Dünya Sağlık Örgütü’ne göre tütün her yıl 8 milyondan fazla insanın ölümüne yol açıyor. Türkiye bilhassa tütün kullanımına dair istatistiklerde zirveye oynuyor.
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, sigara içenlerin günde ortalama 17,1 adet tüketimiyle Türkiye’nin 2025’te dünya birincisi olduğunu duyurmuştu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri de tütün kullanımının artmasının önüne geçilemediğini ortaya koydu. Buna göre her gün tütün mamulü kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı 2022’de yüzde 28,3’ken, 2025’te yüzde 30,1’e yükseldi.
Türkiye’de akciğer kanseri tablosu pek iç açıcı değil. 2023’te 41 bin kişiye akciğer kanseri tanısı kondu. Hastaların 34 bini erkek, 7 bini kadın. Erkeklerde 100 bin kişide 42’yle akciğer kanserinin en sık saptandığı ülkelerden biriyiz.
Gelgelelim araştırmalara göre her yıl akciğer kanseri tanısı alan kişilerin yaklaşık yüzde 10 ila 20’si hiç sigara içmemiş. Cumhuriyet’e konuşan tıbbi onkoloji uzmanı Prof. Dr. Saadettin Kılıçkap’a göre son dönemde sigara içmeyen kişilerde de akciğer kanseri sıklığı giderek artıyor.
Sigara içmeyenlerde görülen kanserin farkı ne?
Washington Post’a yazan onkolojist Mikkael A. Sekeres, akciğer kanserinin tümörü oluşturan hücrelerin yapısına göre birkaç türe ayrıldığını söylüyor.
Sigara en çok küçük hücreli ve yassı hücreli (skuamöz) akciğer kanserlerine yol açıyor. Sigara içmeyenlerdeyse daha sık ‘adenokarsinom’ görülüyor. Bu tür, akciğerde mukus gibi salgılar üreten hücrelerden gelişiyor.
Sigara içmeyen hastalar ortalama olarak daha genç yaşta tanı alıyor: İçenler 70, içmeyenler 67.
Fakat sigara içmeyen biri öksürük ya da nefes darlığı çekse bile akciğer kanseri pek akla gelmiyor. Bu nedenle hastalar doktora geç başvuruyor ve tanı konduğu vakit kanserin vücuda yayılmış olma ihtimali daha yüksek oluyor.
Sekeres’e göre sigara içmeyenlerdeki akciğer kanserinin bir başka özelliği, tümör hücrelerinde belirli genetik değişikliklerin sık görülmesi.
Bu değişiklikler, hücrelerin büyüme ve bölünmesini düzenleyen genlerde ortaya çıkıyor ve hücrelerin kontrolsüz çoğalmasına yol açabiliyor.
En yaygını EGFR genindeki değişiklik. Sigara içmeyen akciğer kanseri hastalarının yaklaşık dörtte üçünde bu değişikliğe rastlanıyor.
Bu tür genetik değişikliklere bağlı kanserler için klasik kemoterapiden farklı çalışan ‘akıllı ilaçlar’ geliştirildi. Bu yüzden tanı konduğunda tümörün genetik yapısının incelenmesi, tedavinin seyrini değiştirebiliyor.
Sigara değilse, sebep ne?
Bazı çevresel etkenler kansere sebep olabiliyor. Bunlardan biri ‘radon’ denilen renksiz, kokusuz, tatsız ve radyoaktif bir gaz.
Radon, kayalardan, topraktan, hatta sudan yayılıyor. Yeraltında uranyumda bulunan radyoaktif izotopların bozunmasıyla ortaya çıkıyor.
Yüksek radon düzeyine sahip bölgelerde bu gaz evlerde birikerek ortamın havasında tehlikeli seviyelere ulaşabiliyor.
Öyle ki Fransa’daki bir araştırma, sigara içmeyenlerdeki akciğer kanserinde sık görülen genetik değişiklikler ile radon düzeyi yüksek bölgeler arasında ilişki saptadı.
Türkiye’de de radon düzeyi bölgeden bölgeye belirgin biçimde değişiyor.
Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nun (TAEK) 2014’te 81 ilde 7 bini aşkın konutta yaptığı ölçümlere göre evlerdeki ortalama radon yoğunluğu metreküpte 81 becquerel (havadaki radyoaktivitenin ölçü birimi). Yani dünya ortalamasının iki katı.
TAEK’in kılavuzu evlerde bu değerin 300 becquereli aşmamasını öngörüyor. Fakat bu değer Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği 100 becquerelden epey yüksek.
Sigara içmeyen kişilerde görülen akciğer kanserinde hava kirliliğinin de payı olabiliyor. 2022’de dünyadaki akciğer adenokarsinomu vakalarının yaklaşık 200 bini hava kirliliğiyle ilişkilendirildi.
Sigara içmeyenlerde akciğer kanseri riskini artırabilecek başka etkenler şöyle: KOAH ve bronşit gibi iltihaplı akciğer hastalıkları, asbeste maruz kalmak ve göğüs bölgesine radyoterapi almış olmak.
Ayrıca pasif içicilik akciğer kanseri riskini yaklaşık yüzde 30 artırabiliyor.
Sigara içmeyenler riski nasıl azaltabilir?
Akciğer kanseri vakalarının yüzde 80’i sigara içenlerde görülüyor. Bu yüzden akciğer kanseri riskini azaltmanın en etkili yolu ya sigaraya hiç başlamamak ya da sigarayı bırakmak.
Yine de sigara içmeyenlerin alabileceği başka önlemler var. Örneğin evinizdeki radon düzeyini ölçtürebilirsiniz. Ölçümler sürekli yüksek çıkıyorsa, gazı basınç yoluyla dışarı atan bir sistem kurdurmak mümkün.
Veya ev satın alıyorsanız binada asbest olup olmadığını kontrol ettirebilirsiniz. Asbest tespit edilirse imhasını uzmanlara bırakmakta fayda var.
Hava kirliliğinin yoğun olduğu günlerde dışarıda N95 maske takmak da riski azaltabilir.
Hepsinden önemlisi belirtileri ciddiye almak. Özellikle dört hafta ya da daha uzun süren öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı ya da göğüs ağrısından muzdaripseniz doktora başvurulması gerekiyor.