Peter S. Goodman / New York Times
Illinois eyaletine bağlı Granite City’deki çelik tesisinde bir yüksek fırının yeniden devreye alınacağı haberi, Amerika’nın sanayide yeniden canlandığının bir işareti olarak yankı buldu.
Trump yönetimi çelik ve alüminyuma yüksek gümrük tarifeleri uygulamıştı. Amaç, ithalatı baskılamak ve üretimi yeniden ABD’deki fabrikalara çekmekti. Mississippi Nehri’nin Illinois tarafındaki devasa tesiste ortaya çıkan gelişme, bu stratejinin işe yaradığına dair bir kanıt olarak sunuldu. Tesisin sahibi U.S. Steel, yaklaşık 400 ilave sendikalı işçi alacaktı.
2023’ün sonlarında işten çıkarıldıktan sonra yeniden işe çağrılan Braden Morris, “Bu tarifeler işe yaradı. Geri döndüğümüzün kanıtı” şeklinde konuştu.
Ancak 500 km kuzeyde, Minnesota’nın dondurucu soğuklarındaki St. Paul kentinde, aynı tarifeler Eric Hawkins için çok farklı bir anlam taşıyordu.
Madalyonun diğer yüzü
Ailesine ait Park Tool şirketi, bisiklet tamirinde kullanılan ekipmanlar üretiyor ve bunları dünyanın dört bir yanına ihraç ediyor. Tarifeler, ürünlerinde kullandığı çelik ve alüminyumun maliyetini artırdı. Bu da fiyatlarını yüzde 10 yükseltmek zorunda kalmasına ve satışlarındaki büyümesinin durmasına yol açtı.
“Geçen yıl tüm tedarikçilerimiz fiyat artırdı” diyerek duruma tepki gösteren Hawkins şunları söyledi:
“Trump, ‘Maliyetleri o kadar yükselteceğiz ki işleri geri getirmek zorunda kalacaksınız’ demenin kolay olduğunu düşünüyor. Ama ben çok daha yüksek hammadde maliyetleriyle baş başa kaldım”
Bu durum, ABD Yüksek Mahkemesi'nin Trump tarifelerine ilişkin verdiği 'iptal' kararından önceydi.
Bu karar, ABD’li şirketleri çok sayıda belirsizlikle karşı karşıya bırakırken Trump’ın farklı bir yasal dayanakla yüzde 15’lik yeni bir küresel tarife getirmesine yol açtı. Mahkeme kararının kapsamı dışında kalan çelik tarifeleri ise ticaret politikasının daha da kalıcı bir unsuru haline geldi.
Trump’ın ticaret ve imalat başdanışmanı Peter Navarro, yaptığı açıklamada “Yüksek Mahkeme kararı, kötü bir hukuk örneği olsa da, Başkan’ın tarifeler konusundaki diğer yasal yetkilerini önemli ölçüde güçlendiriyor” dedi.
Çelik tarifelerinin dayandığı yasal düzenlemeye atıfta bulunan Navarro, “Çelik tarifeleri son derece sağlamdır ve ulusal güvenliğimiz için kritik bir sektörün temel dayanağıdır” diye ekledi.
Trump, ABD çelik sektörünü korumayı, yerli üretimi yeniden canlandırma hedefinin merkezine yerleştirdi. Ancak Park Tool’un yaşadığı sıkıntılar, tarifelerin bu hedefi zorlaştırdığını ve halihazırdaki istihdamı riske attığını gösteriyor.
Korumacılık, ABD’deki çelik fiyatlarını artırırken yerli üretimde yalnızca sınırlı bir artış sağladı. Bu durum, onlarca yılda kurdukları küresel tedarik zincirlerine bağımlı olan Park Tool gibi şirketleri zor durumda bıraktı. Ürünlerinde kullanılan binlerce özel parça artık daha pahalı.
Üreticiler ayrıca Trump yönetiminin daha geniş çaplı ticaret savaşına karşı yurtdışında oluşan tepkiyle de karşı karşıya. Bu durum, “Made in America” etiketinin cazibesini zayıflatıyor. Üstelik şirketler, sürekli değişen tarife oranları ve gümrük prosedürleri nedeniyle ciddi bir bürokratik yükle de mücadele ediyor.
Trump yönetimi ise Granite City gibi çelik kentlerini yeniden canlandırmanın bedelinin bu tür geçici sarsıntılar olduğunu savunuyor. Ancak bu yaklaşım, ABD imalat sektörünün temel dengeleriyle çelişiyor. Ekonomist Kadee Russ ve Lydia Cox’un çalışmasına göre, bir çelik fabrikasında çalışan her bir kişiye karşılık çelik kullanan tesislerde 80 kişi istihdam ediliyor.
Aynı ekonomistlerin başka bir araştırmasına göre, Trump’ın ilk dönemindeki tarifeler çelik sektöründe yaklaşık 1000 ek istihdam yaratırken, imalat genelinde 75 bin işin kaybedilmesine yol açtı.
Çelik sektörü temsilcileri ise bu hesaplamaların önemli bir bağlamı göz ardı ettiğini savunuyor.
Washington’daki Amerikan Demir ve Çelik Enstitüsü’nün başkanı Kevin Dempsey, “Eğer ülkenizde çelik üretimi yoksa, diğer ülkelerdeki üreticilere bağımlı hale gelirsiniz” ifadelerini kullandı.
Dempsey, tarifeleri, devlet destekleri sayesinde yapay biçimde ucuz olan çelik ithalatına karşı gecikmiş bir düzeltme olarak nitelendirdi.
Sektör verilerine göre, Trump’ın ilk döneminden önce, 2016’da ABD çelik kapasitesinin yaklaşık yüzde 71’i kullanılıyordu. 2019’da bu oran yüzde 80’e yükseldi ve o tarihten bu yana yüzde 75’in üzerinde kaldı. Aynı dönemde ithalatın toplam tüketim içindeki payı yüzde 27’den yüzde 19’a geriledi.
Ancak ithalat azalmasına rağmen ABD’de toplam çelik üretimi yatay seyretti.
Amerikan Demir ve Çelik Enstitüsü verilerine göre, 2019 ile 2025 arasında yıllık üretim 97 milyon tandan 90 milyon tona geriledi; geçen yıl ise bir önceki yıla göre sınırlı bir artış görüldü.
ABD'de çelik fiyatları Avrupa'dan %30 daha pahalı, Çin'in de iki katı
Uzmanlara göre tarifeler, sektörün yatırım baskısını azaltırken daha yüksek iç piyasa fiyatlarından yararlanmasına olanak tanıdı. Kaliforniya Üniversitesi San Diego kampüsünden ekonomist Kyle Handley’e göre, ABD’de çelik fiyatları şu anda Avrupa’dan yaklaşık yüzde 30 daha pahalı ve Çin’in neredeyse iki katı.
Granite City, son yıllarda Amerika’nın sanayi kentlerini etkileyen gerilemenin izlerini taşıyor. Tuğla binalar bakımsız durumda, perakende alanlarını indirim mağazaları ve yüksek faizli kredi veren işletmeler dolduruyor.
Üç yıl önce işten çıkarmalardan önce sendika 1400 yerel işçiyi temsil ediyordu. Aralık ayında bu sayı 764’e düşmüştü. Şimdi iki yıl önce işten çıkarılan bazı çalışanlar yeniden işe çağrılıyor.
Yerel başkan Craig McKey, “Bu tarifeler, Amerikan çeliğine talep yaratarak sektörün bugünkü konumuna gelmesine katkı sağladı” dedi.
Ancak Granite City’de güven yaratan koşullar, ABD genelindeki fabrikalarda endişe yaratıyor.
63 yaşındaki Park Tool CEO’su Hawkins, son çeyrek yüzyılda babasının kurduğu küçük işletmeyi dünyanın en büyük bisiklet üreticilerinden birine dönüştürdü. Şirket üretiminin yarısından fazlasını, Çin dahil yaklaşık 70 ülkeye ihraç ediyor.
Ancak bugün kendisi ve 70 kişilik ekibi, ticaret savaşının etkileriyle mücadele ediyor. Yeni ürün tasarlamak için harcanması gereken zaman, tarife listelerini incelemek ve gümrük evrakı hazırlamakla geçiyor.
Avrupa’daki bir distribütör, müşterilerin Trump yönetiminin politikalarına duyduğu tepki nedeniyle Amerikan ürünlerini satın almak istemediğini bildirdi ve bazı siparişleri Slovenya’daki bir fabrikaya kaydırdı.
Hawkins, tarifelerin ABD üretimini güçlendirdiği yönündeki söylemler karşısında hayal kırıklığı yaşıyor. Üretiminde mümkün olduğunca yerli tedarik kullansa da, yaklaşık 3 bin 500 parça Asya’dan, çoğu Tayvan’dan geliyor ve bu yapıyı kısa sürede değiştirmek mümkün değil.
Bir bisiklet tamir standında kullanılan bir parçanın kalıbının Tayvan’da yaklaşık 15 bin dolara üretildiğini, ABD’de ise bunun 80 bin–90 bin dolara mal olacağını belirtti.
Hawkins, Yüksek Mahkeme kararının ardından yeni tarifelerin gelip gelmeyeceğini anlamaya çalışırken, daha fazla belirsizlik beklediğini söyledi ve sözlerini şu sözlerle noktaladı:
“Kim bilir?. Yarın her şey değişebilir, değil mi?”
© 2026 The New York Times Company
