffrey Gettleman, Maya Tekeli, Anton Troianovski, Eric Schmitt / New York Times

İran’daki çatışma hala tamamen sona ermemişken, Başkan Donald Trump’ın Grönland takıntısı gündemden düşmüş gibi görünüyor. Ancak son dört aydır ABD, Grönland ve Grönland'ın dış işlerini kontrol eden Danimarka’dan müzakereciler, Washington’da Grönland'ın geleceği hakkında gizli görüşmeler yürütüyor.

Bu görüşmelerin amacı, Trump’ın Grönland'ı askeri güçle ele geçirme tehditleri için bir geri çekilme yolu oluşturmak ve NATO ittifakını parçalama riski taşıyan krizi yatıştırmaktı. Ancak Grönlandlı liderler, önerilen şeyin ABD’nin Arktik adadaki rolünü ciddi şekilde büyütmek olduğunu düşünüyor. Ayrıca İran’daki çatışma yatışırsa başkanın agresif tutumunu yeniden kendilerine yönelteceğinden korkuyorlar.

Bazı Grönlandlı siyasetçiler, dikkatli olunması gereken bir tarihi bile takvimlerinde işaretlediklerini söylüyor: Trump’ın doğum günü olan 14 Haziran.

New York Times’ın Washington, Kopenhag ve Grönland'daki yetkililerle yaptığı görüşmelere dayanan araştırmasına göre:

— ABD, Grönland bağımsız olsa bile Amerikan askerlerinin adada süresiz kalabilmesini garanti altına almak için uzun süredir yürürlükte olan askeri düzenlemeyi değiştirmeye çalışıyor. Bu fikir temelde “sonsuzluk maddesi” anlamına geliyor ve Grönlandlılar bundan hoşlanmıyor.

— ABD, görüşmeleri askeri konuların ötesine taşıdı ve Rusya ile Çin gibi rakipleri dışarıda bırakmak amacıyla Grönland'daki büyük yatırım anlaşmaları üzerinde fiili veto yetkisi istiyor. Grönlandlılar ve Danimarkalılar buna sert şekilde karşı çıkıyor.

— ABD, Grönland ile doğal kaynaklar konusunda iş birliğini görüşüyor. Ada petrol, uranyum, nadir toprak elementleri ve diğer kritik mineraller açısından son derece zengin olsa da bu kaynakların büyük bölümü Grönland'da buz tabakasının derinliklerinde bulunuyor.

— Pentagon, askeri genişleme planlarını hızla ilerletiyor ve kısa süre önce bir Deniz Piyadeleri subayını Güney Grönland'daki Narsarsuaq kasabasına göndererek İkinci Dünya Savaşı döneminden kalma havaalanını, limanı ve Amerikan askerlerinin konuşlandırılabileceği alanları inceletti.

Grönland ABD'nin aşırı taleplerinden rahatsız

Grönlandlı yetkililer, Amerikan taleplerinin o kadar ağır olduğunu düşünüyor ki bunun egemenliklerine yönelik büyük bir dayatma anlamına geldiğinden korkuyorlar. Danimarkalı ve Amerikalı yetkililer her ne kadar Grönland'ın geleceğinin adanın 57 bin kişilik halkına bağlı olduğunu söylese de Grönlandlı yetkililer, Amerikan taleplerinin gelecek nesiller boyunca ellerini bağlayacağını ifade ediyor.

Grönland Parlamentosu üyesi Justus Hansen, Amerikalılar istediklerinin tamamını elde ederse “gerçek bağımsızlığın” hiçbir zaman mümkün olmayacağını söyledi, “Bayrağımızı yarıya indirseydik daha iyi olurdu” dedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı ve Danimarkalı yetkililer, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun üst düzey danışmanlarından Michael Needham tarafından yürütülen müzakereler hakkında çok az açıklama yaptı.

Pentagon’un Kuzey Komutanlığı’nın başındaki General Gregory M. Guillot, kısa süre önce Times’a verdiği röportajda, iklim değişikliğinin kutup buzlarını eritmesi ve dünyanın en erişilmez bölgelerinden birini açmasıyla birlikte jeopolitik rekabetin arttığı Arktik bölgesini savunmaya yönelik daha geniş Amerikan vizyonunu anlattı.

Guillot, Grönland'ın Alaska ve Kanada’daki noktaları da kapsayan birbirine bağlı radar istasyonları ve askeri üs zincirinin bir parçası olacağını söyledi. ABD ordusunun derin su limanına ve eğitim ile tatbikatlar için dönüşümlü olarak Grönland'a konuşlandırılacak Özel Operasyonlar birliklerine ait bir üsse ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Guillot, bunun Danimarka ile ABD arasında 1951’de imzalanan savunma anlaşması çerçevesinde yapılabileceğini söyledi. Grönland o dönemde hala Danimarka kolonisi konumundaydı. Mevcut görüşmelerin başlangıç noktası da bu anlaşma oldu. Grönlandlı ve Danimarkalı yetkililer başlangıçta, bu anlaşmanın ABD’ye Grönland’daki askeri güçler konusunda zaten oldukça geniş hareket alanı verdiğini ve bu nedenle adayı ele geçirmeye gerek olmadığını savunmaya çalıştı.

Müzakereciler, Trump’ın Grönland'ı ele geçirme tehdidinde bulunduğu ocak ayından bu yana Washington’da yaklaşık beş kez bir araya geldi. Trump, Grönland'ın Amerikan ulusal güvenliği açısından hayati önemde olduğunu söylemişti. Daha sonra geri adım atsa ve dikkatini İran’daki çatışmaya çevirmiş olsa da Beyaz Saray, başkanın Grönland'a yönelik ilgisinin sürdüğünü belirtti.

Bu nedenle görüşmelere katılan Grönlandlı, Danimarkalı ve Amerikalı müzakereciler, öngörülemez tavırlarıyla bilinen başkanın kabul edeceği bir anlaşmaya ulaşmayı umuyor. Görüşmeler hakkında bilgi sahibi yetkililer, taraflar arasında hala önemli görüş ayrılıkları bulunduğunu aktardı. Times’a konuşan yetkililer, devam eden hassas müzakereler nedeniyle isimlerinin açıklanmamasını istedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Küresel Kamu Diplomasisi Müsteşar Yardımcısı Dylan Johnson yaptığı açıklamada, başkanın dile getirdiği ulusal güvenlik ve ekonomik kaygıların “tüm taraflarca tartışmasız kabul edildiğini” ve bu kaygıları kalıcı şekilde gidermek için müzakerelerin sürdüğünü söyledi.

Johnson, “Bu, sorunları gelecekteki başkanlara bırakıp çözülmeden kalmasına izin veren bir başkan değil” dedi.

Grönlandlılar ABD’nin bir parçası olmak istemediklerini net şekilde ifade etti. Ancak Grönlandlı siyasetçiler, topraklarında daha fazla Amerikan askeri bulunmasına karşı olmadıklarını söylüyor. İkinci Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş sırasında adada binlerce Amerikan askeri konuşlandırılmıştı. Ancak ABD zaman içinde bir üs dışında tüm üslerini kapattı.

Buna rağmen Grönland liderleri başka tavizler vermeleri için baskı gördüklerini ve görüşmelerde çok az kozları olduğunu düşünüyor.

Grönland Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Pipaluk Lynge, “Bunların hiçbiri adil değil. Her şey ya hep ya hiç gibi hissettiriyor. En iyi sonuç sadece işgal edilmemek veya kontrol altına alınmamak” şeklinde konuştu.

Grönland’ın eski dışişleri bakanı ve mevcut parlamento üyelerinden Vivian Motzfeldt ise İran ve Ukrayna’daki savaşların sona ermesinin Grönland için yeni sorunlar yaratabileceğini söyledi. Trump’ın yeniden Grönland takıntısına dönebileceğinden ve Rusya’nın da uzun süredir stratejik öncelik verdiği Arktik bölgesine yeniden odaklanacağından korktuğunu belirtti.

Motzfeldt, “İki taraftan da üzerimize geliyorlar” şeklinde konuştu.

Motzfeldt ve diğer Grönlandlı siyasetçiler, Trump’ın doğum günü olan 14 Haziran ile 4 Temmuz için hazırlık yapıyordu.

Motzfeldt, “ABD’yi yeniden büyük yapma politikasını gerçekleştirmek istiyorsa bu tür günleri kullanabilir” ifadelerini kullandı.

Bazı Grönlandlılar, ABD’nin doğal kaynaklarını keşfetme isteğinin madencilik kurallarını gevşetmeleri yönünde baskı yaratmasından korkuyor.

Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen, Nuuk’taki ofisinde verdiği röportajda, “Kesinlikle iş yapabiliriz” dedi, ancak şöyle devam etti: “Çok sıkı çevre düzenlemelerimiz var ve bu böyle kalacak”

33 yaşında geçen yıl başbakan olmadan önce Grönland’ın en iyi badminton oyuncularından biri olarak tanınan Nielsen, jeopolitik fırtınanın ortasında sıra dışı bir profil çiziyor. Göreve geldikten sonra ABD’ye karşı en büyük koruma olarak gördüğü eski sömürge gücü Danimarka’nın yanında saf tuttu.

“Bunu söylemekten neredeyse yoruldum” diyen Nielsen, “Grönland’ın bağımsızlığı ve Grönland-Danimarka ilişkilerinin nasıl olacağına biz kendi içimizde karar vermeliyiz. Bu Amerikalıların ya da başka herhangi bir ülkenin müdahale edeceği bir konu değil” şeklinde konuştu.

Görüşmeler hakkında bilgi sahibi yetkililer, Amerikalıların Rusya veya Çin’in büyük altyapı ya da kaynak anlaşmalarına girmesini önlemek amacıyla sıkı bir denetim mekanizması ve veto yetkisi oluşturmak istediğini söyledi.

Çin, Arktik Dairesi’nden yüzlerce kilometre uzakta olsa da son yıllarda bölgede giderek daha aktif hale geldi ve daha önce Grönland’a girmeye çalıştı.

2018’de Çinli bir devlet şirketi, adadaki birkaç yeni havalimanı projesi için en güçlü adaylardan biriydi. Bunlardan biri, her yıl binlerce turistin buzdağlarını görmek için ziyaret ettiği Ilulissat’taydı. ABD’li yetkililerin Danimarka’ya baskı yapmasının ardından Grönland, Danimarkalı bir şirketi tercih etti.

Yetkililer, mevcut görüşmelerde Danimarka ve Grönland’ın yatırım anlaşmalarına ABD’nin karar vermesini istemediğini çünkü bunun Grönland’ın egemenliğini ihlal edeceğini savunduğunu söyledi.

Grönland son yıllarda Danimarka’dan giderek daha fazla özerklik kazandı ve adadaki insanların çoğu bir gün bağımsız olmak istiyor. Ancak Grönland’ın, yatırımcıların Moskova veya Pekin ile bağlantılarını inceleyebilecek istihbarat kapasitesi bulunmuyor. Bu nedenle müzakereciler, tarama sürecinin Amerikan katkısıyla Kopenhag tarafından yürütülmesini tartışıyor.

Sonuç olarak bu görüşmeler, Grönland’ın egemenliğini artırmak yerine Danimarka’nın dev ada üzerindeki etkisini daha da artırabilir.

Başbakan Nielsen, görüşmelerin ayrıntılarına giremeyeceğini ancak Grönland’ın kimlerle iş yapacağı konusunda son sözün kendilerinde olması gerektiğini söyledi.

Siyah takım elbisesi, siyah boğazlı kazağı ve tertemiz siyah spor ayakkabılarıyla ofisinde oturan Nielsen oldukça rahatsız görünüyordu ve “Bunun sona erdiğini görmek istiyoruz, çünkü bu çok garip bir durum” dedi.

© 2026 The New York Times Company