11 Ağustos 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 11.08.2026 21:46 | Son Güncelleme: 11.08.2026 22:11

Ukrayna savaşından ders çıkaran İran, mühimmatı hızla eriyen ABD'ye karşı taktik değiştirdi

Fotoğraf: Kenny Holston/New York Times
Fotoğraf: Kenny Holston/New York Times
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Eric Schmitt, Helene Cooper / New York Times

Geçen ay beş gün boyunca İran, Amerikan hava savunmasını aşmak amacıyla Ürdün'deki üç üste konuşlu ABD askerlerine yönelik dalgalar halinde İHA ve füze saldırıları düzenledi.

İran, aniden yön değiştirebilen gelişmiş füzeler kullanarak üslerin savunma sistemlerini yoğun ateş altında tuttu ve Amerikan güçlerini sınırlı sayıdaki Patriot önleyici füzelerini hızla kullanmaya zorladı.

Beşinci gün İran savunmayı aşmayı başardı.

17 Temmuz'da bir füze, üslerden birindeki prefabrik yaşam alanlarını vurdu. Saldırıda üç ABD askeri hayatını kaybetti, 100'den fazla asker yaralandı. Pentagon yetkilileri daha sonra o hafta Ürdün'de gerçekleştirilen saldırılarda onlarca askerin daha yaralandığını ve birkaç hava aracının hasar gördüğünü kabul etti.

Rubio: Füzelerin hepsini vurduk, biri savunmayı aştı

Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ölümcül saldırıyla ilgili kendisine yöneltilen bir soruya, "Füzelerin neredeyse tamamını vurduk" yanıtını verdi. Rubio, "Bir tanesi savunmayı aştı" dedi.

Saldırılar, iki önemli eğilimin ölümcül biçimde kesiştiğini gösteriyor. Birincisi, savaş ilerledikçe İran daha yetenekli bir rakip haline geldi. Tahran, çatışma alanını Orta Doğu'nun büyük bölümüne yayarken Yemen'deki Husiler ve Irak'taki milisler gibi müttefiklerini de devreye sokarak ABD hava savunmasını aşmanın yollarını öğrendi.

İkincisi, Pentagon'un önleyici füze stokları hızla azalıyor ve çatışmaların aralıklarla devam ettiği her gün bu silahlar daha değerli hale geliyor.

Bu iki eğilim, savaşın başlamasından bu yana geçen aylarda giderek daha belirgin hale gelen bir gerçeği ortaya koyuyor: Devasa bir askeri varlığa sahip küresel bir süper güç bile, elde edebileceği her türlü avantajı kullanmak için asimetrik savaş yürütmeye hazır daha zayıf bir rakip tarafından durdurulabiliyor.

ABD'nin Patriot stokları hızla azalıyor

Hassas askeri ayrıntıları görüşmek üzere bilgilendirilen ve isimlerinin açıklanmaması koşuluyla konuşan iki kişiye göre Pentagon, savaş sırasında 1.500'den fazla Patriot önleyici füze kullandı ve elinde 1.700'den az önleyici füze kaldı. ABD, 2025 yılının tamamında yaklaşık 600 önleyici füze üretmişti.

Stoklardaki hızlı azalma, İran güçlerinin başka bir savaşı inceleyerek taktiklerini geliştirdiği bir dönemde gerçekleşiyor. Rusya, Ukrayna'da Ukrayna hava savunmasının dikkatini dağıtmak için balistik ve seyir füzelerini birlikte kullandı, ardından İHA'ları devreye soktu.

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) savunma ve güvenlik bölümünün başkanı Seth G. Jones, "İranlılar, hem füzelerin hem de İHA'ların aynı anda kullanıldığı saldırılarla hava savunma sistemlerinin işini daha da zorlaştırıyor" dedi.

Jones, "Rusların kullandığı taktiği etkili biçimde uygulayarak Körfez'deki farklı noktaların korunmasını daha zor hale getirdiler" ifadelerini kullandı.

İki ABD'li yetkiliye göre geçen ayki ölümcül saldırıların yaşandığı hafta içinde yalnızca bir günde, Orta Doğu'daki Amerikan güçleri tanesi yaklaşık 4 milyon dolara mal olan yaklaşık 50 Patriot önleyici füze ateşledi.

Pentagon, büyük çaplı çatışmaların nisan ayı başında sona ermesinden bu yana geçen aylarda küçümsemeye çalıştığı güçlü bir tehditle karşı karşıya kalmayı sürdürdü.

Savunma Bakanı Pete Hegseth, 8 Nisan'da gazetecilere yaptığı açıklamada İran'ın füze programının "işlevsel olarak yok edildiğini", füze ve fırlatma sistemlerinin "tükendiğini, ağır şekilde imha edildiğini ve neredeyse tamamen etkisiz hale getirildiğini" söylemişti.

İran'ın füzelerinin ve fırlatma sistemlerinin büyük bölümü, savaşın ilk beş haftasında ABD ve İsrail güçlerinin yoğun şekilde bombaladığı geniş yer altı tesislerinde saklanıyordu. Ancak İran bu tesislerin birçoğunu yeniden kullanılabilir hale getirerek füze saldırılarına devam etti. Bu saldırılar Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini neredeyse durma noktasına getirirken bölgedeki ABD askerlerini de tehdit etti.

Johns Hopkins Üniversitesi İleri Uluslararası Çalışmalar Okulu'nda profesör olan Vali Nasr'a göre ABD Başkanı Donald Trump ve ulusal güvenlik danışmanları, çatışmanın kısa süreceğini ve Pentagon'un Patriot önleyici füze stoklarını tehlikeye atmayacağını varsaymıştı.

Ancak Nasr ve diğer İran uzmanlarına göre Tahran, beş aydan uzun süre önce başlayan çatışmanın ilk günlerinden beri tam da bu anı bekliyordu. İranlı liderler, Haziran 2025'teki 12 günlük savaş sırasında İsrail ve Amerikan güçlerinin İran'ın İHA ve füze saldırılarını durdurabilmek için balistik füze önleyici mühimmatlarını ne kadar hızlı tükettiğini görmüştü.

İran'ın Ürdün saldırısında ABD savunması aşıldı

İran'ın Ürdün'deki ABD güçlerine yönelik en ölümcül saldırıları, Azrak'taki Muwaffaq Salti Hava Üssü'nü hedef aldı. Ürdün ordusuna ait olan üs, ABD Hava Kuvvetleri tarafından giderek daha fazla kullanılan önemli bir merkez haline gelmişti ve burada onlarca hava aracı ile birkaç bin Amerikan askeri bulunuyordu.

Daha önce Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde konuşlu birçok ABD askeri, savaş öncesinde ve savaş sırasında İran'dan daha uzakta bulunan ve İHA ile balistik füze saldırılarına karşı daha güvenli olduğu değerlendirilen Ürdün'deki Muwaffaq Salti gibi üslere taşındı.

Üst düzey bir ABD askeri yetkilisine göre Amerikan askeri komutanları, 17 Temmuz'daki saldırının hemen ardından Ürdün'de ve bölgenin diğer noktalarında hava savunmasını güçlendirdi. Operasyonel konuları görüşmek üzere isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan yetkili daha fazla ayrıntı vermeyi reddetti.

Ukrayna'daki İHA ve füze saldırılarını da inceleyen ABD'li askeri uzmanlar, aylardır ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ile birlikte çalışarak bu savaştan çıkarılan dersleri paylaşıyor. Ürdün'de hayatını kaybeden üç askerden ikisi, bu çalışmalar kapsamında görevlendirilen Almanya merkezli hava savunma birliklerinde görev yapıyordu.

Bu yeni gerçeklik jeopolitik sonuçlar da doğuruyor.

Temmuz ayının sonlarında Trump, ABD'nin azalan silah stokları konusunda Hegseth'e sorular yöneltti. ABD'li yetkililer, daha önce The Washington Post tarafından bildirilen bu bilgiyi doğruladı.

Pentagon ise kamuoyuna yaptığı açıklamalarda mühimmat sıkıntısı yaşandığını reddetmeye devam ediyor. Pentagon Baş Sözcüsü Sean Parnell yaptığı açıklamada, "ABD'nin mühimmat sıkıntısı yaşadığı yönündeki iddialar yanlıştır" dedi.

Parnell, "Sahte haber medyası bu yalanları sorumsuzca yaydığında bunun gerçek dünyadaki sonucu açıktır: Düşmanlarımız Amerikan askerlerini provoke etmek veya onlara saldırmak konusunda cesaretlendiriliyor" ifadelerini kullandı.

İran, Ukrayna savaşından ders çıkardı

Nisan ayında İran, ülkenin güneyinde bir Amerikan F-15E savaş uçağını omuzdan ateşlenen bir füzeyle düşürdü. Pilot ile silah sistemleri subayı uçaktan fırlatma koltuklarıyla ayrıldı. Pilot kısa sürede kurtarılırken silah sistemleri subayı yaklaşık iki gün boyunca kayıp kaldı. İran güvenlik güçlerinden saklanan subay, ABD Özel Operasyon kuvvetleri tarafından düzenlenen cesur bir operasyonla kurtarıldı.

Üst düzey bir ABD askeri yetkilisine göre İran bu saldırıda da Ukrayna savaşından ders çıkardı ve Amerikan savaş uçaklarının girdiği bir bölgede İHA sürüsü konuşlandırdı.

Mürettebat, Pentagon yetkilileriyle yaptığı görüşmelerde F-15E'nin savunma amaçlı karşı tedbir sistemlerinin, İran'ın 60 milyon dolarlık gelişmiş savaş uçağını omuzdan ateşlenen füzeyle vurmasından yalnızca yarım saniye önce uyarı verdiğini söyledi.

Trump bu olaydan kısa süre sonra çatışmalara "ara verildiğini" açıkladı. İki askeri yetkiliye göre askeri uzmanların İran'ın yeni taktiklerine uyum sağlamak için zamana ihtiyacı vardı.

Çatışmalara verilen aralarda bile İran'ın taktikleri gelişmeye devam etti.

Yemen'deki Husi milislerin geçen ay savaşa dahil olması, uzmanlara göre İran'ın ABD ve müttefiklerini her yönden gelebilecek hava saldırılarına karşı savunma yapmak zorunda bırakma niyetinin bir göstergesiydi. Yemen, İran'ın yüzlerce kilometre güneyinde bulunuyor.

Uluslararası denetçiler ayrıca İran'ın nükleer programına ait bazı unsurları ülkenin orta kesimindeki yoğun şekilde tahkim edilmiş bir yer altı kompleksinde sakladığına inanıyor. ABD'nin "Pickaxe Mountain" olarak adlandırdığı tesis, bir dağın 90 metreden fazla altında bulunuyor.

Uzmanlara göre İran ayrıca askerlerini ve liderlerini ülkenin farklı bölgelerine dağılmış gizlenme noktalarına gönderdi.

Johns Hopkins Üniversitesi'nden Nasr, "Neredeler?" diye sordu.

Nasr, "Bombalayabileceğiniz bir yerde oturmuyorlar. Onları bulamıyorsunuz" dedi.

© 2026 The New York Times Company