10 Haziran 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 10.06.2026 15:13 | Son Güncelleme: 10.06.2026 15:34

Eski Fransa Başbakanı'ndan Orhan Pamuk'a "Masumiyet Müzesi" övgüsü

Fransa'nın eski başbakanı Dominique de Villepin, Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi romanını değerlendirdi. Pamuk’un eserini hafıza, nostalji ve modernleşmenin kayıpları üzerine derin bir düşünce olarak nitelendiren Villepin, “Modernlik sadece ilerleme değil, aynı zamanda bir kayboluştur” dedi
Dominique de Villepin
Dominique de Villepin
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Fransa'nın eski başbakanlarından Dominique de Villepin, Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi romanına övgü dolu sözlerle dikkat çekti. Tarihçi ve yazar kimliğiyle de tanınan Villepin, 7 Haziran’da sosyal medya hesabından yayımladığı videoda eseri yalnızca bir aşk hikâyesi olarak değil, hafıza, zaman ve modernleşme üzerine felsefi bir anlatı olarak değerlendirdi.

“Size bir aşk hikâyesi olarak başlayıp zaman üzerine bir düşünceyle biten bir romandan bahsetmek istiyorum” ifadeleriyle başlayan Villepin, romanın 1970’ler İstanbul’unda geçen Kemal ve Füsun hikâyesini anlattı.

Romanın atmosferine değinen Villepin, “1970’lerden sonraki on yıllara uzanan İstanbul. Salonlar, kurallar, tevazu, yalanlar, aşkın başkalarının bakışları altında yaşandığı bir şehir. Kemal, Sibel ile nişanlıdır. Sonra Füsun ortaya çıkar. Tutku patlak verir. Bir şok, bir saplantı, şimşek gibi bir mutluluk, sonra korku, sonra kayıp” dedi.

“Aşk bir hafıza eseridir”

Villepin, romanın merkezindeki nesnelerin ve gündelik eşyaların hafızayı taşıyan unsurlar olduğuna dikkat çekti. Ona göre Pamuk’un anlattığı “masumiyet”, değişen bir toplumda aşkın izlerini korumaya çalışan bir insanın mutluluğun kalıcı olabileceğine inandığı kırılgan ana işaret ediyor.

Eski başbakan, romandaki eşya ve nesnelerin yalnızca hatıraları değil, aynı zamanda kaybolan bir dönemin ruhunu da taşıdığını vurguladı.

“Modernlik aynı zamanda bir kayboluştur”

Napolyon dönemi üzerine kaleme aldığı eserleriyle tanınan Villepin, Masumiyet Müzesinin modernleşmenin bedellerine ilişkin güçlü bir eleştiri içerdiğini söyledi. Romanın bireysel bir aşk hikâyesinin ötesine geçtiğini belirten Villepin, nesnelerin hayatın arşivi, toplumun ise “mahrem trajediler” üreten bir yapı olarak tasvir edildiğini ifade etti.

Villepin değerlendirmesinde, “Bu kitabın dersleri bunlardır ve onu okuyunca modernliğin sadece ilerleme olmadığını; aynı zamanda bir kayboluş olduğunu da anlarsınız. Masumiyet kırılgandır ve Pamuk onu hayatı yaşamanın bir yolu hâline getirir” dedi.

Tac Mahal benzetmesi

Villepin, sözlerini Pamuk’un romanına yönelik dikkat çekici bir benzetmeyle tamamladı.

“Tac Mahal aşkı mermer bir sarayda yüceltirken, o onu tozdan bir saraya hapseder” diyen Villepin, Pamuk’un aşkı anıların, nesnelerin ve gündelik hayatın içinde ölümsüzleştirdiğini söyledi.

Fransız siyasetçi, romanın aşkı, zamanı ve hafızayı bir araya getiren evrensel bir anlatı sunduğunu belirterek izleyicilerine Masumiyet Müzesini tavsiye etti.

Kaynak: Gazete Oksijen