20 Eylül 2026, Pazar
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 20.09.2026 13:04 | Son Güncelleme: 20.09.2026 13:31

Brighton’ın hikayesi tiyatro sahnesine taşınıyor

Bugün Premier League’in en iyi yönetilen kulüpleri arasında gösterilen Brighton, 30 yıl önce profesyonel liglere veda etmek üzereydi. Taraftarların kulübü kurtarmak için başlattığı mücadele, kuruluşun 125. yılında “Stand or Fall” adıyla tiyatro sahnesine taşınıyor
Brighton’ın hikayesi tiyatro sahnesine taşınıyor
Onat Çakır

Temmuz 1995'te Worthing'de cenaze işleri yapan Ian Hart'ın telefonu çaldı. Hart aynı zamanda Brighton & Hove Albion taraftarlarının çıkardığı Gull's Eye fanzininin eş editörüydü. Arayan ise rakip Crystal Palace'ın yönetim kurulu üyesi Gordon Lucking'di. Golf oynadığı bir günün akşamında ağızdan kaçırılmış bir bilgi vardı elinde. Brighton, 1902'den beri oynadığı Goldstone Ground'u satmıştı ve Portsmouth'a taşınıyordu. Hart, inanmak için cenaze arabasını kulübün genel müdürü David Bellotti'nin ofisinin önüne park edip meseleyi yüzüne sordu. Aldığı cevap hemen hemen duyduklarıyla paraleldi.

Bu hayatın içinde sahne, şimdi hakiki tiyatro sahnesine çıkıyor. Brighton'ın 125. kuruluş yıl dönümüne denk getirilen "Stand or Fall", 23-26 Eylül'de kentin Theatre Royal'inde dört gece boyunca sahnelenecek. Oyunun yapımcılığını o gün telefonu alan adam, Ian Hart üstlendi. Yedi kişilik kadro, Goldstone'daki son maçtan Avrupa kupalarına uzanan yolu anlatacak.

Brighton bugünlere nasıl geldi?

1997'de Goldstone satıldıktan sonra kurulan taraftar birliğinde birbirine hiç benzemeyen insanlar aynı masada buluşmuştu. Her türlü meslekten her türlü insan oradaydı. Bir cenaze levazımatçısından yeminli mali müşavire, sıvacılardan işçilere... İlk toplantıya 40-50 kişi katılmıştı, bir yıl sonra ise salonlara giremeyip konuşmaları hoparlörden dinleyen 500 kişi vardı.

Brighton için stadın kaybı, birkaç tribünün ortadan kalkmasından çok daha büyük bir sonuç yarattı. Kulüp artık kendi şehrinde oynayacak bir sahaya sahip değildi. Takım, Üçüncü Lig'in en dibinde üstündeki takımların 13 puan gerisine düşmüştü. Hereford maçında Robbie Reinelt'in golüyle ligden düşmekten kurtulmuştu. Bu gol, kulüp tarihinin en önemli golü olarak anılıyor. Daha sonra Portsmouth söz verdiği stat paylaşımından cayınca, Brighton da iç saha maçlarını 112 kilometre mesafedeki Gillingham'da oynamaya başladı.

Kulübün yönü 1997’de taraftar destekli bir konsorsiyumla başkanlığa gelen Dick Knight döneminde değişmeye başladı. Brighton 1999’da şehrine döndü ancak yeni evi bir futbol mabedi olmaktan uzaktı. Withdean Stadı, esasen atletizm müsabakaları için tasarlanmıştı. Tribünlerin saha ile arasına giren koşu pistleri ve 8 bin 850 kişilik kapasitesiyle Premier League hayalleri kurduracak bir stat değildi. Brighton buna rağmen 1999-2011 yılları arasında burayı evi bildi.

Bir sonraki büyük kırılma da 2009’da Tony Bloom’un başkanlığa gelmesiyle yaşandı. İki yıl sonra kulüp yıllardır beklediği yeni stadına kavuştu. Amex Stadı 2011’de açıldı. Altı yıl sonra, 2017’de Brighton Premier League’e yükseldi. Bugün 31 bin 800 kişilik stadyumda oynuyorlar. 2024'te ilk Avrupa sezonunda UEFA Avrupa Ligi'nde son 16 aşamasına çıktılar, bu yıl ise UEFA Konferans Ligi'ndeler.

Bugün kulübünü Avrupa deplasmanlarında takip eden Ian Hart, 1995’te cenaze arabasını kulüp ofisinin önüne park edip Brighton’ın ölüp ölmediğini anlamaya çalışan bir taraftarken, 31 yıl sonra parçası olduğu o kulüp tarihini tiyatro salonunda görebilecek.

Hayat fena halde tiyatroya benzer

Tiyatro sahnelerinde gerçek spor öykülerinin kullanılması İngiliz futbolunda az rastlanan bir şey değil. Futbolun saha dışında bıraktığı sınıf, kent, aidiyet ve hafıza hikayeleri uzun süredir tiyatronun da malzemesi.

En bilinen örneklerden biri David Peace’in romanından uyarlanan The Damned United. Brian Clough’un 1974’te Leeds United’ın başında geçirdiği kaotik 44 günü anlatan eser, sinemanın ardından 2016’da Leeds’te tiyatro sahnesine taşındı.

Liverpool’u İkinci Lig’den çıkarıp İngiliz futbolunun devlerinden birine dönüştüren Bill Shankly’nin hikayesini anlatan Red or Dead de bir başka örnek. Yapım için profesyonel oyuncuların yanı sıra şehirde yaşayan halktan oluşan geniş bir kadro kuruldu. Amaç, Shankly hikayesini Liverpool kentinin kolektif hafızasıyla bir araya getirmekti.

James Graham'ın 2023'te National Theatre'da sahnelenen, Gareth Southgate'in İngiltere'sini ve elit spordaki baskıyı anlatan Dear England'ı da futbolun tiyatroda yer bulabildiği yakın dönem emsaller arasında. Ödüller de kazanan bu oyun, EURO 2024 dönemini de kapsayacak şekilde güncellendi ve turneye çıktı. BBC uyarlaması, bu yılın mayısında yayınlandı.