24 Ekim 2026, Cumartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 24.10.2026 15:09 | Son Güncelleme: 24.10.2026 15:15

Van Gogh’un Yıldızlı Gece tablosu gerçek gökyüzünden esinlenmiş olabilir

Güney Koreli araştırmacılar, Vincent van Gogh’un 1889 tarihli Yıldızlı Gece tablosundaki yıldız diziliminin 22 Temmuz 1889’da Fransa’da görülen gökyüzüyle örtüşebileceğini öne sürdü. Araştırmacılar, bulguların tablonun kesin olarak o tarihte yapıldığını kanıtlamadığına dikkat çekiyor
Van Gogh’un Yıldızlı Gece tablosu gerçek gökyüzünden esinlenmiş olabilir

Vincent van Gogh’un en tanınmış eserlerinden Yıldızlı Gece, ressamın hayal gücünün ürünü olmanın yanı sıra gerçek bir gökyüzü gözlemine dayanıyor olabilir. Güney Kore’deki araştırmacılar, tablodaki yıldızların diziliminin 22 Temmuz 1889’un erken saatlerinde Fransa’nın güneyinde görülen gökyüzüyle örtüştüğünü belirledi. Çalışma, perşembe günü Scientific Reports dergisinde yayımlandı.

Van Gogh, tabloyu 1889’da Fransa’nın Saint-Rémy-de-Provence kasabasındaki bir akıl hastanesinde kaldığı dönemde yaptı. Eserde, kıvrımlı mavi ve beyaz bulutların, parlak yıldızların ve hilal biçimindeki Ay’ın kapladığı gökyüzü, bir köy manzarasının üzerinde yükseliyor.

Yıldızların dizilimi araştırmacılara ipucu verdi

Güney Koreli uzay bilimi şirketi SLLAB’dan ve Seul’deki Kyung Hee Üniversitesi’nden araştırmacılar, tablodaki manzaranın yerini belirlemek için Van Gogh’un aynı bölgeyi gösterdiği düşünülen başka bir çiziminden yararlandı. Ardından bu konumdan 22 Temmuz 1889’un erken saatlerinde görülebilecek gökyüzünü bilgisayar simülasyonuyla yeniden oluşturdu.

Simülasyon, tablodaki göksel unsurların dikkat çekici bir benzerlik taşıdığını gösterdi. Ay gökyüzünün sağ üst tarafında, Venüs ise sol alt tarafında konumlanıyordu. İkisinin arasında, Boğa takımyıldızında bulunan ve yüzlerce yıldızdan oluşan Hyades yıldız kümesi yer alıyordu. Kümedeki beş parlak yıldız, çıplak gözle görülebiliyor ve gökyüzünde belirgin bir V şekli oluşturuyor.

Araştırmacılar, tablodaki yıldızların konumlarını Hyades kümesinin o geceki dizilimiyle karşılaştırdı. Bunun için şekiller arasındaki konum, boyut ve dönme farklılıklarını ortadan kaldırarak noktaların birbirlerine göre konumlarını inceleyen bir istatistiksel yöntem kullandılar.

Araştırmanın başyazarı, astronom ve mühendis Elijah Jeong-hyun Kim, CNN’e yaptığı açıklamada ressamların yıldızları gerçek boyutlarıyla ve yönelimleriyle resmetmediğini belirtti. Bu nedenle araştırmacılar, tablodaki yıldızların boyutları veya açıları farklı olsa da aralarındaki göreli konumların karşılaştırılabileceğini ifade etti.

Çalışmada, tablodaki merkezi yıldız diziliminin Hyades kümesinin yapısını koruduğu sonucuna varıldı. Araştırmacılara göre bu benzerlik, Van Gogh’un gökyüzünü bütünüyle hayalinden yaratmak yerine gözlemlediği bir düzeni sanatsal üslubuyla yeniden yorumlamış olabileceğine işaret ediyor.

Tablonun yapım tarihi yeniden tartışılıyor

Sanat tarihçileri, Yıldızlı Gece tablosunun 1889 Haziran ayının ortalarında yapıldığını düşünüyor. New York’taki Modern Sanat Müzesi’nin de benimsediği bu tarihlendirme, Van Gogh’un kardeşi Theo’ya yaklaşık 18 Haziran’da yazdığı bir mektuba dayanıyor. Ressam mektubunda yıldızlı bir gökyüzü üzerine yeni bir çalışma yaptığından söz ediyordu.

Ancak araştırmacılar, haziran ortasında Ay’ın dolunaya yakın olduğunu, tabloda ise hilal biçiminde resmedildiğini belirtiyor. Ayrıca haziranın 19’u civarında, yaz gündönümüne yakın tarihlerde, şafak öncesi gökyüzünde tabloda görülen yıldız dizilimini oluşturacak kadar belirgin yıldızların yükselmediğini savunuyorlar. Buna karşılık 22 Temmuz’da Hyades kümesi Venüs’le birlikte doğuda yükseliyor, Ay da tabloda görülen hilal biçimine daha yakın görünüyordu.

Araştırmacılar, tablonun yapım sürecine ilişkin önceki incelemeleri de değerlendirdi. Tuvaldeki bazı yıldızların yerlerinin, mavi gökyüzü boyanmadan önce boş bırakıldığı ve daha sonra doldurulduğu yönündeki bulguların yıldız diziliminin önceden planlandığı ihtimalini desteklediğini belirttiler.

Bu tarihlendirme, Van Gogh’un sağlık durumuna ilişkin kronolojiyi de gündeme getiriyor. Ressamın temmuz ortasında nöbet geçirdiği ve sonraki haftalarda çalışamayacak durumda olduğu uzun süredir düşünülüyordu. Araştırmacılar, Fransızca ve Hollandaca mektupları yeniden inceleyerek nöbetin temmuz sonlarında yaşanmış olabileceğini öne sürdü. Ancak bu değerlendirme, olayın kesin tarihini ortaya koymuyor.

Bilim insanlarından temkinli yaklaşım çağrısı

Araştırmaya katılmayan Çin’deki Xiamen Üniversitesi’nden iklim ve deniz meteorolojisi uzmanı Yongxiang Huang, çalışmanın astronomik modellemeyi tarihsel hava durumu kayıtları ve mektuplarla birleştiren ilgi çekici bir yaklaşım sunduğunu söyledi. Bununla birlikte Huang, tablolardaki göksel dizilimlerden kesin tarihler çıkarmanın güç olduğunu vurguladı.

Araştırmaya katılmayan astronom ve sanat-bilim araştırmacısı Ulrike Kuchner da Van Gogh’un gözlemlerini hayal gücüyle birleştirmiş olabileceğine dikkat çekti. Kuchner’a göre ressam, Ay’ın gerçek görünümünü sanatsal tercihleri doğrultusunda değiştirmiş olabilir. Bu nedenle çalışmanın, tablonun yalnızca gerçek bir gözleme mi yoksa gözlemle hayal gücünün birleşimine mi dayandığı sorusunu kesin olarak yanıtlaması mümkün değil.

Araştırmacılar da tablonun tam olarak ne zaman tamamlandığını belirleyemediklerini kabul ediyor. Van Gogh’un esere haziranda başlayıp temmuzda bitirmiş veya daha önce yarım bıraktığı bir tabloyu kısa sürede tamamlamış olması mümkün.

Kaynak: Gazete Oksijen