30 Temmuz 2026, Perşembe
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 30.07.2026 11:53 | Son Güncelleme: 30.07.2026 13:07

İnternette geçirilen süre arttıkça stres seviyesi de yükseliyor

Almanya'daki araştırmacıların yaptığı yeni bir çalışma, problemli internet kullanımında kişilerin internete girme isteğinin (dürtüsünün), stres veya ruh halinden daha belirleyici bir faktör olduğunu ortaya koydu
Fotoğraf: Arşiv
Fotoğraf: Arşiv
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Duisburg-Essen Üniversitesinden araştırmacılar, 900 Alman yetişkinin dijital alışkanlıklarını inceledi. PLOS One dergisinde yayımlanan araştırmaya, son bir yıl içinde çevrim içi oyun oynayan, pornografi izleyen, sosyal medya kullanan veya internetten alışveriş yapan kişiler katıldı.

The Guardian’ın aktardığına göre, araştırmada katılımcıların internet kullanımı sıklıklarına göre 'patolojik', 'riskli' veya 'sorunsuz' olarak sınıflandırıldı. Araştırmada 'problemli internet kullanımı', çevrim içi uygulamaların kişinin işlevselliğini bozacak veya psikolojik sıkıntıya yol açacak düzeyde aşırı kullanımı olarak tanımlandı.

Katılımcılar iki hafta boyunca her akşam doldurdukları değerlendirme formunda ruh halleri, stres seviyeleri, problemli internet kullanımına yönelik dürtüleri ve gün içinde internette geçirdikleri toplam süre hakkında bilgi verdi. Ayrıca internet kullanımından aldıkları haz ve bunun sonucunda başka faaliyetleri ne ölçüde ihmal ettikleri de ölçüldü.

İnternete girme dürtüsü belirleyici rol oynuyor

Sonuçlara göre problemli internet kullanım belirtileri arttıkça katılımcıların ruh halinin kötüleştiği, stres düzeylerinin yükseldiği ve günlük sorumluluklarını daha fazla ihmal ettiği görüldü. Araştırmacılar, çevrim içi olma dürtüsünün kullanımı sürdürmede belirleyici olduğunu; haz ve rahatlama hissinin de bu alışkanlığı güçlendirdiğini belirtti.

Araştırmanın ortak yazarlarından Andreas Oelker, "İnsanların çevrim içi faaliyetlere yönelmesini ve bunun hem ödüllendirici hem de zararlı sonuçlar doğurmasını belirleyen asıl unsur, stres ya da ruh halinden çok o anda internete girme dürtüsüdür" dedi.

Oelker, sorunlu internet kullanımına yatkın bireylerin belirli anlarda neden internete yöneldiğinin anlaşılmasının, daha etkili önleme ve tedavi yöntemleri geliştirilmesi açısından kritik önem taşıdığını belirterek, kişilerin bu dürtü anlarını fark etmelerine ve yönetmelerine yardımcı olmanın, yalnızca stres veya ruh haline odaklanmaktan daha etkili olabileceğini ifade etti.

Stres ve ruh hali internet kullanımını etkiliyor

Araştırma ayrıca günlük stres, ruh hali ve internete girme dürtüsünün, bireylerin günlük internet kullanım süresini öngörebildiğini, bu faktörlerin de internetten alınan haz, rahatlama hissi ve diğer faaliyetlerin ihmal edilmesini etkilediğini doğruladı.

Araştırmacılar, internet kullanımının her zaman olumsuz sonuçlar doğurmadığını, asıl riskin aşırı ve sorunlu kullanımda ortaya çıktığını vurguladı.

Çalışmanın ortak yazarlarından Silke M. Müller ise patolojik internet kullanımının internet kullanıcılarının yalnızca küçük bir bölümünde görüldüğünü belirterek, "İnternet, yaşamın önemli alanları sistematik biçimde ihmal edilmediği sürece insanlara keyif, eğlence ve stresten uzaklaşma sağlayabilir" ifadelerini kullandı.

Müller, ihmal edilmemesi gereken alanlar arasında yalnızca iş ve sorumlulukların değil, egzersiz yapmak, açık havada zaman geçirmek ve arkadaşlarla vakit geçirmek gibi fiziksel ve psikolojik iyilik halini destekleyen aktivitelerin de bulunduğunu söyledi.

Araştırmacılar ayrıca önceki çalışmaların, internet bağımlılığı bulunan gençlerde beynin kimyasal yapısında bağımlılık eğilimini artırabilecek değişiklikler görüldüğünü ve bunun, dinlenme halinde bile bazı beyin ağlarında artan aktiviteyle ilişkili olduğunu ortaya koyduğunu hatırlattı.

Kaynak: Gazete Oksijen